Hürriyet'ten Umut Erdem'in MTV Türkiye'de yayınlanan 'Turkish For Beginners' dizisiyle ilgili yaptığı haberi okudunuz mu? Bu diziyi Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu oturup baş başa izleseler, Türkiye'de türban sorunu kökünden çözülür... Dizinin adı her şeyi özetliyor: 'Yeni Başlayanlar İçin Türkçe' (Yeni Başlayanlar İçin Türk Kültürü de diyebilirsiniz...) Dizi bir Alman ve Türk'ün, Doris ile Metin'in birlikte yaşama serüvenini anlatıyor. Bu serüvenin asıl çatışma noktası ise bu iki yetişkinin çocukları; Alman Lena ile türbanlı Türk kızı Yağmur'un yaşadığı uyum sorunu...
SORUNLARI ÇÖZMEMEK
Bir gün Lena, Yağmur ile Kuran kursuna gidiyor. Başka bir gün Yağmur, Lena ile diskoda takılıp sarhoş oluyor. Yağmur'un oruç tutup okula gitmesine ise anne Doris muhalefet ediyor falan... Yani dizide Alman halkı, Türkler'i, Türkler de Almanlar'ı anlamaya çalışıyor. Diziyi laik-anti laik çatışması ve 'türban sorunu' ekseninde izlemek de mümkün... Çünkü dizinin ana teması 'farklılıklara rağmen bir arada yaşayabilmek'... Aslına bakarsanız 'farklılıklara rağmen yaşayabilmeyi' Türk halkı çok iyi başarıyor ama siyasetçiler 'farklılıkları' bir sorun olarak görüp, sürekli kaşıyor! Bu noktada Ahmet Altan ustaya selam çakmak istiyorum: Türkiye'de sorunlar çözülmemek için varlar. Varlık nedenleri ise asıl sorunların üzerini kapatmak... Bir ulusun, kurulduğu günden itibaren, laik-anti laik çatışmasını (alt uzantısı kıyafet sorunu) çözememesi garip değil mi? (Güneydoğu sorununda da yaklaşım aynı, amaç çözmemek) Batı ülkeleri 'farklılıkların uyumunu' hayata geçirebiliyorken, biz bunu niye başaramıyoruz? "İsteyen istediğini giyer. Bir insan türbanlı diye eğitim hakkı elinden alınamaz" demek bu kadar zor mu?