İran'da parti yapan 35 kişiye kırbaç cezası
İran'da kadın ve erkeklerin bir arada eğlendiği partiye düzenlenen baskın sonucu tutuklanan 35 kişinin kırbaç cezasına çarptırıldı.
Alkol kullanmanın yasak olduğu İran'da, kadın ve erkeklerin partilerde bir arada olmaları da engelleniyor.
Kazvin eyaletinin Başsavcısı Sadıki Niyareki,"Kazvin yakınlarında bir bahçede gece partisi yapan yarı çıplak 35 kadın, erkek tutuklandı ve cezalandırıldı" dedi.
"HER BİRİ KIRBAÇ CEZASINA ÇARPTIRILDI"
Niyareki, tutuklananların bir gün içinde yargılandığını ve her birinin kırbaç cezasına çarptırıldığını ve bu cezaların da uygulandığını belirtti.
Rusya Türkiye'ye pilot davası açıyor
Moskova, sınırı ihlal ettiği için Türkiye tarafından düşünülen Rus savaş uçağı Su-24'ün öldürülen pilotu ile ilgili dava açıyor.
Interfax'ın haberine göre üst düzey bir yetkili"Yapılan ön araştırmalar sonucunda Rus askeri pilot Oleg Peşkov'un öldürülmesi olayı ile ilgilidava açılmasına karar verildi" dedi.
Yetkili, soruşturma ve mahkeme süreci ile ilgili çalışmaların başladığını söyledi.
24 KASIM'DA DÜŞÜRÜLMÜŞTÜ
Türkiye sınırını ihlal eden Rus uçağı, 24 Kasım'da Türk F-16'lar tarafından düşürülmüş, iki pilottan biri olan Oleg Peşkov yerden açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Rus pilotun ölümünden sorumlu olduğu iddia edilen Alparslan Çelik hakkında takipsizlik kararı verilmişti.
'Türkiye'nin desteği olmasaydı bu noktaya kolay gelemezdik'
Gürcistan Parlamentosu Başkanı Davit Usupaşvili, Gürcistan'ın 25 yıllık bağımsızlık sürecinde Türkiye'den sürekli somut destek aldığını söyledi.
Usupaşvili, Gürcistan'ın bağımsızlığının 25. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye-Gürcistan Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanı Yardımcısı, AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Heyeti kabul toplantısı öncesinde konuşan Usupaşvili, "Dost ve kardeş Türkiye'nin ülkemize somut desteği olmasaydı Gürcistan bağımsızlığının 25. yıl dönümünde bulunduğumuz bu olumlu noktaya kolay gelemezdi." dedi.
Şahin, yaklaşık 30 dakika süren basına kapalı toplantı ardından Usupaşvili ile görüşmesi hakkında AA muhabirine bilgi verdi.
Toplantının oldukça olumlu geçtiğini kaydeden Şahin, "Ülkelerimiz arasındaki, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki işbirliğinin 25 yılda edindiği kazanımlar gelecek 25 yıllarda nasıl daha da ileriye götürebilir, bunun için altyapı analizi yaptık." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin Gürcistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğünü sürekli tanıyan ve bu ülkenin Abhazya ve Güney Osetya topraklarındaki sorunlarının uluslararası platformlarda barışçıl yollarla çözülmesini destekleyen bir ülke olduğunu vurgulayan Şahin, Usupaşvili ve Gürcistan hükümetine yeni Başbakan Binali Yıldırım'ın selamını getirdiklerini kaydetti.
Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü'nün Gürcistan'da yürüttüğü çalışmalardan son derece memnun olduklarını, bu çalışmaların olumlu somut sonuçlarını her daim gördüklerini ifade eden Şahin, "İki ülke arasındaki stratejik işbirliği gelecekte artarak devem edecek. Ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal olarak ülkeler arasındaki kardeşlik sonucunda nasıl kimlikle buraya girebiliyorsak ve pasaport ihtiyacı olmadan sınırları ortadan kaldırdıysak, zihinlerdeki sınırları da ortadan kaldırmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Şahin, Usupaşvili ile görüşmesinin ardından heyet ile Tiflis merkezindeki Özgürlük Meydanı'nda Gürcistan'ın bağımsızlığının 25. yıl dönümü törenlerine katıldı.
Fransa'da 16 nükleer santralde greve gidiliyor
Fransa'da yeni çalışma yasa tasarısı protestoları kapsamında enerji sektöründeki sendikalar, 19 nükleer santralden en az 16'sında grev yapacak.
Fransa'da, yeni çalışma yasa tasarısını protesto kapsamında rafineri grevidevam ederken şimdi de ülkedeki nükleer santrallerde greve gidiliyor.
Ülkenin en büyük işçi konfederasyonu CGT'nin enerji sektöründeki kolu CGT-Enerji tarafından yapılan açıklamada, Fransa'daki 19 nükleer santralden en az 16'sında bu gece itibarıyla grev başlatacakları duyuruldu. Dünden itibaren kısmen başlayan grev nedeniyle ülkenin Loire-Atlantique bölgesindeki bazı şehirlerde elektrik kesintisi yaşandı.
Eylemlerin, santrallerde voltajı düşürerek ya da akımı tamamen keserek yapılacağı kaydedildi.
Hafta sonundan itibaren başlayan rafineri eylemlerinde ise rafinerilerden ve depolardan akaryakıt istasyonlarına nakil yapılması engelleniyor.
Fransa'daki benzin sıkıntısı protestolarında bir kişi öldü
Fransa'da yeni çalışma yasa tasarısını protestolar kapsamında yaşanan benzin sıkıntısı nedeniyle bir kişi elektrikli bir araçtan yakıt çalmaya çalışırken akıma kapılarak hayatını kaybetti.
Fransa'da yeni çalışma yasa tasarısını protestolar kapsamında yaşanan benzin sıkıntısı nedeniyle bir kişi elektrikli bir araçtan yakıt çalmaya çalışırken akıma kapılarak hayatını kaybetti.
Besonçon kentinde, dün gece aracının deposunda benzin kalmayan bir kişi, sifon pompa setiyle başka araçtan benzin çalmaya çalışırken öldü.
İsmi açıklanmayan kişinin, elektrikli aracın deposundaki akıma kapıldığı belirtildi. Söz konusu kişinin etrafa yayılan yanık kokusu sonrasında fark edildiği ancak müdahaleye rağmen kurtarılamadığı ifade edildi.
4 bin 26 benzin istasyonunda kıtlık
Fransa'da hükümetin parlamentodan geçirmeye çalıştığı yeni çalışma yasa tasarısına karşı protestolar kapsamında hafta sonundan bu yana rafinerilerden benzin istasyonlarına ulaşım sendikalar tarafından engellenmiş durumda.
Ülkedeki 8 rafinerinin tamamında grev yapılırken bazı rafinerilere hiç ulaşılmıyor.
Fransa'daki 12 bin benzin istasyonundan 4 bin 26'sında ise benzin kıtlığı yaşanıyor. Bazı bölgelerde araç başına 20 litre verilmesi uygulamasına geçildi.
Uzun kuyruklar ve kavgalar
Hafta başından bu yana Seine-et-Marne'de bulunan ve Paris'in de yer aldığı Ile de France bölgesine dağıtım yapan Grandpuits petrol rafinerisinin bloke edilmesiyle benzin kıtlığı, Paris ve çevresinde de hissedilmeye başlamıştı.
Paris'te benzin istasyonlarının bazılarının önünde kuyruklar oluşurken, bazılarında da yakıt olmadığı için pompaların üzerine "Benzin yok" uyarısı asıldı.
artırma ve maaşlarını düşürme yetkisi veriyor
Endonezya'da çocuk istismarcılarına ölüm cezası
Endonezya, çocuk istismarcılarına yönelik cezaları sertleştirdi.
Endonezya Devlet Başkanlığı tarafından çıkarılan kanun hükmünde kararnamede, çocuk istismarcılarının idam edileceği ve kimyasal kısırlaştırma cezasına çarptırılacağı belirtildi.
Devlet Başkanı Joko Widodo, yaptığı açıklamada, yeni kanunla, çocuklara yönelik cinsel şiddetin yol açtığı krizin üstesinden gelmenin amaçlandığını söyledi. Widodo, bu tür suçluların ağır cezaları hak ettiğini ifade etti.
Yeni düzenlemeyle daha önce tecavüz suçunun maksimum 14 yıl hapis cezası olduğu ülkede, çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından hapse giren suçlular tahliye edildikten sonra elektronik izleme cihazıyla takip edilebilecek.
Devlet başkanlığı tarafından çıkarıldığı için doğrudan yürürlüğe giren düzenleme ileri bir tarihte parlamento tarafından kaldırılabilir.
Endonezya'da, mayıs ayında 14 yaşında bir kızın okuldan eve dönerken toplu tecavüze uğraması ve 18 yaşındaki bir fabrika işçisinin tecavüz edildikten sonra öldürülmesi halk arasında tepkiye ve istismarcıların daha ağır cezalar almasına yönelik çağrılara yol açmıştı.
Libya'da bot faciası
Akdeniz bir kez daha mülteci faciasına sahne oluyor. Mültecileri taşıyan bir botun alabora olduğu bildirildi. Faciada 80 kişinin boğulduğu düşünülüyor.
Libya açıklarında bot battı 80 mülteci hayatını kaybetti.
Takım arkadaşlarına tecavüz ettiler
ABD'de lise öğrencisi 16, 17 ve 18 yaşındaki 3 beyaz öğrenci siyahi bir takım arkadaşlarına tecavüz etti. Korkunç olay ırkçılığın gençler arasında ne boyutlarda olduğunu bir kez daha gösterdi.
18 yaşındaki John Howard, 17 yaşındaki Tanner Ward ve ismi açıklanmayan 16 yaşındaki 3 zanlı Amerikan futbol takımından siyahi bir arkadaşlarına önce tecavüz etti, daha sonra çıplak bir şekilde takım otobüsüne bindirdirip ırkıçı Ku Klux Klan'ın marşını söylettiler. Idoha eyaletinde yaşanan olayda 3 genç zihinsel olarak engelli olduğu belirtilen siyahi takım arakadaşlarına bir cisimle defalarca tecavüz etti.
Dietrich Lisesi'nde soyunma odasında gerçekleşen korkunç olayın ardından konuşan siyahi genç "Bağırdım ama kimse yoktu. Tamamen alt üst olmuş durumdayım. hayatımda böyle bir acı böyle korkunç bşr olay yaşlamadım. Olay sırasında sürekli kahkaha atıyorlardı" dedi.
Kimliği açıklanmayan siyahi gencin küçük yaşta beyaz bir aşle tarafından evlatlık edinildiği, yaşadığı yerde ise sürekli ırkçı eylemlere maruz kaldığı belirtiliyor. Gencin ailesi Dietrich Lisesi'ne 10 milyon dolarlık bir tazminat davası açtı.
3 zanlının yargılanma sürecine de geçildi. Mahkemede ağlayan tecavüzcüler, hakimden af diledi. Henüz nihai karar verilmemekle birlikte zanlıların çok ağır bir ceza alması bekleniyor.
Küçük çocuğun kafası sürekli büyüyor
Bangladeş'in güneyinde yaşayan iki yaşındaki Emon adlı erkek çocuğun kafası tam 9 kilo ağırlığında. 1 yaşındaki bir çocuğun ortalama ağırlığına eşit sayılabilecek ağırlıktaki kafasıyla küçük çocuk sürekli bakıma muhtaç bir halde hayatını sürdürüyor.
ÖNCE TEŞHİS KOYACAK DOKTOR BULAMADILAR
Emon'un sezaryenle doğumundan beri sürekli büyüyen kafasına bir çare arayan anne ve babası, küçük çocuğun rahatsızlığına teşhis koyabilecek doktor bulamadı.
BEYNİNDE SU TOPLANMASI TEŞHİSİ KONDU
Küçük Emon'a en sonunda 'hidrosefali' (beyinde su toplanması) teşhisi kondu. Doktorlar, kafatasının içinde biriken sıvının baskı yaparak beyne zarar verdiği bu rahatsızlığın tedavisinin ancak Bangladeş dışında bir ülkede yapıldığını çaresiz anne babaya bildirdi. Çok fakir olan Emon'un ebeveynlerinin yurt dışına çıkacak maddi durumları bulunmuyor.
ANNENİN GEBELİK SIRASINDAKİ HASTALIĞI SEBEP OLMUŞ
Tedavi uygulanmama durumunda rahatsızlık uzun vadede zihinsel ve bedensel engellere ve hatta kalıcı beyin hasarına sebep olabiliyor.
Doğuştan gelen ve bebeklerde görülen hidrosefali, annenin gebelikte kabakulak ve kızamıkçık hastalıkları yaşaması sonucunca gelişen komplikasyonlar neticesinde bebeklerin etkilenmesiyle ortaya çıkıyor.
HİNDİSTANLI KIZ ÇOCUĞU DA AYNI RAHATSIZLIKTAN MUZDARİPTİ
Emon'un rahatsızlığına benzer bir vaka Hindistan'da da yakın zamanda görülmüştü. Hidrosefali hastalığından muzdarip Roona Begum'un kafası 94 santimetre çapına ulaşmış.
Yeni Delhi'de yapılan bir dizi ameliyatlar sonucunda küçük kızın kafası 58 santimetre çapına inmişti.
Fransa'da yarın gazeteler çıkmayacak
Fransa'da yeni çalışma yasa tasarısını protesto için yarın ulusal gazetelerin basımı ve dağıtımı yapılmayacak.
Ulusal Günlük Basın Sendikası (SPQN) tarafından yapılan açıklamada, yarın Fransız ulusal gazetelerinin basımı ve dağıtımının yapılmayacağı bildirildi.
"Gazetelerimiz CGT tarafından, iş yasasına karşı esir alındı" ifadesine yer verilen açıklamada, basımın ve dağıtımın yapılamamasının sendikayla ilgili bir durum olmadığı belirtildi.
31 Mart ve 28 Nisan'da da gazetelerin baskısı ve dağıtımı yapılamamıştı.
Çalışma yasasını protesto etmek isteyen sendikalar, rafinerilerdeki eylemini sürdürürken bu gece itibariyle nükleer santrallerde de greve başlıyor.
Hafta sonundan itibaren başlatılan eylemlerde, eylemciler, rafinerilere giden yolları kapatarak akaryakıt istasyonlarına nakil yapılmasını engelliyor.
Sendikalar ve işçi örgütleri, hükümetin tasarıyı geri çekmesini istediklerini, aksi halde geri adım atmayacaklarını dile getiriyor.
Trakya'nın gazı Mart 2017'de akacak.
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak önemli projelerden biri daha hayata geçiyor..
Çanakkale Gelibolu'daki 'Poyraz Sahası'nda üretilen doğalgaz ana iletim hattına bağlamasına ilişkin takvim netleşti. Buradan çıkarılan doğalgaza ticari hale getirecek sürecin Mart 2017'de tamamlanması öngörülüyor. BOTAŞ'ın dağıtım şebekesine verilecek gaz Türkiye-Yunanistan Doğal Gaz Boru Hattı'na bağlanacak. Türkiye böylece bu miktarda daha az doğalgaz ithalatı gerçekleştirecek. 17.6 kilometrelik boru hattı inşa edilecek. Toplamda 26.7 milyon dolarlık yatırımın yapılacağı sahada 9 kuyu açılırken 5 tane daha kuyu açılacak. Gelibolu'da bulunan sahadaki mevcut rezervin 800 milyon metreküp olduğu belirtiliyor. Yeni açılacak kuyularla birlikte rezerv miktarının artabileceği ifade ediliyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve BOTAŞ tarafından yürütülen sürece ilişkin değerlendirmede bulunan enerji yönetiminden üst düzey bir yetkili, "Şirket satın alınmasına ilişkin yeni bir süreç vardı.18 milyon dolar ilave yatırım yapılacağı projeye ilişkin takvimde herhangi bir değişiklik yok. Boru hattı inşa ediliyor. BOTAŞ'ın ana hattına bağlanacak. Şirket Mart 2017'ye yetişmeyi planlıyor. Son tarih olarak ise Mayıs 2017'ye veriyor" dedi.
Yüzbinlerce kişi Rakka'dan kaçıyor
Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri, Rakka operasyonunu sürdürüyor. Savaşın ortasında kalan yüzbinlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı
Terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı olan YPG'nin başını çektiğiSuriye Demokratik Güçleri adlı grubun, DAEŞ'in kendi başlarına başkent ilan ettiği Suriye'nin Rakka şehrine yönelik operasyonları sürüyor. ABD'nin hava desteğini de alan Suriye Demokratik Güçleri ile terör örgütü DAEŞ arasında, kırsal bölgede başlayan çatışmalar büyük bir göç hareketine sebep oldu.
Anadolu Ajansı'nın yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre yüzbinlerce kişi Rakka'daki evlerini terk ederek, güvenli gördükleri Halep'in kuzeyindeki Bab, Münbiç, Cerablus ve Çobanbey'e doğru yola çıktı.
YERİNDEN AYRILANLARIN SAYISI 300 BİN OLDU
Binlerce kişi de güneydeki Deyr ez Zor'a yöneldi. ABD ve YPG'nin kapsamlı bir operasyon başlatacağı beklentisi nedeniyle yerlerinden ayrılanların sayısının 300 bini bulduğu kaydedildi. Rakka'nın kuzeyindeki Hişe köyünde şiddetli çatışmalar yaşandığı, insansız hava araçlarının kent üzerinde yoğun keşif uçuşu yaptığı belirtildi.
EVİNİZİ TERK EDİN YAZILI BROŞÜRLER ATILIYOR
ABD uçaklarının da son günlerde, çatışma beklenen bölgelere "Evlerinizi terk edin" yazılı broşürler attığı da biliniyor. Operasyona, YPG'li 15 bin civarı milisin katılacağı tahmin ediliyor. ABD'nin kurduğu DAEŞ karşıtı koalisyonun sözcüsü Albay Steve Warren, ABD askerlerinin de operasyonda yer aldığını söyledi ve "Ancak askeri personelimiz ön cephede değil, destek ve danışmanlık görevi üstleniyor" dedi. ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel, 22 Mayıs'ta Suriye'ye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş, bu ziyaretin "Rakka operasyonuyla alakalı olduğu" duyurulmuştu. Uzun süredir stratejik yenilgiler alan terör örgütü DAEŞ, başkenti olarak gördüğü Rakka'ya yönelik tehdit yüzünden, bölgede bu ay başında olağanüstü hal ilan etmişti.
ABD'nin New York kentinde konser salonunda silahlı saldırı
New York'ta bir konser salonunda meydana gelen silahlı saldırıda 1 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Giriş ve çıkışa kapatılan salonda polisin saldırganı arama çalışmaları sürüyor.
ABD'nin New York kentinde, 'tap' müzik şarkıcısı T.I'nın konser verdiği salon kana bulandı. İlk gelen bilgilere göre, binden fazla kişinin bulunduğu Irving Plaza konser salonunda meydana gelen silahlı saldırıda, göğsünden vurulan bir kişi yaşamını yitirdi, biri kadın üç kişi de yaralandı. Salonda büyük paniğe yol açan saldırının ardından, salona giriş ve çıkışlar durduruldu. Polis saldırganı aramayı sürdürüyor.
Rakka'da da aynı oyun!
ABD ve PYD'nin ortak operasyon düzenlediği IŞİD kontrolündeki Rakka'nın eski Askeri Meclis Başkan Yardımcısı Albay İmededdin Said konuştu.
ABD Hava Kuvvetleri ve terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin başını çektiği güçlerin IŞİD kontrolündeki Rakka'ya düzenlediği operasyonun arkasında da "ABD'nin PYD'ye alan açma çabası" olduğu ortaya çıktı. PYD şu ana kadar Rakka'da 3 köyü IŞİD'den aldı.
Başlatılan operasyonu değerlendiren Eski Rakka Askeri Meclis Başkan Yardımcısı Albay İmededdin Said, Rakka'daki oyunu anlattı. Said, "ABD'nin Rakka'yı yerle bir etme pahasına giriştiği operasyon sadece IŞİD'den bölgeyi alıp, bir diğer terör yapılanması PYD'ye teslim etme çabasıdır" dedi.
ŞEHİR HARİTADAN SİLİNECEK
"ABD'nin IŞİD'e yönelik güç gösterisi, Suriye'de bir şehrin yerle bir edilmesini sağlayacak. Onbinlerce insanın yaşadığı kent sayıları birkaç bin olan IŞİD terör örgütü mensupları yüzünden haritadan silinecek" diyen Albay Said, "ABD ve PYD bunu çoktan göze aldı. İnsanlar şehirden kaçmaya çalışıyor. Ancak, IŞİD sivilleri kalkan olarak kullanacak. Çok yakında Suriye'de Rakka diye bir şehir kalmayacak" diye konuştu.
KALICI OLMASI İMKANSIZ
Said, "Saldırılar Ayn isa, Aynen Arap ve Resul Ayn'den kara operasyonu, havadan ise ABD'nin yoğun bombardımanı eşliğinde devam ediyor. Operasyonun seyri 8 ila 10 gün içinde belli olabilir. PYD'nin her halukarda büyük kayıplar vermesi kaçınılmazdır. Bu saldırıdan en fazla zararı bölgedeki siviller görecektir" ifadelerini kullandı. Said, "ABD, bölgede yıllarca devam edecek çatışma için PYD'yi bölgede hakim kılmak istiyor. Ancak geçici olarak bu gerçekleşse bile, uzun vadede PYD'nin kalıcı olması imkansız" dedi.
RUSYA'DAN GİZLİ DESTEK
PYD'ye yönelik ABD desteğinin farklı güç savaşlarını tetikleyebileceğini ve bölgedeki Washington etkisinin Moskova'yı farklı seçeneklere itebileceğini belirten Said, "Rusya, rejimi gizlice destekleyebilir" ifadelerini kullandı.
İKİ KASABADA YOĞUN ÇATIŞMA
Çatışmalar dün itibariyle PYD'nin daha önce kaybettiği Ayn İsa ve Hışe kasabaları çevresinde yoğunlaştı. Rakka merkezine uzak
bir noktada olan bu bölgelere ABD koordinesindeki koalisyon uçaklarının çevredeki 3 hedefi vurduğu belirtildi.
Slovakya Başbakanı'ndan skandal açıklama!
Slovakya Başbakanı Robert Fico, ülkesinde Müslüman bir topluluğun oluşmasını istemediğini söyledi.
Fico, Slovakya Haber Ajansına (TASR) yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin, sığınmacıların üye ülkeler arasında dağıtımında uygulamak istediği zorunlu kotaya karşı çıkmaya devam ettiklerini belirtti.
Çok kültürlülüğün Slovakya'nın temellerine aykırı olduğunu savunan Fico, ''Ülkemin çıkarı, kendi kültürünü korumak ve şu anki karakterinin değişmesine izin vermemektir. '' dedi.
Fico, Slovakya'nın yüzyıllardır Kiril ve Metodi mirasına dayandığını, bu karakterinin değişmesini ve ülkesinde Müslüman topluluğun oluşmasını istemediğini belirterek, ''Burada sürekli çıkarlarının gerçekleşmesini isteyen binlerce Müslümanın yaşamasını istemiyorum.'' şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz aylarda da İslam ve Müslümanlar hakkında çeşitli açıklamalarda bulunan Başbakan Fico hakkında ''etnik ve ulusu aşağılama, etnik ve ırkçı nefreti körükleme şüphesiyle'' suç duyurusunda bulunulmuştu.
Çoğunluğu Katolik 5,4 milyon nüfuslu Slovakya'ya geçen yıl sadece 169 iltica başvurusu yapıldı. Avrupa Birliği'nin zorunlu kotaları çerçevesinde 802 sığınmacı alması gereken Slovakya, bu yükümlülükten kurtulmak için Macaristan'la birlikte Lüksemburg merkezli AB mahkemesi Avrupa Adalet Divanı'na başvurmuştu
Cosby itiraf etmiş
ABD'li komedyen, televizyon yapımcısı ve oyuncu Bill Cosby'nin cinsel tecavüz suçlamasıyla yargılanmasına karar verildi. ABD'de onlarca kadın, 1960'lı yıllardan 2000'lerin başına kadar değişik zamanlarda ünlü oyuncunun kendilerini cinsel ilişkiye zorladığı iddialarında bulunuyordu. Bu iddialardan birisi daha ABD'nin Pennsylvania eyaletinde davaya dönüştü. Bölge mahkemesi hakimi, Cosby'nin 2004'te Temple Üniversitesi çalışanı Andrea Constand'a tecavüzde bulunmaktan yargılanmasına karar verdi. Kadın şikayetinde, ünlü oyuncunun kendisine Philadelphia'daki evinde 3 mavi hap verdiğini, haplar nedeniyle bilincini kaybettiğini ve Cosby'nin tecavüze maruz kaldığını iddia etti.
HAFTADA 5-6 KIZ...
AP haber ajansı ise duruşmadan birkaç gün önce, Constand'ın şikâyeti üzerine 2005 ve 2006'da ifade veren Cosby'nin şimdiye kadar reşit olmayan en az iki kızla birlikte olduğunu ve bir mankenlik ajansının kendisine haftada 5-6 kız gönderdiğini itiraf ettiğini duyurmuştu. Cosby'nin geçmişte verdiği ifadede, bu kadınlardan biriyle girdiği cinsel ilişkiyi anlattığı da AP'nin haberinde yer alıyordu.
Hollanda teröre karışanları mahkeme kararı olmadan vatandaşlıktan atacak
Hollanda'da artık DAEŞ ve El Kaide gibi terör örgütlerine katılan çift uyrukluların Hollanda vatandaşlıkları mahkeme kararı alınmaksızın düşürülebilecek. Güvenlik ve Adalet Bakanlığı'nın aşırılıkla mücadele kapsamında hazırladığı yasa tasarısı, partilerin büyük çoğunluğunun desteğiyle mecliste kabul edildi. Vatandaşlığı düşürülen kişinin istenmeyen yabancı olarak ilan edileceği ve Hollanda ve Schengen bölgesine dönemeyeceği belirtildi. Adalet Bakanı sözcüsü Wiebe Alkema, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, "Terör suçu olmasa dahi, Adalet Bakanı, kişinin terör örgütüne katılması durumunda vatandaşlığının düşürülmesine karar verebilecek" diye konuştu. Şimdiye kadar 240 Hollanda vatandaşının DAEŞ ya da El kaide'ye katıldığı ve 40'ının ülkeye döndüğü biliniyor. Yasa tasarısı ilk kez geçen sene Adalet Bakanı Ard Van der Steur tarafından teklif edilmişti.
'AB, Sisi zulmünü silahla destekliyor'
Uluslararası Af Örgütü, Avrupa Birliği (AB) ülkelerini Mısır'da insan hakları ihlâlini teşvik etmekle suçladı. Örgütün raporunda AB ülkelerinin neredeyse yarısının, Mısır'a 2013'ten beri uygulanan silah ambargosunu delerek Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi rejiminin işlediği suçlara ortak olduğu belirtildi. "28 AB üyesinin 12'si Mısır'ın ana silah ve ekipman destekçisi olmaya devam ediyor" ifadelerinin yer aldığı raporda AB üyesi devletlerin ülkede baskı, işkence ve cinayetleri körüklediği vurgulandı. Rapora göre AB ülkeleri Mısır'a hafif ve ağır silahlar ile mühimmat, helikopter, zırhlı araç ve takip sistemleri sağladı. AB ülkelerinin sadece 2014'te askeri ekipman satışı için 6,77 milyar doları aşan 290 anlaşmaya onay verdiği belirtildi.
Kurtarma operasyonunda Sünni halk da hedefte
Bir yandan Rakka'da tehdit altında olan DAEŞ, öte yandan da Irak'ın başkenti Bağdat'a 50 km uzaklıktaki Felluce'de operasyonla karşı karşıya. Hafta başında başlayan operasyon kapsamında Irak ordusu ve Şii milisler kentin güneyinden saldırılar düzenliyor. Ancak çoğunluğu Sünni olan Felluce halkının, DAEŞ militanlarıyla Şii milisler arasında çaresiz kaldığı belirtiliyor. Enbar İl Meclisi Güvenlik Komitesi üyesi Raci Berakat, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Şii Haşdi Şabi güçleri, Felluce'ye hedef gözetmeksizin roket saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, sivillerin ölmesine, kentte maddi kayıp ve yıkımlar oluşmasına neden oldu" dedi.
İsrail'de Lieberman Savunma Bakanı
İsraili aşırı sağcı siyasetçi Avigdor Lieberman'ın lideri olduğu İsrail Evimiz partisi, Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisi ile mevcut koalisyon hükümetine katılmak için anlaştı. Koalisyon hükümetinde Likud partili Moşe Yaalon'un cuma günkü istifası ile boşalan Savunma Bakanlığı görevini Lieberman devralacak. Liberman pazartesi günü yemin ederek yeni görevine başlayacak. İsrail Evimiz partisinin 120 üyeli mecliste beş sandalyesi bulunuyor. Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin meclisteki sandalye sayısı 66'ya yükselirken, koalisyon ortakları sayısı da altıya çıkmış oldu.
Akdeniz'in sularından 562 göçmen kurtarıldı
Kuzey Afrika'dan İtalya'ya gitmekte olan ve yaklaşık 600 göçmeni taşıyan tekne, Sicilya Kanalı'nda ters döndü. Batan teknedeki göçmenlere İtalyan Deniz Kuvvetleri'ne bağlı Bettica ve Bergamini gemileri müdahale etti. Alabora olan tekneden 562 kişi kurtarılırken 5 kişinin de cesedine ulaşıldı. İtalyan Deniz Kuvvetleri'nden yapılan açıklamada iki geminin denize düşen çok sayıda göçmeni can yelekleri atarak kurtardığı ifade edilirken, kurtarma operasyonuna helikopter ve diğer deniz araçlarıyla destek verildiği bildirildi. Bu arada İtalya'ya son 48 saat içinde 3 binden fazla göçmenin geldiği belirtiliyor.
Almanyalı Türkler protestoya hazırlanıyor
Almanya Federal Meclisi'nde 2 Haziran'da yapılması planlanan 'Sözde Ermeni soykırımı oylaması' öncesinde Türk dernekleri protesto gösterisine hazırlanıyor.
Almanya'daki Türk dernekleri, Federal Meclis'te 2 Haziran'da yapılacak 'Sözde Ermeni soykırımı oylaması' öncesinde protesto gösterisiyle sesini duyurmak istiyor.
Berlin'de cumartesi günü düzenlenmesi planlanan gösteride, 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan karar tasarısının Federal Meclis gündemine gelmesi protesto edilecek.
Berlin Türk Cemaati (TGB) derneği başkanı Bekir Yılmaz, Alman meclisinin 1915 yılındaki tehciri soykırım olarak nitelendirmesi durumunda Türk kökenli nüfusla Alman toplumu arasında duygusal bir kırılma yaşanacağı uyarısında bulundu. Almanyalı Türklerin çok büyük bölümünün Almanya'daki demokrasi ve hukuk devletine saygılı olduğunu belirten Yılmaz, bunun zarar görmemesi gerektiğini kaydetti.
Federal Meclis'in bu konuda bir karar verme yetkisine sahip olmadığını belirten Yılmaz, 1915 olaylarıyla ilgili kararın bir tarih komisyonuna bırakılması gerektiğini vurguladı.
BBC imamdan özür diledi
BBC, yaklaşık 20 yıldır Birleşik Krallık'ta yaşayan imam Gani'yi DAEŞ destekçisi olarak tanımladığı için özür diledi
İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC, yaklaşık 20 yıldır Birleşik Krallık'ta yaşayan imam Süleyman Gani'yi terör örgütü DAEŞ'in destekçisi olarak tanımlamasından ötürü özür diledi.
BBC, 18 Nisan'da ekrana gelen "Londra'nın Belediye Başkanı: Büyük Tartışma" programında sunucu Andrew Neil'in Gani ile ilgili olarak "DAEŞ destekçisi" ifadesini kullanmasıyla ilgili açıklama yaptı.
Açıklamada, "BBC bu ifadenin doğru olmadığını ve Gani'nin DAEŞ destekçisi olmadığını açıklığa kavuşturmayı ister. İmam Gani DAEŞ'e ve yaptıklarına karşıdır, geçmişte bunları kınamış ve bunlara karşı kampanya yürütmüştür. BBC, imam Gani'den, kendisi hakkında kullanılan ifadenin yarattığı üzüntü ve hasar nedeniyle özür diler." ifadesi kullanıldı.
- Cameron ve Fallon da özür dilemişti
Gani ile ilgili olarak İngiliz parlamentosunda benzer ifadeler kullanan İngiltere Başbakanı David Cameron da daha önce özür dilemişti. Başbakanlıktan yapılan açıklamada, "Başbakan Cameron, Gani'nin DAEŞ'i desteklediği yönündeki haberlere atıfta bulunuyordu. Başbakan bu ifadelerin, Gani'nin DAEŞ'i desteklediği anlamına gelmediği konusunda açık. Her türlü yanlış anlaşılmadan ötürü özür diliyor." ifadesine yer verilmişti.
İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon da Gani'yi DAEŞ'le bağdaştırmıştı. Bunun itibarını zedelediğini belirten Gani'nin bakana dava açmasının ardından da Fallon özür dilemişti.
Cameron'ın geçen ay kendisi hakkında kullandığı ifadelerin ardından AA muhabirine değerlendirmede bulunan Gani, Başbakan'ın açıklamalarından sonra aşırı sağ grupların hedefi haline gelmekten endişe ettiğini dile getirmiş, Cameron'dan özür beklediğini aktarmıştı.
Yaklaşık 20 yıldır Londra'da yaşayan ve başkentteki bir üniversitede İslam Çalışmaları bölümünde yüksek lisans yapan Gani, yakın zamana kadar başkentin güneyindeki Tooting İslam Merkezi'nde imamlık yapıyordu.
Kaynak: AA
Çin'den G7 ülkelerine Güney Çin Denizi uyarısı
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin'de Eylül ayında düzenlenecek G20 Zirvesi'ne ilişkin yaptığı basın toplantısında, Japonya'da başlayan G7 Liderleri Zirvesi'nde Güney Çin Denizi meselesinde tansiyonu yükseltici açıklamalar yapılmaması konusunda uyarıda bulundu.
Vang, G7 üyelerinin çifte standart uygulamak yerine tarafsız ve adil bir tutum takınmalarını vurgulayarak, bölgedeki tansiyonu artırıcı eylem ya da herhangi bir görüşme görmek istemediklerinin altını çizdi.
Çin'in, Güney Çin Denizi'ne taraf olan ülkelerle anlaşmazlıklar konusunda her zaman doğrudan çözüm arayışında olduğunu belirten Vang, bu tutumun birçok ülkenin desteğini kazandığına işaret etti.
Çin, Tayvan, Brunei, Malezya, Vietnam ve Filipinler, Güney Çin Denizi'ndeki adacıkların hepsi ya da bir bölümünde hak iddia ediyor. Denizin petrol, doğalgaz ve balıkçılık açısından zengin kaynaklara sahip olduğu belirtiliyor.
Çin, Güney Çin Denizi'nin büyük bir bölümü üzerinde hak iddia ederken, toprak iddialarını güçlendirmek için denizde yapay adacıklar oluşturmasıyla dikkati çekiyor.
ABD, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Kanada, Japonya'dan oluşan sanayileşmiş 7 ülkenin liderlerini bir araya getiren G7 Zirvesi, Japonya'nın ev sahipliğinde Kashikojima Adası'nda bugün başladı. Grupta Avrupa Birliği de temsil ediliyor.