Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Necdet Ağabey, (Çobanlı) nurlar içinde yatsın, Divan Kurulu için "Ayda bir Hasnun Galip'te toplanıp, ikram edilen çay ve bisküvi eşliğinde sohbet eden eski ve yaşlı dostlar" derdi..
Bugün Divan Kurulu, artık büyük salonlarda ikramsız toplanıyor. Bir takım meraklılar kürsüye çıkıp uzun uzun konuşuyorlar. Hiçbir şeye yaramayacağını bile bile konuşuyorlar. Çünkü, asıl konuşulması gereken şeyleri, asıl derin yaraları kimse açmıyor..
Nerden biliyorum..
Çünkü çoğu arkadaşım.. Gelip bana neler neler söylüyorlar.. Ama Divan'da kürsüye çıkınca..
"Galatasaray.. Liselilik.. Ağabey kardeş.. Birlik beraberlik masalları" anlatıp iniyorlar..
"Yahu bana anlattıkların" diyorum.. "Gelecek Divan'da" diyorlar.. Sonra gene masallar.. Ya da erkekliğin son maddesi.. Hiç görünmüyorlar..
Adı lazım değil bana gelip felaket tellallığı yapan birine "Divan'da anlatsana" dedim.
"Divan Başkanı Eşref Bey, bu konuyu açacağımı bildiği için bana söz vermiyor" dedi. O hafta kürsüde gördüm. Gene masal anlattı..
Geçen hafta Divan'ın yıldızı, her türlü kongreye gelen, her türlü yönetime, her zaman muhalif Ağabeylerden Hukukçu Hayri Kozak'tı. Kürsüye çıktı ve bombayı patlattı..
"Her şey çok güzel olacak!."
Bunu diyen kim?.
Şimdi bu yazının tepesinde duran resme iyi bakın.. Çok iyi bakın..
Bu leş, "Su Ada!.."
Gazeteler öyle yazıyor artık. Adında bile Galatasaray kalmadı. Kalmadığı çok da iyi oldu.
Bu leşin üstünde Ali Sami Yen'in kurduğu kulübün adının ne işi var?.
Ama ne yazık ki var..
adlı Kulübü Batırma Başkanı diyeceğim dostum, resme dikkatli bakarsanız, oraya bir Galatasaray bayrağı çektirmiş..
Şimdi kürsüye çıkan Bay Kozak, bu resmi gösterse ve "Her şey çok güzel olacak" deseydi, alkışlardım..
Ama onun Galatasaray'la da Ada'yla da alakası yok.. Spora bir de siyaset sokuyor, siyasal slogan atıyor, hem de Galatasaray'ın Akil (!) Adamlar toplantısında..
Bu Divan'da da biri çıkar "Her şey daha güzel olacak" derse şaşmam..
Yahu Mustafa Cengiz kardeşim.. Durmadan konuşuyor, meydanı boş bulunca durmadan sallıyorsun da neden ağzını açıp "A" demiyorsun.. "Ada"nın "A" sı yahu..
Divan'da konuşturulmadığını iddia eden bir avukat dostum "Ada elden gitti" dedi.
Yani gitmesine ramak kalmış.. Mustafa Cengiz, o ramak da geçilsin, Galatasaray Ada'dan kurtulsun diye ses etmeden ve ettirmeden bekliyormuş..
Tamam.. Galatasaray Adası'nı Özhan Canaydın sayesinde yapan, Ünal Aysal ve Dursun Özbek sayesinde de üzerine çöreklenen bir kiracı var.. Mahkeme ve takip işlerini iyi bilir. Yargıtay'da bazı yargıçlar hakkında "Rüşvet alma" soruşturması açılmasına sebep olmuş, bazıları hatta tutuklanmış, ama hazret kokuyu, ya da haberi önceden aldığı için tutuklanmayan tek sanık olmuştu, hem de "Ölümlü" davada.. Sonra ne oldu?. Kimse bilmez.. Takip eden gazeteci çıkmadı ki.. Niye etmediler acaba?.
Şimdi niye etmiyorlarsa ondan!.
Yahu Hayri Bey?.
Resme bak!.
Ada'nın haline bak..
Sorsana kürsüye çıkıp..
"Ey Başkan, bu Ada Galatasaray'ın mı, değil mi?."
"Galatasaray'ınsa, işte yaz geldi. İşte havuz yerinde duruyor. 3 kuruş harca, ötesine berisine çeki düzen ver.. Kulüp üyeleri bu yazı gelip adada güneşlenerek, yüzüp eğlenerek geçirseler.."
"Galatasaray'ın değilse, o bayrağın orda ne işi var, bir?. Niye değil, adayı nasıl ve kime kaybettik, iki.."
Hadi, Ada'yı sorsana, büyük hukuk ustası Hayri Kozak..
Bu felaket harabe resmini sallayıp sorsana..
"Ada'yı, Adamızı kime pazarladınız" diye sorsana..
O Boğaz'ın benzersiz ve rakipsiz "İnci"si Adamızı üç başkan el birliği ile adeta sattılar. Dördüncüsü de işe son noktayı koymak için çır- pınıyor..
Ada'nın tapu kayıtlarına göre alanı ne kadar bilir misin Bay Kozak?.
"0.006 kilometrekare.."
İnanmazsan aç google bak.. Mal sahibi Galatasaray'ı mahkemelere düşüren kaçak inşaat ve ekler hariç.. O karışık ve karanlık müstecir, Ada'ya ekler yapmıştı.
Anayasamız, "Denizden kazanılan yerler kamuya aittir" der bilirsiniz her halde Bay Kozak..
Yani bu kaçak eklemeler yüzünden Adamıza Kamu, yani Devlet Ortak oldu.
"Bunu nasıl çözeceksin" desene Bay Kozak, Sayın Başkan Mustafa Cengiz'e..
..Ve ben, kulübe tam da bu devirde siyaseti sokan Bay Kozak!.
Şimdi ben sana soruyorum..
"0.006 kilometrekarelik bir minnacık Ada'yı yönetmek, düzeltmek, güzelleştirmek ve bu kulübün üyelerine açmaktan acizken, 5461 kilometre kare büyüklüğünde, 39 ilçeli ve 15 milyon 70 bin nüfuslu İstanbul'da her şeyin çok güzel olacağını nasıl iddia edebiliyorsun?." Herkes eder, Bay Kozak!. Herkes edebilir.. Herkesin fikri kendine..
Ama kulübünün 0.006 kilometrekarelik arazisine sahip olamayan ve iki yıldır, Boğaz'ın tam da orta görünüm bölgesindeki bu harabeye hiç utanma, sıkılma duyusu olmadan bakan sen, edemezsin.
Ada'yı harabe bırakıp elden gitmesi için çırpınanlar edemezler.. Seyirci kalan Kongre, Divan edemez.
Hele bir Hukuk Adamı(!) olarak siz, hiç edemezsiniz Bay Kozak!.
Ada, tapusuyla elden gittiğinde, yeniden konuşuruz Bay Kozak, her şeyin ne kadar güzel olduğunu!.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN