Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

'Kumalı Kudretler' için Rozet Hubeş'i ayakta alkışlıyorum!

Cuma akşamı Türkiye'deki birçok insan gibi ben de atv'nin yeni dizisine kilitlenenlerdendim.
Son derece heyecanlı ve akıcı bir hikâye olan "Hayat Devam Ediyor"un ikinci bölümünde de birbirinden çarpıcı mesajlar vardı yine.
Dedesi yaşındaki bir adamla aynı yatağı paylaşmak, onunla gerdeğe girmek zorunda kalan 15 yaşındaki Hayat'ın ilk gece yaşadığı trajedi olduğu gibi gözler önüne serildi ve gerçekten yürekleri burktu sevgili okurlarım.
Hayat'ın çektiği acıların karşısında, ağlamamak, isyan etmemek ve "Kim bilir Türkiye'de kaç Hayat, dizideki Hayat'ın bu yaşadıklarını yaşamak zorunda kaldı acaba?" şeklinde sorgulamamak neredeyse imkânsızdı.
Bugün bile henüz çocuk yaşta evlendirilen kızların olabildiği Türkiye'de toplumu, özellikle de bu konunun muhataplarını doğru yönlendirmek adına bu dizinin büyük bir iş başardığını düşünüyorum.
Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, bu dizi sadece Hayat'ların dramını filan aktarmıyor ekranlara.
Maalesef hâlâ Türkiye'nin dört bir tarafında yaşanmakta olan kumalığın da ne berbat bir şey olduğu en çarpıcı, en çıplak haliyle gözler önüne seriyor.
Şahsen, kumalığın, kadınların ruh hallerinde yaptığı tahribatın ve onların nasıl aşağılandıklarının bangır bangır haykırılıyor olmasını çok önemsiyorum.
Dizide "kötü karakter" olarak karşımıza çıkan Kudret'in, kuması Cennet'e, onun çocuklarına, özellikle de Hayat'a yaptığı fenalıkları filan izleyince insan gerçekten çileden çıkıyor.
Ama...
Derinliklerine inip, biraz empati yapınca da, diyorsunuz ki ister istemez; "Ama haksız değil ki Kudret bu kadar kötü olmakta!"
Ne dediğimi anlamanız için kendinizi birkaç dakikalığına o kadının yerine koymanızı rica ediyorum.
Düşünün. Daha 14 yaşındayken, çocukluğunuzu birlikte geçirdiğiniz amcaoğlu ile sorgusuz sualsiz evlendiriliyorsunuz. Daha doğrusu ona "karı" olarak tahsis ediliyorsunuz. Çocuklar yapıyorsunuz sıra sıra. Zorunlu da olsa onunla bir hayat paylaşmaya çalışıyorsunuz. Ama bir gün geliyor, mecburen hayat kurduğunuz, çocuklarınızın babası olan adam bir başka kıza, üstelik de daha genç ve güzel bir kıza âşık oluyor.
Ve "erkek" olmanın ona verdiği avantajı kullanarak, sevdiği o kızı ikinci kadın olarak hayatına taşıyor.
Siz ise gidecek yeriniz, gücünüz olmadığı için aynı çatı altında kalıp, çocuklarınızın babasının diğer kadınla olan aşkını an be an süzerek yaşamınızı sürdürmek zorunda kalıyorsunuz.
Hem de yıllarca...
Bir kadın için ne berbat, ne tarifi imkânsız ve ne korkunç bir duygu hali değil mi?
Söyler misiniz lütfen...
Bu kadar korkunç bir duyguyu yaşamak zorunda kalan bir kadın nasıl artık "iyi bir insan" olabilir ki?
Onca acımasızlığın, eziyetin üzerine vicdanına nasıl hükmedebilir ki?
Ve yazık ki bu durumda olan binlerce kadın var Türkiye'de!
Çocukluğunu yaşayamamış, gençliği adeta gasp edilmiş, bir eşya gibi kullanılmış ve bir de üzerine başka bir insan tercihi yapılmış binlerce Kudret var!
Onlara da ses vermek lazımdı.
İşte, Hayat Devam Ediyor bunu yapıyor.
Kudret gibilerin yaşadığı trajedi, Rozet Hubeş'in o muhteşem performansıyla olduğu gibi aktarılıyor.
Alkışlıyorum kendisini.
Hem de avuçlarım patlayıncaya dek!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA