Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Adalet.. Nefret.. Popülizm!.

Yazımı yazarken kafamı kaldırdım..
NTV'de haber okuyor spiker.. Altında nal gibi harflerle, "Rüzgar Çetin Kararı'nın Gerekçesi.." Yani ey kanallar!.. Ey gazeteler "Başınıza Rüzgar Çetin kadar taş düşsün e mi" diyeceğim, çoğu dostum arkadaşım diyemiyorum..
Yahu binlerce, on binlerce Rüzgar Çetin olayı yaşadı bu ülke.. Hangisi böyle büyütüldü?.
Hangisi hemen her gün böyle haber yapıldı?.
Yahu daha geçen hafta, bir kamyon şoförü karşıdan karşıya geçen bir kızı ezdi öldürdü ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tek sütun haber yapıp unuttunuz. Ne açık oturumlar düzenlendiniz, ne de onlarla, yüzlerle köşe yazısı yazdınız..
Utanmadan, sıkılmadan Allahın günü Rüzgar Çetin..
Devam eden bir davayı etkilemek bu ülke yasalarına göre suç.. Ama bu suçu her gün işliyorsunuz. Çünkü umursayan, dava açan savcı yok..
Dün yıllarca İstanbul Barosu Başkanlığı yapmış, ülkenin en büyük Ceza Avukatlarından Turgut Kazan aradı beni..
"Hıncal yazdığın her şeyi destekliyorum" dedi.. Dahasını söyledi..
Sözde (!) Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın CNN'deki özel kampanya çerçevesinde düzenlenen programını o da izlemiş ve Başkan'a (!) bir mektup yazmış.. "Konuşmanızda, 'Kanun değeri kazanan Yargıtay İçtihatları var' dediniz. Şu içtihatlar hangileri ise, bir ikisini bana gönderseniz, ben de davalarımda yararlanırım" demiş..
Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet ve yakalama kararına rağmen Cem Karaca'nın bir tek dakika bile gözetim altına alınmadan yurduna dönmesini sağlayan Avukattır, Turgut Kazan..
Cem bana Köln'de "Dönerim ama bir gün hapiste kalırsam ölürüm" demişti. Döndüm, Kazan'a anlattım. "O işi bana bırak" dedi. Ve çözdü.
Şimdi bu Baro Başkanı'nın o Kazan'a ne cevap vereceğini çok merak ediyorum.
..Ve de bu medyanın, bu ülkenin en hayati konularında bile birleşmeyen, "Sinan Çetin'in oğlu" davasında böylesine kenetlenip, bu rezil kampanyayı Adaleti hiçe sayarak, utanmadan sürdüren bu medyanın bir bireyi olmaktan artık utanmaya başladığımı da söylüyorum.
Sinan Çetin'e duyulan öfke, nefreti kıskançlık her ne karın ağrısı ise onun hırsını oğlundan çıkarmak.. Ya da ucuz, en ucuz popülizm uğruna "Yakaladık yağlı kuyruğu" diye bu rezilliği sürdürmek, inatla, ısrarla sürdürmek nedir?.
Bunca şey yazdım.. Birine cevap versenize.. Bir tekine, sıkılmaz adamlar!. Biriniz cesaret edip karşıma otursanıza ey gazete, kanal yöneticileri..
Yazarlar!..
Bu ülkede Adalet'i siz savunacaksınız öyle mi?.
Yani, o elinde terazi tutan gözleri bağlı kadına her gün tecavüz edenler!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA