Hamilelikte 10 değişim ve yapmanız gerekenler

Giriş Tarihi: 25.8.2017 13:45 Güncelleme Tarihi: 5.1.2018 16:09
Hamilelikte 10 değişim ve yapmanız gerekenler

9 ay boyunca sizi pek çok değişim bekliyor olacak. Peki siz bunlara hazır mısınız?

hamilelik her kadın için oldukça heyecan verici ve çok özel bir süreçtir. Ancak ilk defa anne olacak kadınlar vücutlarında oluşabilecek değişimler konusunda bazı tedirginlikler yaşayabilirler. Özellikle hamilelik süresince meydana gelen hormonal, fi ziksel ve psikolojik değişimlere karşı anne adayları hazırlıklı olmalılar. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cengizhan Kolata, anne adaylarının hamilelikte yaşayacakları değişimler ve bu süreçte alınması gereken önlemler hakkında bilgiler verdi.

1. Kilo artışı

Hamilelik süresince anne adayında birçok değişim meydana gelir ve bu değişimlerin ilki kilo artışıyla başlar. Kilo alımı hamileliğin normal seyrinde sürdürülebilmesi ve bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya getirilmesi için gereklidir. Ancak hamilelikte normalden az ya da fazla kilo almak hem anne hem de bebek sağlığı açısından bazı riskler oluşturabilir. Bu sebeple anne adayının hamile kalmadan önceki vücut kitle indeksine göre 9-15 kilo alması gerekir. Normal vücut kitle indeksinin, kadınlar için yaklaşık 10-12 kilo olduğu söylenebilir. Kilo alımının ilk 12 hafta 1.8-2 kilo arası, 3 ayda 500 gram ve sonrasındaki süreçte 4.5-5 kilo olması normal olarak kabul edilir.

2. Sabah bulantısı

Sabah bulantıları ve ani kusmalar her hamile kadın için olağan durumlardan biridir. Hamilelerin neredeyse yarısında çeşitli şiddetlerde görülür. Ancak ikiz bekleyen hamilelerde bu durum daha uzun ve sıkıntılı olabilir. Sabah bulantıları hormonların görevini düzgün yaptığının bir göstergesidir. Bulantı ve kusmaların sebepleri kesin olarak bilinemez. Sabah bulantılarının şiddetinin farklı olmasının nedenleri arasında; hormon seviyeleri, stres düzeyleri ve yorgunluk gibi etkenler sıralanabilir. Tabi nedeni ne olursa olsun, sabah bulantıları ve kusmalar anne adayları için oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Ve bu dönem boyunca anne adayının eşinin, ailesinin ve doktorunun yakın desteğine gereksinimi vardır.

3. Rahim büyümesi

Anne adayları hamileliğin ilk ve son 3 ayında sık tuvalete giderler. Bunun sebebi vücut sıvısının artışı ve böbreklerin çalışma hızında yükselme olmasıdır. Ayrıca büyüyen rahim mesaneye baskı yaptığından sık idrara çıkma yaşanır. Ancak hamileliğin 4. ayında rahim, karın boşluğuna yöneldiği için bu şikayet ortadan kalkar. Anne adayının idrar yaparken iyice öne doğru eğilmesi gerekir. Böylece idrar kesesi tam olarak boşaltılabilir. Eğer gece çok sık idrara çıkılıyorsa, saat 16.00'dan sonra fazla sıvı almamaya dikkat edilmelidir. Bunun dışında kesinlikle sıvı kısıtlaması yapılmamalıdır.

4. Göğüslerde Büyüme

Hamilelik süresince göğüslerin giderek büyümesi ve duyarlılaşması, östrojen ve progesteron salınımındaki artışa bağlıdır. Bu sayede göğüsler emzirme dönemi için hazırlanır. Hamilelikte göğüs ucunda belirgin renk değişikliği ve koyu renkli pütürlükler oluşabilir. Doğum sonrasında göğüslerde sarkma olup olmaması en azından kısmen de olsa anne adayına bağlıdır. Çünkü her ne kadar genetik özellikler rol oynasa da, doğum sonrası göğüslerin sarkması hamilelikten değil, hamilelik boyunca göğüslere yeterli destek sağlanamamasından kaynaklanır. Bu nedenle her anne adayının mutlaka iyi destekli bir sütyen kullanması şarttır. Hatta gerekiyorsa gece yatarken sütyen çıkarılmamalıdır.

5. Şişlikler, ödem ve terleme

Hamilelikte vücut çok fazla sıvı ürettiği ve bu sıvıları tuttuğu için ellerde ve ayaklarda şişmeler ve ödem görülebilir. Hamilelik süresince gittikçe büyüyen rahim bacaklara giden damarlara baskı yapar. Bu sebeple kanın kalbe ulaşması zorlaşır ve ayak bilekleri ile ayaklarda çok fazla sıvı birikir. Bu durum genellikle hamileliğin 6. ayından sonra meydana gelir. Bazı anne adaylarında el ve ayak haricinde yüzde ve gözlerde şişmeler de olabilir. Ayrıca şişlikler ve ödem haricinde ellerde ve ayaklarda kramplar ve kasılmalar da yaşanabilir. Vücutta oluşan bu şişlikler ve ödemler çoğunlukla çalışan kadınlarda, hamilelik öncesi kilolu olan kadınlarda, hamilelik sürecinde fazla kilo alanlarda, düzensiz beslenenlerde ve ayaklarında varis problemi olan kadınlarda daha fazla yaşanır. Hamilelik sürecinde şişlik ve ödemlerin yanı sıra ani terlemeler de yaşanabilir. Vücut bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla kan ve vücut sıvısı ürettiğinden kan ve vücut sıvılarında artışlar meydana gelebilir. Terleme en çok ellerde, bacaklarda, bileklerde ve yüzde meydana gelir. Terleme hamileliğin herhangi bir döneminde yaşanabilir. Ancak en çok hamileliğin 5. ayında artışlar gözlemlenir. Hamilelikte yaşanan şişlik, ödem ve ani terleme sorunlarına karşı bazı önlemler alınabilir. Ellerde ve ayaklarda oluşan şişlik ve ödemi önleyebilmek, kramp ve kasılmaları engelleyebilmek için öncelikle uzun süre ayakta kalınmamalıdır. Özellikle akşam saatleri ayaklar yukarıya kaldırılarak dinlendirilmelidir. Doktorun önerdiği hamilelik egzersizleri ihmal edilmemelidir. Asitli içeceklerden uzak durulmalı, tuzlu yiyecekler yenilmemelidir. Ayrıca güneşin dik geldiği saatler dışarıya çıkılmamalıdır. Ani terlemeleri önleyebilmek içinse uzun süre ayakta durulmamalıdır. Sıcak havalarda dışarıda fazla vakit geçirilmemelidir. Vücudu sarmayan rahat kıyafetler ve ayakları sıkmayan ayakkabılar tercih edilmelidir. Bol su tüketilmeli, potasyum açısından zengin yiyecekler tüketilmelidir. Ayrıca aşırı tuz tüketiminden de kaçınılmalıdır.

6. Kabızlık

Hamilelikte kabızlıkla çok sık karşılaşılır. Hormon düzeyindeki artışların yanı sıra büyümekte olan rahmin bağırsaklara baskı yapması kabızlığa sebep olabilir. Bu nedenle hamilelik sürecinde oldukça dikkatli olunmalıdır. Kabızlığa sebep olabilecek yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Beslenme düzeni daha çok lif bakımından zengin taze meyve ve sebzelerden oluşmalıdır. Öğünler 6 eşit parçaya bölünmelidir. Hazırlanan yemeklere buğday kepeği eklemek de fayda sağlayabilir. Kabızlığın şiddetli olduğu durumlarda ise kuru erik suyu tüketilebilir. Sıvı alımı artırılmalı ve günlük yarım saatlik yürüyüşler yapılmalıdır.

7. Burun kanaması

En sık yaşanan şikayetlerden birisi de burunda dolgunluk hissi ve burnun sıklıkla kanamasıdır. Bu kanamalar hamilelik sırasında artan östrojen ve progesteron hormonlarının burnun iç dokusuna kan akımını artırarak, yumuşamaya ve şişmeye yol açmasına bağlı olabilir. 250 mg C vitamini alarak, kılcal damarların direnci artırılabilir ve kanama riski azaltılabilir. Hamilelik ilerledikçe burun tıkanıklığı artabilir. Gece saatleri öksürükler ve boğazda tıkanmalar yaşanabilir. Bu gayet normal bir durumdur. Bu tarz sorunları önleyebilmek için içerisinde herhangi bir ilaç ve kimyasal içermeyen bir burun damlası kullanılabilir. Ayrıca odaya koyulacak nemlendiriciler ile odanın nem dengesi korunabilir ve havadaki kuruluk azaltılabilir.

8. Akınıtı

Hamilelikte vajina ve rahim ağzında yoğun bir kan akışı yaşanır. Bunun sonucunda da damarlar genişler ve akıntılar yaşanabilir. Hormon seviyeleri değiştiğinden rahim ağzı salgısı ve vajinal salgılarda ciddi bir artış görülebilir. Hamilelikte akıntıların yaşanması normal kabul edilir. Ancak bazen hamileliğin ikinci yarısında aniden fazla miktarda su gibi bir akıntı gelmesi zarların erken açılması anlamına gelebilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Anne adayının kişisel temizliğine ve hijyenine de çok dikkat etmesi gerekir. Herhangi bir vajinal iltihaplanma olasılığına karşı vajinal bölgenin çok iyi temizlenmesi ve kurulanması gerekir. Özellikle duş, havuz ve deniz sonrası mutlaka kuruluk sağlanmalıdır.

9. Cilt bozulması

Vücutta beliren cilt problemleri birçok kadının ortak sorunudur. Özellikle mor-kırmızı renkte ve örümcek ağına benzer çizgilere sıkça rastlanır. Ancak bu çizgiler hormonal kaynaklıdır ve genellikle doğum sonrası kaybolur. Hamilelikte yağ salgısı arttığından ciltte yağlanmalar olabilir. Dengeli bir beslenme ve düzenli cilt bakımı ile cilt sağlığı korunabilir. Hamile kadınlar bu süreçte de kendilerine bakmak ve güzel görünmek isteyebilir. Ancak cildin hava almasını engelleyen kozmetik malzemelerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Ayrıca kilo artışına bağlı vücutta çatlaklar da oluşabilir. Hamile kadınların yüzde 90'nında bu problem gözlemlenir. Çatlaklar daha çok göğüslerde, karın ve kalça bölgesinde meydana gelir. Bu çatlaklar pembe/kırmızı renkte ve hafifçe çentikli bir yapıya sahiptir. Çatlak izleri hızlı kilo artışına bağlı olarak gerilerek derinleşebilir. Ancak düzenli olarak spor yapan, sağlıklı beslenen ve esnek bir vücut yapısına sahip kadınlarda daha az çatlaklar meydana gelir. Ayrıca sanılanın aksine çatlakları yok etmek için kullanılan krem, yağ ve losyon gibi kozmetikler fayda sağlamaz.

10. Depresyon, uyku bozukluğu ve dikkat eksikliği

Hamilelik döneminde görülen ve olağan kabul edilen geçici duygusal dalgalanmalar genellikle hamileliğin ilk aylarında olur. Adet dönemi sorunlu geçen hamilelerde bu tarz duygu durumları daha sık görülebilir. Hamileliğin istendiği durumlarda bile hamileliğin öğrenilmesinden itibaren anne adayında çelişik duygular belirebilir. Bu duygusal çelişkilerin belirli bir tedavisi yoktur. Ancak çikolata ve kafeinden uzak durmak, diyet yapmak, dengeli bir biçimde dinlenmek, spor yapmak, hissedilen duyguları konuşarak ifade etmek ya da sosyal çevredeki insanlarla paylaşmak sorununun ağırlaşmasını engelleyebilir. Sosyoekonomik stres, kişisel ya da aile özgeçmişinde geçirilmiş depresyon öyküsü, eşin yeterli derecede destek vermemesi ve hamilelik komplikasyonları nedeniyle hastaneye yatırılma gibi durumlar anne adayını strese sokabilir.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN
ARKADAŞINA GÖNDER
Hamilelikte 10 değişim ve yapmanız gerekenler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN