Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bayram haftasında cebime, maillerime sayısız "Kutlama mesajı" geldi. Yetişebildiklerimi yanıtladım. Yetişemediklerim bağışlasın, bu köşeden teşekkürler ediyorum, onlara da, "Nice Bayramlar" dileklerimle..
Bu bayram mesajları içinde birini ayırdım, sizinle paylaşmak için..
Sevgili Ahmet'imin (Kışlalı) eşi Nilüfer'den telefonuma geldi.. Önce okuyun bu "İz Bırakmanın Yolu" adını taşıyan bu Bayram Mesajını..

***
Anlamak için "80 yaşımıza gelmeyi beklemeyelim."
Bir araştırma düşünün ki 75 yıl sürmüş olsun. Tam 75 yıl boyunca 750 kişiyi takip etmişler.
Birbiriyle çok zıt iki gruptan üstelik...
Bir yarısı mezunu diğer yarısı Boston'un en yoksul mahallerinde yaşayan gençlerden oluşan 750 kişi...
18 yaşında tutmaya başlamışlar kayıtları. Gençlere sormuşlar, "Hayatta seni en mutlu kılacak şey nedir?"
"Çoğunluk ne cevap vermiş?" tahmin edin...
İki zıt toplumsal kesim, tutmuş aynı yanıtı vermişler:
"Zenginlik ve şöhret!."
Şimdi buraya kadar normal, "Ee ne olmuş ki" diyebilirsiniz...
Ama iş o 750 genci 70-80 yaşlarına kadar takip etmek olunca enteresan sonuçlar çıkıyor.
Hem de öyle böyle detay değil, sağlık raporlarından, banka hesaplarına, aile bireyleri ile görüşmelerden, her yaşta fotoğraflarına kadar...
Araştırmayı sunan Amerikalı Psikiyatr Robert Waldinger, fotoğrafları gösteriyor..
18 ve 80 yaşlarındaki haller, öyle enteresan ki, görmeniz lazım...
O 750 kişiden kaçı ünlü ve zengin olmuştan öte, hedefte şu soru var..
"Kaçı mutlu ve sağlıklı yaşlılar olabilmişler?"
Hani "Zengin ve ünlü olunca" mutlu olacaklardı ya...
Olabilmişler mi?
Sizce...?
Keşke yazı değil de sohbet olabilseydi bu, cidden aklınızdan ne geçtiğini duymak isterdim...
Neyse fazla merakta bırakmayayım sizi...
Zengin ve ünlü olmanın "mutlu ve sağlıkla olmakla" doğrudan ilgisini kuramamışlar, efendim..!
"Anahtar kelime" ne biliyor musunuz?
"Sosyal ilişkiler!..."
Onca 750 kişinin içinde, "Mutlu ve sağlıklı" olan kişiler, etrafları, dostları, akrabaları, komşularıyla, kısacası "Sevgi" ile çevrili olanlar...
İster Harvard mezunu olsun, ister yoksul bir ailenin çocuğu, "Fark etmiyor."
Bu arada kaç arkadaşınız olduğu da önemli değil. İlişkilerin "kalitesi" önemli. Güven duygusu, kabullenilme, takdir edilme, aidiyet gibi..
Yani anlayacağınız.. 60- 70'li yaşlara gelince anlıyorsunuz, mutluluğun şifresini..
"Aile ve dostlar!."
***
Sevgili Nilüfer bu enfes yaşam deneyimini anlatan mesajını beni çok duygulandıran ve gözlerimi yaşartan bir cümleyle tamamlamış.
"Siz de bizim için öylesiniz.. İyi ki aileniz olmuşuz.."
Ne mutlu bana sevgili okurlarım.. Ne mutlu bana!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN