Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Çifte standartlardan bir kurtulsak..

Bu ülkede medya niye etkili değil..
Çünkü bir araya gelip, işi düzeltecek kampanyaları yürütemiyoruz..
Neden yürütemiyoruz?.
Onun da iki sebebi var..
Birincisi samimi olduğumuza millet artık inanmıyor..
Bir yandaşlar var.. İktidar ne yaparsa doğrudur.. Muhalefet ne derse yalan..
Bir muhalifler var. İktidar ne yaparsa yanlış, muhalefet ne derse doğru..
İkincisi asıl önemlisi..
Standartımız yok.. Daha doğrusu var.. Her şeyi kendimize göre yontmak.. Bir ilkemiz yok ki, uğruna savaşalım..
Şimdi bakın..
Dünyanın tüm uygar ülkelerinde bir ilke var..
Masum bir adamın suçsuz yere bir gün bile özgürlüğünden alıkonmaması gerekir. Bu Ceza Hukukunda temeldir, ülkede rejimin adı demokrasi ise..
Gene ülkenin adı demokrasi ise, o ülkede Ceza Hukukunun bir başka temeli daha vardır. Suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur.
Üçüncü temel ise Anayasalarda yazar. Kanunsuz suç ve ceza olmaz.. Ceza Hukuku demokratik ülkelerde bu sacayağı üzerinde durur..
Bu üç temele yürekten inanıyorsanız, şu sonuca da razı olursunuz..
"Suçsuz bir insan bir tek gün içerde kalacağına, bin suçlu aramızda dolaşsın.."
Mustafa Balbay'ın dört yıldır tutuklu yargılanmasına bu sebeple karşı çıktım.. Aziz Yıldırım'ın bir yıl içerde yatmasına da..
Mahkum edersin. Yargıtay onaylar, suç kesinleşir, suçu neyse çeker..
Suçu işlediğini ne kadar kuvvetle tahmin ederseniz edin.. Yargılama devam ettiğine göre, "Beraat etme ihtimali" milyonda bir bile olsa, var mı?.
Varsa ve de ederse, o zaman o insandan çaldığımız dört yılın bir saniyesini geri verme imkanımız var mı?.
O halde?..
Ceza Hukuku mantığı bu değil mi?.
Benimle beraber bu doğrultuda yayın yapan Cumhuriyet başta pek çok gazetede, "Tutuksuz yargılama" savunulmuyor mu?..
O zaman soruyorum..
Ayni Cumhuriyet'in köşe yazarları, Sakarya'daki 34 sanıklı davada tutuklu sanık kalmamasına nasıl şiddetle itiraz ediyorlar?.
"Efendim o suçlama korkunç.. Orda küçük bir kıza tecavüz var.."
O zaman, ötekilere göre de "Adının Ergenekon olduğu iddia edilen" davadaki suçlama da korkunç.. Orada tutukluluk kararı veren, direnen ve savunanların tezi de "Demokrasinin ırzına geçildiği.."
Sen kızdın, öfkelendin mi, "Masumiyet karinesi" çöpe.. Adam dava boyu içerde kalsın. Beraat ederse serbest kalır..
Sen içerdekinden tarafsan.. "Bu ne rezillik?. Suçu kanıtlanmayan insana mahkum muamelesi yapılır mı?.."
Şimdi bu yayınların ilkeli olduğuna kamu oyunu inandırabilir misiniz?.
"Benim sanığım masumdur. Ama onun sanığı çürüsün" diye ilke olur mu?. İlke bu olursa, etkili olur mu peki?.
Kamu oyunun inanmadığını, Yargıç umursar mı?.
Şimdi kopacak kıyameti izleyin..
"Hıncal Uluç, kimleri savunuyorsun sen?.."
Ben hiç kimseyi savunmuyorum..
Ben hukuku savunuyorum ve onun herkese eşit uygulanması gereken temel ilkelerini..
Bu ilkeler ya vardır, ya yoktur. Herkese, her duruma, her kafaya göre ayrı yorumlanmaz ve uygulanmaz!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA