Edebiyatta öyküleme, açıklama ve tartışma gibi anlatım yolları kullanılır. Roman, hikâye, şiir, gezi yazısı ve anı türlerinde okuyucunun zihninde bir sahne kurmayı ve karakterlerin zihinde canlanmasını amaçlayan betimleme ise anlatımın temel dayanaklarından biridir. Betimleyici anlatım türleri, örnekleri ve özellikleri ile birlikte ele alındığında anlaşılacak, böylece betimlemenin metne kattıkları daha net görülecektir.
Edebî anlatım biçimleri yazarın düşüncesini, duygusunu ya da aktarmak istediği durumu okuyucuya en etkili biçimde ulaştırmasını sağlar. Açıklama anlatımında bilgi verme ön plandayken, tartışmada görüş savunma ve karşıt fikirler öne çıkar.
Anlatım biçimlerinden bir diğeri olan öykülemede ise olaylar belirli bir zaman akışı içinde okuyucuya aktarılır. Betimleme de kişi, yer, nesne ya da durumların belirgin özelliklerini ayrıntılı biçimde tasvir ederek okuyucunun zihninde canlı ve somut bir görüntü oluşturmayı amaçlayan anlatım biçimidir.
Bu yönüyle betimleme anlatılan unsuru yalnızca tanıtmakla kalmaz, okuyucunun onu zihninde canlandırmasını ve adeta hissetmesini sağlar.
Betimleme anlatımı güçlendiren ve metne estetik değer kazandıran belirli özelliklere sahiptir. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir;
Betimleme anlatımın amacına göre farklı türlerde kullanılarak metne çeşitli katkılar sağlar;
Örnek: "Bina üç katlıdır, dış cephesi gri renklidir ve geniş cam pencerelere sahiptir."
Örnek: "Bina, soğuk görünümüyle insanın içini ürperten bir etki yaratıyordu."
Örnek: "Orta boylu, esmer tenli ve keskin bakışlı bir adamdı."
Örnek: "İçindeki huzursuzluk, yüzüne yerleşmiş donuk ifadeden açıkça anlaşılıyordu."
Aşağıda betimleyici anlatıma ilişkin örnekler ve ait oldukları türler yer almaktadır:
Dünya klasiklerinden betimleyici anlatım örnekleri;
Charles Dickens – Oliver Twist: Fiziksel Betimleme
Çocuğun yüzü solgun, kemikleri sanki derisinin altından görünür gibiydi. Gözleri yaşından büyük bir yorgunluğu taşırken, ince omuzları ağır bir yükün altında eziliyormuş hissi veriyordu. Üzerindeki eski giysiler, yoksulluğun sessiz ama inatçı izlerini taşıyordu.
Victor Hugo – Notre Dame'ın Kamburu: Mekan Betimleme
Katedral, taş bedenini gökyüzüne doğru kaldırmış, yüzyılların suskunluğunu duvarlarına hapsetmişti. Oyuk pencerelerinden sızan loş ışık, içerdeki karanlığı daha da derinleştiriyor, taşların arasında yankılanan sessizlik ürpertici bir ağırlık oluşturuyordu.
Lev Tolstoy – Savaş ve Barış: Doğa Betimlemesi
Ova, gün ışığında ağır ağır nefes alır gibiydi. Sararan otlar rüzgârla dalgalanıyor, uzaklardaki ağaçlar sessiz bir sabırla zamana direniyordu. Gökyüzü, insana hem huzur hem de geçicilik duygusu veren soluk bir maviye bürünmüştü.
Fyodor Dostoyevski – Suç ve Ceza: Ruhsal Betimleme
Zihni, birbirine çarpan düşüncelerle doluydu; her biri diğerini bastırmaya çalışıyordu. İçindeki huzursuzluk, sessiz kaldıkça büyüyor, kaçmak istedikçe onu daha sıkı kavrıyordu. Vicdanı, susmayan bir ses gibi ruhunun en karanlık köşesinde yankılanıyordu.
Betimleme İle İlgili Genel Değerlendirme
Betimleme edebi metinlerde anlatımı derinleştiren ve okuyucunun anlatılan olay, durum, kişi, nesne ve ortamla bağ kurmasını sağlayan temel anlatım biçimlerinden biridir.
Nesnel ve öznel betimleme örneklerinde görüldüğü üzere anlatımın amacı betimlemenin türünü belirlemektedir. Bu nedenle betimleyici anlatım, edebiyatın birçok türünde anlatımı zenginleştiren vazgeçilmez bir anlatım yöntemi olarak kullanılmaktadır.