Nil Karaibrahimgil'i severiz, şarkılarını pek eğlenceli buluruz, kendisi çok şeker. Eyvallah ama artık her reklam kuşağında onun sesini dinlemek, bizde hep aynı ürünün reklamı yapılıyor hissiyatını uyandırmaya başladı.
Okan Bayülgen bir, Nil Karaibrahimgil iki...
Reklam verenlerin en gözde iki sesi.
Bu iki isim de; hem resim, hem ses olarak ekrana yakışıyor mu, evet yakışıyor. Ama işte papaz da her gün pilav yemiyor.
Her ürün onların sesiyle tanıtılınca; inandırıcılık, tüketiciyi ikna durumu ortadan kalkıyor.
Bir de zaten belli ki Nil de artık bu işten epey sıkılmış. Şu en son yaptığı 'Ben erkeğimin hangi halini' isimli sinir bozucu reklam cıngılı, kendisinin bu konuda uzunca bir süre dinlenmesi gerektiğini gösteriyor. O öyle arka arkaya "Ben erkeğimin hangi halini" dedikçe, "Hay senin erkeğine de, erkeğinin haline de" deyip kanalı değiştiriyorum.
Kısacası Nil artık sadece yazı yazsın, şarkı yapsın. Ama ne olur bir süre reklam işlerine hiiiç bulaşmasın.
Karizma çizilecek yoksa...