Spor yazarı, spor spikeri derken, defile sunumu ile sosyal yaşama giren Halit Ağabey, yıllar yılı en güzel gecelerin kapışılan sunucusu oldu. Koyu Fenerli olmasına rağmen, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın kaç "Şampiyonluk Gecesi"nde sahneye o çıktı..
İlkinde açılışı Gündüz Ağabey yapmıştı. Kılıç.. Tanıdığım en büyük Galatasaraylı.. Beni Galatasaraylı yapan adam..
"Bu gece size bir sürprizimiz var. Geceyi sizlere koyu Fenerli Halit Kıvanç sunacak" dedi.. Ve Fener'in elinden Şampiyonluğu kapan Galatasaray'ın o müthiş kutlama gecesine, Halit Ağabey nasıl renk kattı..
O zaman öyle güzeldi, Fenerlilik, Galatasaraylılık..
Halit Ağabey, bir yandan yazıyor, bir yandan konuşuyordu ama, bir yandan da başka işlere sokuyorlardı onu.. "Ancak sen yaparsın" diyerek..
Hani "Asteriks, Hopdediks" diye günlük yaşamımıza giren Asterix çizgi romanını Milliyet satın aldığı zaman, Abdi Bey (İpekçi) "Bu çizgileri, İngilizcedeki keyfi ve mizahı ile senden başkası çeviremez" demişti. O tiplerin hepsinin isim babası olarak, aslından komik çevirdi Halit Ağabey..
Bir başka efsane çizgi roman "Hoş Memo"yu da sevdiren, onu gerçekten bizim Memo yapan da oydu..
Halit Ağabey bu yetenekleri, bu çalışma temposu ile Amerika'da olsa, şimdi Pulitzerleri, Emmy'leri ile dolu bir müzesi ve de abartmıyorum, hani İstanbul'un gökdelenler semti Maslak var ya, orda en az üç kulesi vardı..
Peki kötü günü olmadı mı, Halit Ağabey'in?. Oldu.. Hem de nasıl oldu..
Hayatta onun yerinde olmak istemediğim tek günü sorsalar, onu gösterirdim..
5 eylül 1972!..
Tarih size bir şey ifade etmeyebilir.. Yanına bir kelime ekliyorum.
5 Eylül 1972, Münih!.
4 Eylül'ü 5 Eylül'e bağlayan gece sabaha karşı, sonradan Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ve kurucu lideri Yaser Arafat'a uluslararası saygınlık kazandıran Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Kara Eylül adlı gurubu Münih Olimpiyat köyündeki İsrail kampını bastılar. Bir sporcu ve bir antrenörü öldürüp, yedi sporcu ve iki antrenörü de rehin aldılar. Taleplerini bildirdiler. Görüşmeler ve bütün dünyanın heyecanla izlediği bekleyiş başladı.
İOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) biri hariç tüm yarışmaları erteledi.. Seyircisi nerdeyse hiç olmayan, "Asiller ve zenginler sporu" diye bilinen "Dresaj/ At Terbiyesi" yarışması sembolik olarak sürecekti. Yeni kurulan TRT Televizyonu ilk defa canlı yayınla Olimpiyat veriyordu. Haber Dairesi Başkanlığı, her an yeni bir gelişmenin beklendiği Münih'ten bağlantıyı kesmeme kararı aldı ve Ankara'da yayını yöneten Arman Talay'a (O da ne harika bir arkadaşımızdı) bildirdi.
TRT Televizyonu Dresaj'ı yayınlayacaktı ama, kim anlatacaktı?. Yayın programında bile olmayan bu sporu saatler boyu kim anlatabilirdi?. Kimse adını bile bilmiyordu ki..
Zor durumlarda akla gelen ilk isimdi Halit Ağabey.. Gene "Sen yaparsın" dediler. Halit Ağabey, hayatında ilk defa izlediği sporu anlatmaya başladı.. "At sağa yürüyor.. At sola yürüyor.. At durdu.."
At kimsenin umurunda değil.. Herkes İsrail kampında olanları merak ediyor.. Anlaşma oldu mu?. Müdahale mi edilecek?. Gene silahlar patlayacak mı?.
Halit Ağabeyin görevi, ordaki gelişmeleri anında verebilmek için ekranı açık tutmaktı.. Tam 4.5 saat hiç ama hiç bilmediği sporu naklederken, ne ızdıraplar çekti, çok iyi tahmin ediyorum..
"Bana ne.. Ben dresaj bilmem" der ve omuz silkip geçerdi.. Ama Halit Ağabey'in lügatında, hem de böyle çok kritik bir anda görevden kaçmak yoktu!. Halit Ağabeyim 90'ı da tamamlayıp 91'e bastı.. Bir TV, bir de radyo programını her hafta sürdürerek, hem de..
Bizim kuşağa çok örnek oldun Halit Ağabey.. Bugünkü kuşaklar, senin farkındalar mı acaba?.
Teşekkürler Halit Ağabeyim.. "Asırlık Çınar" lafını, matematik olarak da bir hak et bakalım..
Yüz yaşını da görsün, Sevgili ülkem!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN