Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Önceki gün kaleme aldığım, "Gezi'nin arkasında cemaat mi var?" başlıklı yazım üzerine çok sayıda telefon aldım. Bunlardan biri kulaktan kulağa yayılan ve artık sağır sultanın bile duyduğu spekülasyonların, spekülasyondan öte olmadığının açık seçik yazılmış olmasından memnun olan eski ve çok değer verdiğim cemaat gönüllüsü bir dostumdu.
"31 Mayıs gününden beri ülkede yaşanan kaosun alt planlayıcı olarak hizmetimizin olduğunu ima edenler bizlere çok büyük haksızlık yapıyor! Olan biten her şey Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne ve büyüklüğüne gönül vermiş insanları üzdüğü gibi bizleri de üzmüştür!" diyerek başladığı konuşmasında Gülen Cemaati'nin düşündüğü projelerle ilgili enteresan haberler de verdi. Önce o da tıpkı Başbakan Erdoğan'ın Kayseri'de büyük bir tedirginlikle dile getirdiği noktayı işaret etti ve; "En hassas yerimizden vurmaya çalışıyorlar şimdi bizleri. Tıpkı 12 Eylül'de olduğu gibi, Alevi ve Sünni yurttaşları birbirlerine kırdırtmaya çalışıyorlar. O nedenle hepimiz çok dikkatli olmalıyız. Sadece vatandaşın değil, tüm yönetenlerin diken üzerinde durur gibi durması gerekiyor! Çünkü Türkiye böyle bir mezhep savaşına girerse Suriye'den beter olur" sözleriyle kaygısını dile getirdi. Sonra da Fethullah Gülen'in bu konudaki düşüncelerini aktardı. Dostumun söylediğine göre Hocaefendi uzun zaman önce sezdiği bu kirli oyunu engellemek için gönüllülerine sıkı sıkı tembih etmiş. Ve hatta Alevi yurttaşlarla Cemaati arasında derin ve köklü bir bağ kurulması için de bazı isteklerde bulunmuş. Allah var inanmadım. Hatta bana bu bilgileri veren dostum telefonu kapar kapamaz teyidini almak için Gülen Cemaati gönüllülerinden oluşan Gazeteci ve Yazarlar Vakfı Basın Danışmanı Erkam Tufan Aytav'ı aradım. Doğruymuş gerçekten de! Cemaat, biri Ankara'da diğeri İstanbul'da birer 'Cemevi' inşaa edilmesi için harekete geçmiş. Uygun arsalar aranıyormuş. Bulunur bulunmaz başlayacaklarmış yapımına. Ve Hocaefendi o kadar hassasiyet gösteriyormuş ki bu konuda, projenin yürütücüleri Cemevlerinin Alevilik ritüellerine bire bir uygunluk göstermesi için Alevi dedelerinden danışmanlık alıyormuş. Dindar bir Alevi değilim ama çok sevindim atılan bu adımlardan.
Tabii hükümetin rafa kaldırdığı 'Alevi Açılımı'nın yeniden başlatılacağına dair haberleri duymak da çok sevindirdi beni. Umarım bu kez de, 'Oydu, buydu, şuydu' falan denilip yarım bırakılmaz. Umarım hem hükümet, hem de Alevi kanaat önderleri ortak bir noktada buluşmayı başarırlar bu kez. Tabii bunun olabilmesi için muhatapların top yekün önyargılarını bir kenara bırakması şart.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN