Türkiye'nin yükselen ülkelerden farklılıkları var. Biri enflasyon bunlardan. Biliyorsunuz Türkiye'de hiper enflasyon yaşanmadı. Peki nedir hiper enflasyon? Columbia Üniversitesi'nden Phillip Cagan'a göre aylık enflasyon yüzde 50'yi geçiyorsa buna hiper enflasyon deniliyor. 1980'li yıllara gelindiğinde aylık enflasyon Brezilya'da yüzde 81.3, Polonya'da 77.3, Bolivya'da yüzde 182.8, Arjantin'de yüzde 196.6'ya yükseldi. Yine bir başka farklılık, geçen yüzyılda Ukrayna ve Çin'de açlıktan yüzbinlerce insan ölürken Türkiye'de açlık yaşanmadı.
Niye yaptık bu kısa açıklamayı? Çünkü son dönemde yükselen ülkelerden Türkiye ayrıştığı için bu açıklamayı yaptık. Peki son dönemde hangi konularda Türkiye yükselen ülkelerden ayrıştı?
Hemen bir örnek verelim. Bernanke'nin açıklamalarının ardından Hindistan sarsıldı ve parası yüzde 24 değer kaybetti.
Tabii bu serbest düşüş aynı kategorideki yükselen ülkeleri etkiledi. Türkiye de etkilendi.
Fakat kategoriyi sarsan Hindistan ile Türkiye arasında önemli farklar var. "Nedir bu farklar?" şimdi onlara bakalım. Hindistan hızla büyüdü. Ve bu süreçte çokuluslu büyük şirketlere hukuk, telefon, sigorta, muhasebe ve yazılım desteği veren hizmet ağırlıklı bir ekonomiye dönüştü. İmalat sanayisinin toplam üretimdeki payı yüzde 14'e geriledi. Fakat bu çokuluslu büyük şirketlerin, talep daralınca maliyetlerini azaltmak istemesi önce Hintlileri vurdu. Ve ücretlerin eğitimli kesimde aşağı doğru esnememesi nedeniyle çokuluslu firmalar daha ucuz hizmet veren Filipinler'e yöneldi. Bu arada Hindistan'ın büyüme sürecinde imalat sanayisinin küçülmesi eğitimsiz emeği işsiz bıraktı. Ve işsizlere yapılan devlet yardımları bütçe açığını çoğalttı. Hem cari açık hem de dış borçla kapatılan bütçe açığı birlikte olunca Hindistan ekonomisi Bernanke dış şokuyla sarsıldı. Diğer yükselen ülkelerden Rusya, Brezilya, Güney Afrika'ya gelince... Bu ülkeler doğal kaynak ekonomisi olduğundan emtia fiyatlarına bağlı olarak ekonomik durumları değişiyor. "O halde nedir Türkiye'nin farkı?" diye sorarsanız. Fark şu: Türkiye, Güney Kore, Çin ve Tayvan gibi imalat sanayisine dayalı büyüyor. İmalat sanayisinin ekonomi içindeki payı yüzde 24 Türkiye'de. Ve doğal kaynak ekonomisi olmaması kırılganlığını azaltıyor. İşte bu nedenle diğerlerinden ayrışıyor bu ülke. O halde Türkiye, aynı kategoride yer almasına rağmen diğerlerine göre sağlam ve güvenilir bir ekonomi oluyor.
Not: Türkiye'de imalat sanayisinin görece ağırlığını belirttik. Bu ağırlığa paralel pek çok yenilikler oluyor bu ülkede.
İzmir'den 24 yıldır yaşamını tekerlikli sandalyede sürdüren ODTÜ'lü makine mühendisi Doğan Yalaz, dizel-elektrik sistemli çok amaçlı çevreci ve sessiz bir tekne geliştirdi. Tekne yakıtla yol alırken aküyü şarj ediyor, sonra yakıt kesilip aküyle yola devam ediliyor. İşte bu yeni buluş sayesinde Türkiye dünyaya en ucuz tekneleri ihraç edebilecek artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN