Önceki gün gazetelerde yabancı yatırımcıların Türkiye'de bentonite büyük ilgi gösterdiği, Almanların Fatsa'da, ABD'nin Enez'de rezervleri işlettiği belirtildi. Şimdi de İtalyanların bentonit şirketleriyle ilgilendiği haberleri yer aldı.
Peki nedir bu bentonit? Bentonit bir tür kil ve hacminin 2-10 katı su tutabiliyor. Bu özelliğiyle sondajdan döküm sanayisine, kedi kumundan hayvan yemine kadar 1000 farklı alanda kullanılıyor. Ve Tokat Reşadiye'deki sodyum ve kalsiyum bazlı bentonit dünyanın en değerlisi olarak biliniyor. Hemen belirtelim dünya bentonit rezervlerinin yüzde 20'si yani 370 milyon tonu Türkiye'de bulunuyor. Türkiye bentoniti hammadde olarak çıkartıp satıyor, işlenmişini ithal ediyor. Böylece katma değeri yurtdışında kalıyor.
Yine dünya bor rezervlerinin yüzde 63'ü Türkiye'de bulunuyor. Dünya bor rezerv miktarı 1 milyar 21 milyon ton olarak biliniyor bunun 644 milyon tonu Türkiye'de. Bor mineralinden elde edilen boraks ve borik asit jet ve roket yakıtı, deterjan, tekstil boyaları, kâğıt sanayisinden, enerji depolama ve atık temizlemeye kadar pek çok alanda kullanılıyor. Bor madenini de hammadde olarak çıkartıp sattığımızdan işlenmiş olarak ithal ediyoruz.
Gelelim madencilik sektörünün durumuna... Dünyada 90 çeşit madenden sadece 13'ünün varlığına bu ülkede rastlanmadı. DPT Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Raporu'na göre; Türkiye 50 çeşit madende çok zengin, 27 çeşit madende yetersiz kaynağa sahip. Ancak bor, toryum, linyit, mermer, manyezit, nadir toprak elementleri, zeolit, trona, barit, feldspat, pomza, perlit, sodyum sülfat gibi madenlerde önemli rezerve sahip bulunuyor. Ve 390 milyar ton olan dünya linyit rezervlerinin 800 milyon tonu Türkiye'de bulunuyor. Bu tutar rezerv dünya linyit rezervlerinin yüzde 2'sini oluşturuyor. Yine 196 milyon ton rezervle dünyadaki tronanın yüzde 0.81'i Türkiye'de bulunuyor. Kısaca Türkiye maden rezervleri ve maden çeşitliliği olarak zengin bir ülke. Hatta nadir toprak elementlerinin Türkiye'de olması küresel sanayi üretimi için çok önemli oluyor. Çünkü Çin, nadir elementlerin ihracatını kısıtladı. Tabii bu kısıtlama kendi sanayi üretimine büyük bir rekabet gücü sağlıyor. Hatta bu nedenle ABD ve Çin arasında şiddetli anlaşmazlıklar yaşanıyor şu anda. Hal böyle olunca Türkiye'deki nadir elementlerin önemi hızla artıyor.
Gelelim madencilik sektörünün ekonomiye katkısına... 2000 yılında 562 milyon dolar olan maden ihracatı 2012'de 4 milyar dolara ulaştı. Bunun büyük kısmını mermer ihracatı oluşturuyor. Mermer ihracatı 1 milyar 682 milyon doları buluyor. Yine aynı dönemde maden ithalatı 1 milyar dolardan 6.8 milyar dolara yükseldi. Bu ithalatın 4.8 milyar dolarını taşkömürü ithalatı oluşturuyor. Madencilikte ihracatın ithalatı karşılama oranı 13 yılda yüzde 55.6'dan 59.1'e yükseldi.
Kısaca maden sektörünün milli gelirdeki payını yüzde 1.40'tan en az yüzde 10'a çıkartmamız şart. Bunun için madenleri işleyip ihraç etmemiz gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN