Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haşo dün millete tercüman olmuş soruyordu, "Bu gaflar hiç bitmeyecek mi" diye..
Son bomba Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'na ait.. Afyon'da bombalar patlamış, ama bakanın afyonu daha patlamamış belli.. Hiç de üstüne vazife olmadığı halde alelacele açıklama yapıyor..
"Tamamen bir kaza olduğu konusunda ben kesinlikle mutmainim.. Böyle kazalar Hindistan ve Pakistan'da da oluyor.."
Valla, ben bu ülkede türkçeyi en iyi bilen ve yazanlardan biri geçinirim. "Mutmain" lafını bilmem. Gazeteye gelince, Meydan Larousse'u açtım. "İnanmış, gönlü kanmış, içi rahat, şüphesi olmayan" demekmiş..
Ne zaman şüphesi kalmamış bakanın.. 25 şehit tanınmaz halde parçalanmış yatarken, içi nasıl rahatlamış, şöyle bir bakar bakmaz, uzaktan.. Çünkü patlamalar devam ediyor. İçeri daha girilmemiş bile.. Yani en ufak bir araştırma yok henüz..
Sayın Bakanım yangından mal mı kaçırıyorsun.. Hele bekle.. Önce sıranı bekle.. Bir askeri cephanelik havaya uçarsa, ilk resmi açıklamayı Orman Bakanı mı yapar dünyada.. Pakistan'da, Hindistan'da bile olmaz bu..
İlk açıklamayı, o kışlanın komutanı yapar.. Onun konuşması yasaksa, bağlı olduğu Ordu Komutanlığı.. O da yasaksa, Kara Kuvvetleri Komutanı, Genel Kurmay Başkanı.. Mevki sırasıyla.. Askerin konuşması tümden yasaksa (Ki galiba öyle oldu artık.. Bomba patlayalı 48 saat oldu, ben daha asker sesi duymadım) o zaman askerden aldığı bilgi ile Milli Savunma Bakanı konuşur.. İlk devlet açıklaması önemlidir çünkü. En yetkili ağızdan ve inandırıcı olması gerekir.
Orman Bakanı anında "Kaza.. Kaza.. Sabotaj, terör değil" derken "mutmain olan" tek vatandaş var mıydı dinleyenler arasında..
Şöyle düşünenler vardı oysa.. "Kesin terör eylemi.. Bakan panik içinde örtbas etmeye çalışıyor.."
Ben öyle dedim mesela..
"Bir el bombası yere düşüp patlamıştır, olur böyle kazalar" derse hiç sorumsuz ve de çok bilgisiz biri, öyle derim çünkü..
2 sene askerlik yaptım. Hem de iyi askerlik yaptım..
El bombası öyle yere düşerek patlamaz.. Yere fırlatsanız, üstünde tepinseniz, futbol oynasanız gene patlamaz.. El bombasının patlaması için fünyesinin ateşlenmesi lazım. Fünyeyi bombanın yanından sarkan kol ateşler. O kolu çekmeniz gerek.. O kol da Emniyet Pimi ile sağlama alınmıştır ki, kaza olmasın..
Yani bu bomba ancak bilen birinin önce pimi çekip çıkarması, sonra kolu çekmesi ile harekete geçer. Kolu çekenin elinde ya da kendi siperinde değil, atıldığı yerde patlaması için de, kol çekildikten belli bir süre sonra, (Mesela 20 saniye) sonra patlar. Bu sebepten askerde, atış talimleri kadar önemlidir el bombası eğitimleri.. Pimi çekmeyi, kolu açmayı öğreneceksin. Sonra da fırlatmadan önce yirmiye kadar içinden sayıp öyle atacaksın ki, bomba düştüğü yerde patlasın. Yoksa düşman henüz patlamamış bombayı kapar, sana geri fırlatır. Kendi bombanla ölürsün..
Şimdi patlaması bu kadar alengirli el bombasının "Yere düşünce patladığı ve cephaneliği havaya uçurduğu" açıklamasına gülerler..
Bir Bakanın, Türkiye'yi, hem de ekonomik gelişme ve kalkınması ile gurur duyduğu günlerde, halkının yüzde 80'i sefilleri yaşayan Pakistan ve Hindistan'la ayni kefeye koymasına artık ne yaparlar bilemem..
Ama bizde bir şey yapmazlar.. Adet böyle..
Yaptığı her sınavda bir skandal patlak veren YÖK Başkanına bir şey yaptık mı, Haşo?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN