Sevgili Dostum Mehmet Tezkan, Milliyet'teki yazısında, Nazlı Hanım'ın (Ilıcak) "Savcı, Balyoz ve Ergenekon Davalarını savunmayı Fetö'cülük sayıyor" savunmasına itiraz ediyor.
"Fetullahçıların at koşturduğu zamanda askerlere çakmak, yiğitlik, karşı çıkmak darbecilikti. Zaman nasıl değiştirdi, nasıl altüst etti" diyor ve yanılıyor.
Nazlı Hanıma haksızlık ediyor.
Hayatım boyu Nazlı Hanımla ayni fikirde olmadım. Ne siyasi görüşüm, ne yaşam tarzım, ne de dilim, Türkçem uyuştu..
Ama onunla Sabah'ta yıllar boyu karşılıklı saygı içinde komşuluk yaptık, Onuncu katta.. Onu iyi tanırım.
Nazlı Hanım'ın içinde 27 Mayıs 1960'dan beri bir asker nefreti vardır. Demokrat Parti'nin ileri gelenlerinden babası Yassıada'ya düştüğünde, kurulu harika yaşam düzenleri bir anda sıfırlanınca, 16 yaşındaki genç Nazlı, bir daha askerleri affetmedi. Her fırsatta karşı oldu. Her fırsatta hem de çok sert eleştirdi.
12 Eylül sonrası hem de kimler kimler neler söyler, ne imzalar atarken Nazlı Ilıcak, Kenan Evren'in emriyle düştüğü ikinci kümeden tekrar birinci lige alınan Ankaragücü'nü yazdı. Başlığı "Evrenspor"du. Evren devlet başkanı, düşünüyor musunuz ve askeri rejim var.. O çok sert yazı yüzünden Tercüman süresiz kapatıldı.
Nazlı Hanım 12 Eylül yıllarında Süleyman Demirel'in sözcüsü oldu. "Bir bilen" adı altında siyasi yasaklı Demirel'in fikirlerini anlattı.
Ergenekon ve Balyoz davalarına sahip çıkması da, "Yiğitlik yapma" şovu değil, 27 Mayıs sabahından kalma asker öfkesini ve nefretini gözü kara dile getirmesiydi, Tezkan!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN