Galatasaray Denizli deplasmanında galip geldi ama oyunu hiç de tatmin edici değildi. Futbol kopuk kopuktu. 5 ciddi tehlike yaşandı. 1-1'den sonra rakip önemli iki atağı yanlış seçimlerle harcamasa, moralmotivasyonu kazanıp geride kalabalıklaşacak ve işler çok zor olacaktı.
En önemli sıkıntı Rijkaard'ın Hollanda modeli. Çabuk paslı, topa sahip olup, sahanın bütününü kullanma ilkesi, ileri değil geri gidiyor. Türkiye'deki en güzel zeminde Denizli'nin atak oynadığı bölümlerde Galatasaray'ın oyunu kontrol altına alamayışı Rijkaard'ın düşünmesi gereken bir konu.
Jo iyi bir oyuncu. Ama geçen hafta da yazdığım gibi son adam rolüne yapısı uygun değil. Dos Santos da kenar adamı. Nonda da gönderildi. Hiç anlayamadığım bir konu şu: Bu kadar transfer yapılıyor, Galatasaray'ın Avrupa kulvarında santrforu yok. Eğer Hakan Balta'da sorun devam edip, Caner sol bek oynarsa, hem bu oyuncudan randıman alınamayacak, (çünkü sol önde başarılı olabilen bir oyuncu) hem de takım savunmasındaki arızalar artacak.
Rijkaard Denizli'de Barış'ı sağ tarafta Elano'yu da Mustafa'nın yanında ikinci ön libero olarak kullandı. Bu yanlış da takım savunmasını daha fazla olumsuz etkiledi. Ne zaman ki Ayhan girdi, Denizlispor'un tehlikeli atakları bitti. Bu maçın kazanılmasındaki baş aktör, hem ağır yükü taşıdığından, hem de 2. golün hazırlayıcısı olan M. Sarp'tı.
Bundan sonrası için şöyle bir tablo gözlemliyorum; İleride Jo. Arda ya sol kenarda oynayacak, ya da ofansif orta saha. Solda oynarsa, sağda Keita veya Santos, ofansif orta saha oynarsa, Keita sağda, Santos solda. Bu durumda Caner'e orta sahada şans vermekte zorlaşacak. Takım savunmasındaki arızalar da devam edecek.