Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İstanbul'da ilk maçı izledikten sonra çok zayıf bulduğum Helsinki takımının rövanşta F.Bahçe'ye kötü bir sürpriz yapacağı bana göre mümkün değildi. F.Bahçe, kendisini rahatlatacak golü erken bulmak için istekli, tempolu ve atak başladı. Rakibin auta çıkıyor diye bıraktığı topu Sangare ani bir sprintle top çizgiyi tam geçmeden çevirince, Valencia'nın ayağından erken gol geldi. Kısa süre sonra da Valencia güzel bir ikinci gol attı. Bundan sonra skor avantajıyla rahatlayan F.Bahçe rehavete girince Helsinki bir gol buldu. Bu golden sonra takımı tekrar oyuna döndü. İkinci yarının da hakimiydi. Bunun sonucunda üçüncü gol geldi. Ama bir paragraf açayım. Bu hazırlığıyla ve bitirişiyle mükemmel bir goldü. Sonra yine doğal olarak tempo düşüp takım rahatlayınca ve oyuncu değişikliğiyle düzen de bozulunca Helsinki'den bir gol daha geldi. Tekrar hareketlenen F.Bahçe işi noktaladı...
Gelelim genel görüşlerime, ben yeri geldikçe vurgularım. Orta sahanın ortasında belli süreler hariç Sosa-Gustavo ikilisine karşıyım. Pereira dün gece Zajc'ı Sosa'nın yanına monte etti. Gustavo'yu kesemeyeceğinden Serdar Aziz yerine Gustavo'yu üçlü defans yerine koyma cinliği gösterdi. İrfan Can'ın sakatlığında sağ kulvarda orta sahanın sağında Sangare ve onun önünde de Osayi gibi kanatta oynama özelliği olan iki oyuncu olunca bu kulvar iyi çalıştı. Sahanın yıldızı hat-trick yapan Valencia sonra ikinci bir numaralı isim de Sangare'ydi. F.Bahçe'de iki tane çok önemli sorun var. Valencia çok iyi oynasa da bir santrfor şart ve hâlâ bulunamadı. İkinci de ülkemiz şartlarında yıldız futbolcu ayrıcalığıyla yeri garanti olan Mesut Özil'in fizik gücünde hiçbir olumlu gelişme olmaması!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA