HINCAL ULUÇ
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

10 Z 1168!..

Ben trafik polisi olsam, bu arabayı süren adamı "Cinayete tam teşebbüs" suçundan yakalar ve savcılığa sevk ederdim..
Ama Türkiye dağ başı ya.. Bu ülkede, hele de İstanbul denen kentte "Devlet"in "D"si yok ya, muhteşem Valimiz ve Emniyet Müdürümüzün umursamazlıkları sayesinde..
Bu kentte, herkes canının istediği her haltı yiyebiliyor, en göz önündeki yerlerinde bile..
Yıllardır hem de nasıl uygulanan tek Devlet Yasağı var. 1 Mayıs'ta Taksim!. Senede bir gün, Taksim'de devlet var(!). Vali ve müdürüne yetiyor.
Şimdi bu Balıkesirli vatandaşın yanında eşi oturuyor. Ee!.. Eş durumu, önde oturacak tabii. Orası gözde yer.. Ama o eşin kucağında bir bebek var.. 1- 1.5 yaşında.. Önde ve kucakta..
Bakın, kazaya falan gerek yok.. Balıkesirli, hem de İstanbul gibi tüm caddelerin dağ başı olduğu bir kentte ani bir fren yapmak zorunda kalsa ve bebek başını ön cama dokunsa, ne olur bilir misiniz?.
Bizde pek bilen yoktur, çünkü bu manzarayı çok görüyorum..
Amerika'da bilim adamları deneyler yapıp açıkladılar..
Bebeğin alın kemiği o kadar ince ve naif ki, saatte 15 kilometre hızla giden bir arabada bile, kafasının ön cama çarpması "Ölüm" sebebi olabilir. Bu yüzden uygar ülkelerin hepsinde bebeğin öne oturması yasaktır ve cezası da çok ama çok ağırdır.
Bebeği öne bağlı olarak oturtmak dahi yasaktır.
Bebek arabaya binecekse, mutlak ama mutlak arkada olacaktır. Mutlak arkada ve de özel pusetine bağlı hem de..
Bizde..
Hanımefendi önde oturacaktır, daha keyifli olduğu için. O zaman bebek de zorunlu olarak öne, kucağa gelecektir..
Ölüm tehlikesi mi?. Boş verin canım.. Kaza dediğimiz şey, hep başkalarının başına gelir. Bizim kapımızı çalmaz ki..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN