Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"İki maçlık aranın ardından
Galatasaray'da yeniden ilk 11'e dönen
Younes Belhanda, Türk Telekom Stadı'nın zeminini eleştirirken, yönetim için ağır ifadeler kullandı. Bu saha koşullarında yenik durumdan geri dönmenin zor olduğuna işaret eden sarı-kırmızılı oyuncunun sözleri, 'Florya bile buradan daha iyi. Gerekirse dünyanın en iyi uzmanlarıyla buranın düzeltilmesi lazım' diye tercüme edildi.
Ancak Belhanda'nın Fransızca, 'Yöneticiler Instagram ve Twitter'da dolanmak yerine zeminle ilgilenmeliler' sözleri sansür yedi, tercüme edilmedi."
Galatasaray'ın Ali Sami Yen bozgununun ardından (Hem liderliği kaybettiren skoru, hem de oynanan, daha doğrusu oynanmayan rezil futbolu kastediyorum, bozgun derken) Galatasaray'ın baş efendisi Belhanda Hazretleri, yayıncı kuruluş tarafından marifet yapmış gibi, röportaja alındı ve o da milyonların önünde, Galatasaray Başkanı'na hakaret etti.
Galatasaray'ın maaşlı tercümanı bu sözleri çevirmedi, ama millet dil fukarası değil.
Anladı ve ertesi gün başta Milliyet, bu haber yayınlandı.
Olay yazılı basına yansıyınca, kırk yıllık arkadaşım Başkan Mustafa Cengiz'e mesaj attım..

"Bunu da yalayıp yutar
san.." diye başlayan..
...Ve Mustafa, yaladı, yuttu.
Galatasaray tarihinde, Ali Sami Yen'den başlayarak, böyle rezil bir başkanlık olayı yok.. Peki neden sustu Mustafa?.
Çünkü gözünde kongre var. Bir yandan "Ölüm kalım savaşı veriyorum" diyor, bir yandan mayıs kongresine hazırlanıyor iyi mi?.
"Yahu zaten hastasın.. Bırak, ailene dön" dedim kaç defa.. Ama o manşetlerde, sporun ana haberlerinde olma hırsı var ya, üç büyüklerde başkanlık koltuğuna oturan hemen herkesi saran..
Mustafa'nın da gözü dünyada değil, o koltukta.. O koltuğun yolu da şampiyonluktan geçiyor.. Şampiyonluğun yolu da Fatih Terim'den.. O zaman, köprüyü geçene dek, sus, hiçbir şeye, hatta ekranlarda suratına edilen hakaretlere de göz yum..
Oysa bir düşünün.. Belhanda'da o lafları edecek yürek ve bilgi var mı?. Bu çok teknik bir konu değil mi?. Peki takımı sattığı, rakibi adeta 12 kişi oynattığı arşa yükselince mecburen oyundan alındığında gitti kimin yanına oturdu?. Onu orda kim doldurdu da, "Git bunları kameralara anlat" dedi sizce?.
Oynanan kötü futbola ve alınan kötü sonuçlara artık bahane bulamayan biri olmasın sakın..
O zaman Mustafa, Fatih Terim'in uğruna Galatasaray'ı sattığı Sevgili Belhanda'sına laf edebilir mi?.
Bir yanda acz.. Bir yanda ağır hastalık..
Ama bir yanda hepsini basan koltuk, makam hırsı..
Sadece Mustafa olsa iyi..
Fenerli basın, Belhanda ile sözleşme uzatılsın da Galatasaray seneye de batsın diye elinden geleni yapıyor..
Baş Fener sözcüsü Hürriyet'in maç yıldız tablosuna bakın.. Belhanda *** (Üç Yıldız) almış. Yani iki gol atan Falcao ile Galatasaray'ın en iyi oyuncusu Belhanda, iyi mi?..
Bütün eleştirmenlerin ittifak ettiği, takımın aslında en iyisi, Ankaragücü bozgunundan sonra, ilk 11'e mecburen alınıp Sivas maçında sahaya imzasını atan Taylan da * (Yani tek yıldız).. Hürriyet'in mesajı açık.
"Taylan'ı at, Belhanda'yı oynat ve bat!." Peki ya bizimkiler.. Bir yığın 3 ve 4 var.. Ama Belhanda 5!. Yani en iyilerden..
Bu sabah baktım..
Belhanda'nın fedakârlığını kocaman haber yapmışlar..
Hazret, ki yönetimin 1.5 milyon euro önerisini terslemişti ya.. Şimdi Sivas maçındaki rezil futbolu, ardından Başkan'ı rezil eden konuşması yetmiyormuş gibi, kahraman konuşması yapmış.. "2 milyona imza atarım." Bizim habere imzasını atamayan Galatasaray muhabiri de bayram yapıyor..
"Taraflar arasında 500 bin euroluk fark kaldı.." Yani "Müjde Galatasaraylılar!.
Belhanda'nız kalıyor.." Ben taa başından beri "Belhanda kalacak" dedim.. Kulübün içini, Fatih Terim'in sempati, sevgi ve antipati ile nefretlerini bilirseniz, bunu tahmin etmek çok kolay.. Bir de yayıncı kuruluş dahil, Fener sözcüsü medyanın aleni şifrelerini de çözerseniz!.
Fatih Hocama hitap ettim, açık mektup gibi..
"Bu takım senin için oynamaz" dedim.. "Sen Türklerden nefret edersen, onları yok etmek için elinden geleni yaparsan, hele Feghouli'ne ve Belhanda'na rakip olacakları toptan yok edersen o takım senin için oynar mı" diye yazdım..
İşte ilk fırsatta Belhanda'sını gene ilk onbire koydu, Feghouli'sini de kurtarıcı diye oyuna soktu..
Peki bu takıma yılın en iyi transferleri olarak gelen Emre Akbaba ve Emre Kılınç ne halde?. Ömer Bayram nasıl bitirildi, soran var mı?.
Fatih Terim, Ankaragücü maçından sonra 6 futbolcu değiştirdi. Şifresini çözen veya yazmaya cesaret eden var mı?.
"Kabahat bende değil, futbolcularda" mesajı başka nasıl verilir, sözüm ona spor yazarları?
Bu defa Belhanda'sı ve Feghouli'si içerde olunca artık "Kabahat futbolcularda" olmaz.. Başka bahane lazım..
"Kabahat zeminde.. Yani Mustafa Cengiz'de.." Galatasaray camiası fazla heveslenmesin..
Medyası ve Nihat Özdemir Federasyonu ve Serdar Tatlı hakem kurulu ile Fener şampiyon olacak.
Galatasaray için de böylesi hayırlı olacak..
Kulübü ve futbol takımını bu hallere düşürenlerden kurtulma fırsatı doğacak, mayısta..
Basket takımı, o basketbolü Türkiye'ye getiren Yenilmez Armada olan Galatasaray küme düşüyor, bilen var mı?.
Ya Ada?.
Belhanda da, Belhanda!..

***


SAATLİ MAARİF TAKVİMİ!..

"Çocukken, ağbimle yarışırdık, erken kalkıp, Saatli Maarif Takvimi'nin yaprağını koparmak için.. Öyle keyifliydi ki o takvim yaprağının önünü, arkasını okumak.. Ve kahvaltıda anlatmak tabii..
Geçen gün, evde sohbet ediyoruz..
"Ne güzeldi o takvim.. Dijital medya yok etti.. Yazık" dedim..
Üç gün sonra Ercan elinde "Büyük Saatli Maarif Takvimi" (BSMT) ile geldi.
İnternet delisi.. Ordan sipariş vermeye bayılıyor.. Ben de kızıyorum bu yanına..
Öyle lüzumsuz şeyler alıyor ki.
Girmiş, aramış. Meğer bizim BSMT gene basılıyor, ama sadece internetten satılıyormuş..
Nasıl özlemle sarıldım inanmazsınız.. Hemen 9 Mart sayfasına geldim.
"Bağ budama ve kalem aşısı zamanı" yazıyor.
Arkasını çevirdim.. Amerika'ya adını veren Amerigo Vespucci'nin doğum günüymüş. (1454).
Çiçek kokuları..
Yasemin, olumlu ruh hali sağlarmış.
Gül, rahatlatırmış. Portakal, limon kokuları gün boyu enerji verir, mutluluk hissi verirmiş.
Günün yemek listesi.. Fırında kuzu incik, üzümlü pilav, marul salatası ve meyve..
Daha neler neler var. Tebessüm ve Sevdiğim Laflara bakın o zaman.. İnternete girer ve "Saatli Maarif Takvimi" yazarsanız size hemen ulaştıracak bir yığın site var. En geç bir haftada geliyor..

***


MASKE KORUMAZ!..

Cehaletini yüzüne vurmamak için adını yazmıyorum.. Ayrıca onun gibi hâlâ cahil kalanlar çok..
Ünlü kızımız, gazetecilere "Maskenin beni koruduğuna inanmıyorum..
Hatta iki maske takıyorum. Gene de inanmıyorum" demiş..
Bu ülkede maskenin ne işe yaradığını bir senedir öğretemedik gitti. Bilmeyen, bilmediğini de bilmeyip bir de fikir yazısı yazan ve korku, dehşet saçan yazarlar var..
Maske, takanı korumaz..
"Ko-ru-mazzzzz!." Maske salgını azaltmak, yayılmayı yavaşlatmak içindir..
Kovid virüsü tükürük damlacıkları ile taşınır. Virüsü taşıyan, çoğu zaman taşıdığından haberi de olmayan insan, öksürdüğü zaman o damlacık 1.5 metreye kadar havada savrulabilir.
İşte 1.5 metre mesafe buradan geliyor.
Eğer maske takarsanız, herkes, bu arada Kovid taşıdığından haberi olmayan da takarsa, hapşırdığında, tükürük damlacığı havaya çıkamaz, maskeye takılır.
İşte maske takma sebebi de bu..
Yani, maskesiz bir taşıyıcı hapşırır ve damlacık gelip sizin maskenizin üzerine düşerse, hastalanırsınız..
Virüsün girişini sadece N95 denen çok pahalı maskeler önler.
Onu da doktorlar ve hemşireler ameliyat odasında bir defa kullanır ve atarlar..
Bir yıl oldu, öğrenin artık yahu?.
Sağlık Bakanı Koca.. Halka hitaben bir konuşma yap. Tüm TV'ler yayınlasın.
Anlat.. Her şeyi anlat.. Bir daha anlat..
İyi anlat!.
Maske ve mesafeyi anlat. Temizliği anlat..
Verdiğin istatistiklerden gına geldi.
İnsanlar bakmıyorlar bile artık. O zaman doğruları, gerçekleri anlat.. İzah et..
Dünyayı, Avrupa'yı ve Türkiye'yi anlat ki, millete hem bilgi, hem moral olsun..
Komplo teorisyenlerine, "Doğru pantolonunu giyerken dünyayı 6 kez dolaşan" sosyal medya yalancılarına kalmasın meydan..
Kovid'le mücadelede iki esas var..
Doğru bilgi ve moral!.
Devletine güven. Kurallara uy. İçini rahat tut..
Dünya ne koleralar, vebalar, AIDS'ler, İspanyol gripleri atlattı.
Bunu da atlatacağız!.
Moral bozguncularına inat.. Atlatacağız!.

***


RASİM DE GİTTİ!..

Dün sabah, kahvemi koydum, gazetemi masaya yaydım ve kalakaldım.. Rasim Öztekin de gitmişti.. Hayır, Kovid değil.. Kalp.
En sevdiğim insanlardandı Rasim..
Yıllar yılı en başta ben, tüm insanlarımıza en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi yaptırdı o.. Güldürdü..
Sahnede güldürdü. Radyoda, televizyonda güldürdü.. Sinemada güldürdü.
Hani o Dümbüllü'den bu yana ustadan çırağa devredilen kavuk var ya.. Onu en çok hak edendi bence..
Ama sevme sebebim tonla ödül kazanan oyunculuğundan çok insanlığıydı.
Çok severdim. Çoğu kulislerde ne sohbetler ettik onunla.. İnanın özel yaşamında çok daha tatlı adamdı Rasim..
Ülkemin başı sağ olsun!.

***


TEBESSÜM
Şair Eşref, Türk hiciv edebiyatının en büyük ustalarındandı. 9 Mart 1901'de, yani tam 120 yıl önce, Gördes'te kaymakamlık yaparken, hicivleri devleti yıkıcı, padişahı aşağılayıcı bulunarak tutuklanmıştı. Kim bilir kaçıncı defa..
İşte padişaha yönelik o hicivlerden biri.. Gene Saatli Maarif Takvimi 8 Mart yaprağından..
"Ne mutlu, memleket gittikçe artar feyz-lütfunla (Bol güzelliklerinle) Memalikte (Mallarında/Ülke padişahın malı ya) senin milyon kadar müstemlikatın (Sömürgen) var!"

***


SEVDİĞİM LAFLAR
Mutluluk, en karanlık zamanlarda bile bulunabilir, eğer sadece ışığı açmayı hatırlarsanız!. J.K. Rowling
(Teşekkürler Saatli Maarif Takvimi, 9 Mart yaprağı.)

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA