Öğrenci affıyla ilgili son gelişmeler, Meclis'te kabul edilen düzenlemenin ardından yeniden gündemin ilk sıralarında yer aldı. Üniversite eğitimine kaldığı yerden devam etmek isteyen binlerce kişi, düzenlemenin kapsamı ile Resmî Gazete sürecine ilişkin açıklamaları yakından takip ediyor. Öğrenci affına dair tüm ayrıntılar merak edilmeye devam ediyor.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ilk 13 maddesi kabul edildi.
Teklif kapsamında, üniversiteyle ilişiği kesilenler ile kayıt hakkı kazanmasına rağmen çeşitli nedenlerle eğitimine başlayamayan öğrencilere yeniden yükseköğrenime devam etme imkânı tanıyan 15. madde de Genel Kurul'da kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Celal Adan yönetiminde çalışmalarını sürdüren TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affını da kapsayan kanun teklifinin kalan maddelerinin görüşmeleri devam ediyor.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER
Düzenlemeyle, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.
Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.
Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.
DİSİPLİN SORUŞTURMASINA YÖNELİK DÜZENLEMELER
Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.
"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.
Düzenlemeye göre, daha önce bu haktan faydalanmamış olmak şartıyla üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayan öğrenciler, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 4 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurarak 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek.
Ancak terör, kasten öldürme, işkence, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti, sahte belge kullanımı gibi belirli suçlardan hüküm giyenler ile terör örgütleriyle bağlantısı nedeniyle ilişiği kesilenler bu düzenlemeden yararlanamayacak.