Dün akşam Türk Telekom Arena'da ilk defa maç izledim. Gerçekten mükemmel bir futbol ortamı var. Bu ortamda oynandı dün akşamki derbi. Fenerbahçe'nin şampiyonluk yolunda önemli bir maçı, bana göre de Galatasaray'ın ligdeki son 90 dakikasıydı. Bundan sonra Galatasaray'ın maçları ne ilgi çeker ne de bu maçları izlecek seyirci bulabilirsiniz tribünlerde.
Gelelim dün akşam sahada neler olduğuna. Oyunun ilk bölümünde esasında her şey Galatasaray'ın istediği gibi gidiyordu. Hagi'nin öğrencileri yüksek tempo yapıp, oyunu tamamen mücadele maçına çevirdi, skoru da 1-0'a getirdi. Bu dönemde Fenerbahçe için işler iyi gitmiyor, Emre'nin eksikliği hissediliyordu. Özellikle geride oyun kurma ve hücuma geçişlerde yeterli pas trafiğinin olmayışı yüzünden topu yana ve geriye oynamak zorunda kalmaları, zaman zaman da uzun topları tercih etmeleri tamamen Emre'nin yokluğu ile ilgiliydi.
SEMİH DENGEYİ BOZDU
Galatasaray maçı koparabileceği ikinci pozisyonu yine Kazım ile yakaladı. Fakat fark ikiye çıkmayınca ikinci yarıda oyun Semih-Selçuk değişikliği ile birlikte Fenerbahçe'nin lehine döndü. Niang'ın yerine Stoch'un da girmesi Fenerbahçe'yi daha etkili hale getirdi. Semih'in santrfor mevkiinden orta sahaya gelip, topu alışları ve takımını öne taşıyışı ikinci devrenin oyun olarak en önemli değişikliğiydi.
Galatasaray dün akşam gerçekten mücadele etmeye çalıştı. Ama oyunu alıp, koparmaya ne fizik gücü ne de oyun gücü yetiyor sarı-kırmızılıların. Son 15 dakikalık bölümde geçen haftalarda olduğu gibi elinden kayıp gidiverdi maç Galatasaray'ın. Bu artık şansla, şanssızlıkla açıklanacak bir şey değil. Gerçekten Galatasaray'ın kazanmaya becerisi yetmiyor. Buna teknik adam yanlışlarını da eklersek, son yılların en başarısız Galatasaray'ı ortaya çıkıyor. Tıpkı dün akşamki oyunda olduğu gibi.
Fenerbahçe geriye düştüğü bir maçı çevirip, gerçekten çok önemli bir üç puan aldı dün gece. Ve dün akşam mekan oynatıyor cümlesinin de büyüsü sona ermiş oldu
