Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Geçiştirirler!

Sahaya atlayanlar 'Beşiktaş'ın ve bizim başımıza neler gelir' diye düşündüler mi? Akıllarına bile gelmedi. Çünkü bunların beş beterinin yaşandığı F.Bahçe Stadı'ndaki olayları nasıl geçiştirdilerse, Beşiktaş'ı da geçiştirecekler."

Derbide taraftarların bitime 2 dakika kala sahaya girmesi için neler söyleyeceksiniz?
Taraftarın sahaya girmesi dünyanın hiçbir yerinde affedilecek bir şey değil. Bunun cezaları da yönetmeliklerde yazılı. Bu yüzden ev sahibi ceza alacak. Tartışılır tarafı yok. Ama mesele bu değil... O taraftarlar iki dakika kala niçin sahaya girdi, bunun en azından vicdanen araştırılması lazım. Bunun hem siyasi hem sportif yönünün de araştırılması lazım ki bir daha olmasın.
Böyle iki olay daha Türkiye'yi herhangi bir uluslararası organizasyona ebediyen kapatır. Bu olayların tekrarının önlenmesi için teşhisin çok doğru konması lazım. Beşiktaş'a verilecek cezalar bu işi çözmez.
Sahaya bir sürü plastik sandalye atıldı. 76 bin kiş-i lik statta sandalyenin ne işi var? 'Güvenlik görevlileri oturup maç seyretsin' diye getirilmiş! Siz herhangi bir Avrupa maçında oturup maç seyreden güvenlik gücü gördünüz mü! Güvenlik gücü yüzü tribüne dönük, tribündeki adamın gözünün içine bakar hatta... 'Yanlış bir hareket yapan olursa' diye...
Bizimkiler oturmuşlar! Nargileleri de yaksalardı bari!.. Bu güvenlik gücü, seyirciye herhangi bir disiplin, korku hissi verir mi? Üstüne bir de sahaya atılacak malzeme yaratıyorlar orada... Plastik sandalyeleri koyup!.. Bu dangalaklığı yapanların suçu yok mu olayda!.. Açık söylüyorum; dangalaklık... Sen benim oturduğum sandalyeyi, 'sahaya atılmasın' diye yere çakıyorsun; sahanın kenarına kendin sandalye diziyorsun, yüzlerce!..
O insanlar kendilerini sahaya atarken bu işin sonunda Beşiktaş'ın ve bizim başımıza çok ağır şeyler gelebilir' diye düşündüler mi? Hiçbirinin aklına gelmedi, benim de aklıma gelmedi. Çünkü bunun beş beterinin yaşandığı Fenerbahçe Stadı ve Bağdat Caddesi'nin yandığı, benzin istasyonundaki arabaların ateşe verildiği, Kadıköy'ün tehlike geçirdiği bir olayda Türkiye'de verilen cezaların ne olduğunu iyi hatırlayın!.. Hatırlayan var mı? Geçiştirildi çünkü!.. Çünkü Türkiye'de geçiştirme metodu var. Bunları da geçiştirecekler! F.Bahçe'yi nasıl geçiştirdilerse, Beşiktaş'ı da geçiştirecekler.

***
Olayları Muslera başlattı
Melo olaylardan sorumlu mu?
Olayların özeldeki sorumlusu Muslera! Bütün olayları başlatan o. Onun ötesindekiler, Melo dahil kurban...
Maçın bitmesine iki dakika kala 18'in içine gelen bir ortayı Muslera, rakibinin yaptığı şarja rağmen rahat aldı. İleriye de baktı, degaj da yapacaktı, sonra birden tipik Musleralığı aklına geldi! Darbe almış havasına girdi, topu taca attı ve kendini de yere bıraktı! Cin ya!.. Bitime saniyeler var. Beşiktaşlılar da kibarlık yapacak ve en az 30 saniye daha kazandıracak. Hesabı bu... Beşiktaşlı oyuncular da Muslera'nın çirkin niyetini bildiği için gayet doğru olarak, benim de alkışladığım bir kararla topu oyuna soktu. Tacı attı ve oynamaya başladı.
Fakat Galatasaray'ın bir canlı bombası var! Melo... Bir baktı ki Beşiktaşlılar oyun kuruyorlar...Çıldırdı, ayağında top olan adama saldırdı. Kırmızı kart doğru...
Ama Melo ilk defa kendi açısından haklı... Tıpkı Beşiktaş gibi... Ama bunlar yok, kahrolsun Melo, kahrolsun Beşiktaş seyircisi!.. Hayır! Olayları başlatan kişi Muslera'dır. O degajı yapsaydı bunların hiçbiri olmazdı. Maç da biterdi.
***
Turuncu gömlek giymek güvenlik için yetmez
Özel güvenlikçilerin çok da profesyonel olmadıkları yönünde haberler var.
Özel güvenlik kulübün emrinde ve biliyor ki o özel güvenlik kendisine ceza devletten değil, gelirse kulüpten gelir. O zaman kulübün taraftarını, seyircisini kayırmak zorunda...
İstanbul'da spordan sorumlu bir İl Güvenlik Kurulu var. Bu kurulun başkanı kim; Vali... Bu şu demektir: Bütün bu olayların sorumlusu İstanbul Valisi'dir. Hiç başka yolu yok. Sayın Vali kendi kararıyla Galatasaray seyircisinin o maça girmesini yasaklıyorsa, '76 bin kişiyi durdurmak için Beşiktaş Kulübü'nün oradan, buradan, kahveden derlediği, üzerinde turuncu gömlek giydirdiği insanlar güvenlik için yetmez' deyip duruma el koymalı.
O Vali'ye güvenerek çocuğunu o maça göndermiş anneler, babalar var. Ama kimse kızmasın; İstanbul'da Vali ve Emniyet Müdürü yok. Hangi sorunu çözmeye uğraştılar ki? 'İstanbul sahipsiz, İstanbul sahipsiz, İstanbul sahipsiz' demekten bir hal oldum!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA