Bu hafta bir genel teşhisime, bir de ara transferlerle ilgili düşüncelerime yer vereceğim. Öncelikle çift santrforlu düzen üzerinde durmak istiyorum. Birçok defa gündeme gelen bir konu bilhassa F.Bahçe hakkında yapılan bazı analizlerde "Sow yalnız kalıyor. Hücum zenginliği sağlamak için neden F.Bahçe çift santrforlu düzene geçmiyor" deniliyor. Bugün Dünya futbolunda bazı maçların gidişatına göre kısa bölümler hariç çift santrforla oynayan takım sayısı son derece az. Büyük takımlara bir göz atalım.
Barcelona santrforsuz oynuyor. Ama onları ayrı tutmak lazım. Çünkü bilgisayar gibi oynuyorlar. Real Madrid ya Benzema ya Higuain ile tek santrfor oynuyor. Bayern Münih tek santrfor oynuyor. Dortmund, Lewandowski ile aynı şekilde. Atletico Madrid, Falcao ile aynı şekilde. Manchester United da Ferguson gidişata göre belli bir süre çift santrfora dönüyor. Ama düzen genelde tek santrfor. Gerçek yeri santrfor olan Rooney, Van Persie'nin arkasında orta saha rolüne soyunuyor. Aslında günümüz futbolunda kenarlarda önde görev yapanlar forvet kimliğine sahip oyuncular. Örnek; Ronaldo, Ribery, Roben. Yani kısacası 'Tek santrforla oynamak, tek forvetle oynuyorsun demek değildir.'

Sow ve kadro sorunu

Soranlar olacaktır, "Fatih Terim neden çift santrfor oynatıyor" diye. Terim de elinde Burak, Elmander, Umut gibi oyuncular olduğu, bunun yanında forvet arkası bir orta sahayı kadrosunda bulamadığı için bu düzende devam ediyor. İşler kötü gittiği zamanda birçok defa da tek santrfora döndü.
F.Bahçe'deki
esas sorun Sow'un kadro yapısına uygun bir santrfor olmayışıdır. Sırtı karşı kaleye dönük yapılması gerekenlerin hiçbiri Sow'un yapısında yok. Ayrıca Lille'deki fiziki gücünde de olmadığından kişisel adam eksiltme özellikleri de çok sınırlı. Bu yüzden orta saha ve kanat oyuncuları depar kulvarlarına girebilmek için santrforlarından hiçbir yardım alamıyorlar.
F.Bahçe'nin gündeminde Belhanda var. Yetenekli ve istikrar vaat eden genç bir oyuncu ama bilhassa İstanbul'a gelen yabancılar fiziki güç kaybına uğruyorlar. Bu yüzden her önemli transfer bir soru işaretidir.
Beşiktaş Gökhan Süzen'i transfer etti. Uğur Boral'ın defansif anlayışından memnun olmayan Aybaba uzun süredir Gökhan'ı istiyordu. Gökhan belli bir kapasiteye sahip iyi bir profesyonel, iyi sol ayağı var. Etkili duran toplar kullanıyor. Ama gerçek yeri sol ön. Bek olarak Uğur'dan farklı değil.
Galatasaray iyi bir Brezilyalı Carlinhos'u transfer etmek üzere. Bana göre yerinde bir tercih. İlerde top tutamayan forvetlere sahip Trabzonspor'un mutlaka sırtı karşı kaleye dönük oynamayı bilip, top tutabilen bir santrfora ihtiyacı var. Transferi düşünülen Cenk Tosun kesinlikle Trabzonspor'un santrforu değil..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN