İNSANOĞLU
her zaman mutlu, her zaman keyifli, her zaman geleceğinden umutlu olarak yaşamını sürdüremiyor. Başımız sıkıştığında, kafamız bozulduğunda, keyfimiz kaçtığında bulunduğumuz ortamdan uzaklaşmak, biraz nefes almak istiyoruz. İşte tam da o anlarda, sığınabilecek bir ada arıyoruz. Kendimizi daha iyi hissedebileceğimiz, gündemimizi değiştirebilecek bir ada. Gökçeada, kendinizi çok daha iyi hissedebileceğiniz, kafanızı dinleyebileceğiniz mükemmel bir nokta. Öncelikle ister otobüsle ister kendi aracınızla gelin, kafanıza göre takılamazsınız. Unutmayın burası bir ada, öyle büyük kentlerdeki gibi hızla hareket etme şansınız yok. Birinci kural, geminin saatine uyacaksınız. Sonra gemi personeli milim milim araçlarınızı yerleştirmenize yardımcı olacak. Ardından mükemmel bir deniz yolculuğu... Bu yolculuk sırasında sakın içeride oturmayın. Açık havada püfür püfür adaya ulaşın. Ciğerlerinize tertemiz Ege havasını doldurun. Anlayacağınız Gökçeada'ya ulaştığınızda artık sizi geren büyük kent koşuşturmasından eser kalmayacak. Zaman yavaşlayacak, stres sıfırın altına inecek. Gökçeada'ya başka hangi nedenle gelmek lazım?" diye soruyorsanız, işte size sebepler: Kaleköy'de bulunan kale kalıntısını mutlaka ziyaret edin. Helen öncesi dönemlere ait olan kalenin duvarları, Bizans döneminde onarılmış. İki koyun arasında yer alan kalenin olduğu tepeden bir yanda Kaleköy Limanı, diğer yandan Yıldızkoy'u seyredebilirsiniz. Bu arada tam karşınızda duran Yunan Semadirek Adası (Samothraki) da size sınırların ne kadar anlamsız olduğunu bir kez daha gösterebilir. Eğer açık bir havada Uğurlu sahiline giderseniz, buradan da Limni'yle selamlaşmanız mümkün.
KEÇİ PEYNİRİNİ MUTLAKA TADIN
Yerel tatlara ilgi göstermeyi ihmal etmeyin. Gökçeada'nın üzümleri, keçi peyniri, kekik, adaçayı ve melisasından tadın. "Bunların hiçbiri bana uymadı," diyorsanız kendinizi tepelere vurun. Adanın neresinde dolaşırsanız dolaşın, eşsiz güzellikte manzarayla karşılaşacaksınız. Bol bol fotoğraf çekin. Bu gezi esnasında size adanın keçileri eşlik edecektir. Adada Türkiye'nin hiçbir yerinde yapılmayan düzeyde serbest hayvancılık yapıldığı için, doğada gezerken en iyi dostunuz keçiler olacak.
HER DAİM ESİNTİLİ, NEM ORANI DÜŞÜK
Bir de iklim faktörünü unutmamak lazım. Yazın ne kadar sıcak olursa olsun, Gökçeada esintisinden öyle kolay kolay taviz vermez. Dolayısıyla da hava sıcak olsa da nem minimum düzeyde olur. Kısacası Gökçeada'da sıcak bunaltmaz, adadaki ılık esinti sizi her daim kucaklar.
NASIL GİDİLİR?
Gökçeada'ya Kabatepe Limanı'ndan kalkan feribotla geçiliyor. Eğer özel aracınızla Trakya tarafından geliyorsanız, Gelibolu'yu geçtikten sonra, Eceabat'a 2 kilometre kala Kabatepe sapağını göreceksiniz. Buradan içeri girdiğinizde yol sizi limana götürecek. Eğer Anadolu tarafından geliyorsanız, önce Çanakkale merkeze gideceksiniz. Oradan bir gemiyle Eceabat'a geçeceksiniz. Buradan Gelibolu yönüne 2 kilometre kadar gittiğinizde Kabatepe sapağını göreceksiniz demektir. Çanakkale'den biletinizi alırken Gökçeada'ya geçtiğinizi söylemeyi sakın unutmayın. Çünkü buradan alacağınız bilet Kabatepe-Gökçeada hattında da geçerli olacak. Eğer otobüsle gelecekseniz, her gün İstanbul'dan Truva Turizm ve Metro Turizm'in seferleri mevcut.
NEREDE, NE YENİR?
Ecem Mantı: Merkezde mantı ve ev yemekleri yapan lokanta, konuklarını özenle ağırlıyor. Annesinin yemeklerini özleyenlere tavsiye edilir. Asmalı Konak: Merkezde küçük bir aile işletmesi olan lokantanın sahibi balıkçı olduğu için taze balık ve yanında taptaze salata her daim mevcut. Avlu Şarapevi: Merkezde taze meze yemek ve ada şarabı içmek için ideal. Kemancı Şarapevi: Zeytinliköy'de ada şarabı ve hafif mezeler bulmanız mümkün. Barba Hristo: Zeytinliköy'de, ev dondurması ve sakızlı muhallebisiyle meşhur. Son Vapur: Kaleköy'de taze balık ve meze çeşitleriyle tanınıyor. Gökçeada Balık Restoran: Taze balık, köfte, pirzola ve ada şaraplarını bulmak mümkün. Yakamoz: Yukarı Kaleköy'de balık ve et seçenekleri mevcut. Bir de mükemmel manzara. Zeytin Kahvaltı Evi: Yeni Bademli Köyü girişinde, açık büfe kahvaltı. Sınırsız çay. Mustafa'nın Kayfesi: Yukarı Kaleköy'deki kahvede serpme ada kahvaltısı mevcut.
NEREDE KALINIR?
Gökçeada'da çok sayıda pansiyon, motel, apart ve otel bulmak mümkün. Gitmeden önce www.gokceadarehberi. com, www.gokceada.com.tr, www. gokceadaturizm.com gibi internet sitelerini ziyaret ederek, kalacağınız yeri seçebilir ve odanızı ayırtabilirsiniz. Tüm seçenekler bu ve benzeri internet sitelerinde mevcut.
EN TEMİZ PLAJLAR BURADA
Türkiye'nin en temiz plajlarında yüzmek için mutlaka Gökçeada'ya gidin. Ege'nin kuzeyinde, kendi halinde bir ada olan Gökçeada, henüz tam olarak keşfedilmediği için denizi temiz. Adanın neresinde yüzerseniz yüzün, kendinizi akvaryumda gibi hissedeceksiniz. Denizin tuzundan asla rahatsız olmayacaksınız. Adanın bir başka güzelliği de rüzgar hangi yönden eserse essin, diğer cephede sakin ve temiz bir sahil bulmak mümkün.
SÖRF YAPMADAN DÖNMEYİN
Hayatınızda daha önce hiç yapmadıysanız bile Gökçeada'ya gelirseniz sörf yapmayı deneyin. Yılın büyük bölümünde sörf için uygun rüzgar mevcut. Adanın özellikle Aydıncık sahili, sörf ve kitesörf yapmak isteyenler için ideal. Burada bir sörf okulu ve onlarca günü birlik tesis var. Yok, "Denizin üzerinde mutlu değilim, altını görmek istiyorum," diyorsanız, Kaleköy'de dalış okulu bulunuyor. Gökçeada'nın denizaltını keşfetmek de sizi mutlu edecek.
NEREDEN NE ALINIR?
Tını Doğal Ürünler Evi: Merkezde, tarihi taş bir binada adaçayı, kekik, melisa, zeytinyağı, ada şarabı ve diğer ürünleri bulmanız mümkün.
Kokina Hediyelik Eşya: Merkezdeki bu şipşirin dükkanda ada sabunu, zeytinyağı, peştemal, Gökçeada tişörtü ve diğer ürünlerini satın alabilirsiniz.
Gökçeada Büfe: Merkezdeki büfeden her türlü ada ürünü ve ada şarabı bulmanız mümkün.
Akmugan Büfe: Merkezdeki büfede tüm ada şarapları ve ada ürünleri mevcut.
Meydani Pastanesi: Merkezdeki pastaneden Efibadem kurabiyesi alabilirsiniz. Kurabiyeler mükemmel, özellikle akşamüstü çayın yanında deneyin.
NURAY MESTCİ