Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERMAN TOROĞLU

Sorularıma yanıt verin!

Trabzon’da Skrtel’in Nwakaeme’yi düşürdüğü pozisyonu Aydınus mu yoksa Kalkavan mı vermedi?

Trabzonspor-Başakşehir maçından sonra 'Takım Oyunu' programında maçtaki bir pozisyonla ilgili (bu pozisyon Trabzonlu Nwakaeme ile Başakşehirli Skrtel arasında geçiyor) "Buradan çıkan karar eğer organize iş değilse ben yorumculuğu bırakırım" dedim. Burada verilmeyen karar için, "Ahlak noksanı, terbiyesizce hatta ahlaksızca" diye cümleler kullandım. Bu cümleleri kullanırken çok dikkatliydim ve "Kimler için kuruyorsam beni mahkemeye verebilirler" dedim. Bunu neden yazdığımı da söyleyeyim. Çünkü söz uçar, yazı kalır. Televizyonda beni duymadılarsa buradan okusunlar.
Bakın, bunları neden basa basa konuştum biliyor musunuz? Pozisyon yüzde 99.5 değil, yüzde 99.9 da değil. Yüzde 100 net. Bu yüzden.
Başakşehirli futbolcu, ceza alanı içinde bir hava topunda Trabzonlu oyuncuyla yükselmişken, sağ eliyle rakibinin formasından aşağı doğru çekiyor ve omzuna basıyor. İyice düşsün diye. Hakem pozisyonu görüyor. Bakın net söylüyorum, bence görüyor. Sonra bir daha bakıyor, peki neden? Çünkü vicdanen rahat değil. Ben onun vücut dilini okuyorum. Duruyor.
Diyelim ki görmedi veya görüp de devam etti. Veya o aşağı doğru çekmenin çok güçlü olmadığını ve Trabzonlu'nun kendini aldattığını düşündü.

ORGANİZE İŞLER
Peki, VAR denen bir olay var. VAR'da da Mete Kalkavan var. Mete Kalkavan hakemin görüp de vermediği veya görmeyip de vermediği bu pozisyonu 3 boyutlu olarak en az 5-6 kere tekrarda seyrediyor. Ve pozisyonun ne olduğunu görüyor.
Şimdi sorulara geçiyorum.
1- Mete Kalkavan bunu görüyor ve Fırat Aydınus'u ikaz ediyor mu? Eğer görüp Fırat Aydınus'u ikaz ediyorsa, Fırat Aydınus da "Devam" diyorsa burada ahlak noksanı olan adam Fırat Aydınus'tur.
Yani burada VAR görevini yapıyor ama Fırat Aydınus diyor ki "Bu işe karışma, bilmediğin işler var" diyor belki de.
Şimdi öbür soruya geçiyorum.
2- Fırat Aydınus'u, Mete Kalkavan uyarmıyor. Bu 4-5 tekrarı görmesine rağmen. O zaman ahlak noksanı olan adam VAR'daki Mete Kalkavan'dır.
Peki, bana bu ikisi de temiz diyebilir misiniz? Diyemezsiniz. Çünkü bu VAR'daki konuşmalar dinleniyor. E bunu da diyemezseniz bu organize işin içindeki adamlar veya adam kim kardeşim?
Bakınız beyler bu söylediğim pozisyon belki de lig şampiyonunu belli edecek. Boru değil. Yani bu boru başka boru!

ALP'İN GİTMESİNİ Mİ İSTİYORSUNUZ
Ve bu 'Orta Oyunu'na hâlâ bir cevap yok. Şu ana kadar beni mahkemeye veren de yok. Bakınız iki tane hakemi veya birini ahlaksızlıkla suçluyorum beyler, kolay iş değil. Eğer iki hakem ahlaksızlığı kabul ediyorsa pes. Çünkü ben mahkemeye verildiğinde hakemin VAR'la konuşmasını isteyeceğim. Bakarsınız ahlaksız ben çıkarım o zaman da yorumculuğu bırakırım.
Arkadaşlar yeter artık! Ya yapın ya defolup gidin! Çünkü defolup gitmediğiniz sürede futbolda büyük defolara imza atıyorsunuz.
İşin bir başka boyutu daha var. Yoksa Zekeriya Alp'in istifa edip gitmesini mi istiyorsunuz?

EVVELA HAKEM DOĞULUR
Hakem yetiştirme lisesi kurulacakmış. Arkadaşlar öncelikle şunu söyleyeyim; hakem yetiştirilir tamam da önce hakem doğulur. Yani o yetenekli adamları önce bulacaksınız. Bundan önemlisi bu liselerde önce futbolcu yetiştireceksiniz sonra aralarında; "Bu futbolcu olur, bu hakem olur" diye ikiye ayıracaksınız. Belki de "İkisi de olmaz" diye okuldan çıkaracaksınız. Daha da önemlisi sakatlık veya başka şartlardan dolayı futbolu erken bırakmış olan insanları çok çabuk kurslarla eğer kişilikleri de sağlamsa ve arkalarında bir defoları yoksa hakem yapacaksınız. Yani hakem olacak adam futboldan anlayacak. Hani adam olacak çocuk her şeyinden belli olur derler ya…

BU NE ALA DÜNYA BÖYLE!
Hakem sisteminde çok büyük değişiklikler lazım. Bunları da anca yönetmeliklerle yaparsınız. Hakem aleminde akraba olanlardan bir tanesi görev yapmalı. Gözlemcilik yaparsa oğlu veya yeğeni hakemlik yapmamalı. Televizyonlarda ve gazetelerde anlaşarak maaş alarak görev yapıyorsanız tekrar dönüp Merkez Hakem Komitesi'nde gözlemci grubuna girmemelisiniz. Size bir misal vereyim. İsim de kullanacağım; Muhittin Boşat. Hakemliği bıraktı, gözlemcilik yapıyor. Gazetede yazıyor. TFF'den üst düzey birisi ona federasyonda görev veriyor. Yüklü bir miktar maaş da veriyor. Ondan sonra Boşat, federasyona yazılarıyla çakmıyor. Sonra yeni federasyon geliyor ve işten ayrılıyor. Tekrar gözlemciliğe dönüyor... Yarın bir gün belki MHK'de olacak.
Beyler ne ala dünya ya! Ye memet ye, sonu yok. Yok böyle tereyağı denmesi lazım. Bu bir tanesi. İçeri bakın çok fazla örnek görürsünüz.

ADI MUSTAFA DENİZLİ OLSUN
Trabzon'da Şenol Güneş Spor Kompleksi var. İstanbul'da ve Adana'da Fatih Terim'in ismi statlara verildi. Göztepe Stadyumu'nun ismi Gürsel Aksel oldu. Güzel işler. Şimdi İzmir Alsancak'ta Altay'ın stadı yapılıyor. Bunun da adının kesinlikle Mustafa Denizli olması gerekiyor. Çünkü bu arkadaşın hem futbolculuğunda hem kulüp ve milli takımlarda hoca olarak çok başarılı işleri var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA