Galatasaray takımının tamamına yakını yeni. Kolay bir iş değil. Ama öyle olmasına rağmen ilk intiba iyi. Kestirmeden şunu söyleyelim; G.Saraylı taraftarlar eğer kombine almadılarsa, gidip hemen alsınlar.
Sebebi şu; Bu Galatasaray takımı içeride de dışarıda da mağlup olabilir. Ama şu bir gerçek, keyif verir. Tribüne gittiğinde verdiğin paranın hakkını sonuna kadar alırsın. Dün çok mu mükemmel oynadılar? Hayır... Noksanları var mı? Evet...
Mesela en gerideki adam ile en ilerideki adam arasındaki mesafe çok fazla. O arayı daha kapatmaları lazım. Ama daha çok yeniler. Şu anda su götürür.
Kayserispor, oynadığı şekle göre İstanbul'a, "Kardeşim biz iyi transferler yaptık. G.Saray'ı İstanbul'da yeneriz" zihniyetiyle gelmiş. En büyük hatayı da burada yaptılar. Galatasaray'ın top tekniği yüksek.
Ya Gomis bir metre daha arkada kalacaktı ya da Rodrigues topu biraz daha sürüp arkadaşına verecekti. Gomis demişken ona ayrı bir paragraf açalım... Bu Gomis için şu cümleyi kurabilirim; Normal bir insan değil! Aslında aslan ile siyah bir boğa karışımı bir şey.
İyi oyuncu olduğu her halinden belli. Yeter ki ceza alanına ona top getirsinler. Dediğim gibi kara boğa gibi güçlü bir adam. Kalçasını rakip defansa iyi dayıyor ve topa sahip oluyor.
Yani ona top atarsan hem Galatasaray takımını topu oyalayarak ileri taşır hem de arkadan bindirme yapan arkadaşlarının önüne toplar atar. Nitekim öyle de bir gol attılar.
"Bunu oynatamam, bunu oynatamam, bunu oynatamam" diyor Selçuk'a mahkum kalıyordu sarı-kırmızılılar. Şimdi öyle bir zorunluluk yok.
Dün şu gözüktü; Galatasaray takımı artık Selçuk İnan'a mahkum değil. Selçuk da kendini artık bu duruma göre hazırlamalı. Takımda vazgeçilmez olmadığını mutlak anlamıştır bu sezon...