Spor Toto Süper Lig'in 7. haftasında İstanbulspor ile Beşiktaş karşı karşıya geldi. Tempolu ve bol pozisyonların olduğu maç 2-2 berabere sona erdi. Beşiktaş'ta kırmızı kart cezası sebebiyle maçı tribünden seyreden teknik direktör Valerien Ismael, maçta verdiği direktifler sebebiyle eleştirilerin hedefi haline geldi.
SABAH Spor yazarları, Ahmet Çakar, Ali Gültiken, Erman Toroğlu ve Bülent Timurlenk maçla ilgili çok çarpıcı sözler kaleme aldı. İşte o sözler...
ALİ GÜLTİKEN: JOSEF DE TEMPOYA ÇARE OLAMADI
Taraftar yoksa Beşiktaş'ın da oyun coşkusu yok. Bu o kadar çok maçın temposuna yansıyor ki Beşiktaş maçın geneline hâkim olmakta zorlanıyor. Josef'in gelmiş olması takımın oyun temposuna fayda eder beklentisindeydim ama dün o da yetmedi.
Beşiktaş ofans hattı olarak etkili bir takım ama iş yalnız o tarafla bitmiyor, dün rakibinin oynamasına çok müsaade ettiler. Ne orta alanda ne de savunma bölgesinde istediği baskıyı oluşturamadı. Ligde yeni bir takım olmasına rağmen İstanbulspor, Beşiktaş'ı çok zorladı ve Kartal'ın uygulamak istediğini her sistemi bozdu.
Beşiktaş en az rakip ceza sahasına girdiği maçlardan birini oynadı. Çünkü orta alan ve savunma, oyunun genelinde birbirinden fazla kopuk kaldı. İstanbulspor'un peş peşe yakaladığı serbest vuruşlar bu durumu gayet iyi özetliyor. Beşiktaş'ın bu sezon en önemli özelliklerinden bir tanesi oyun içinde tekrar reaksiyon gösterebilmesiydi. Fakat son bölümde o istenileni yapamadı. Bu durum çok mazeretlerle açıklanabilecek bir durum değil. Tamamen takımın zihinsel hazırlığı ve saha uygulamasıyla alakalı.
AHMET ÇAKAR: ISMAEL TAKIMI SABOTE EDİYOR
Beşiktaş'ın hocası Valerien İsmael galiba hoca falan değil. Yönetimin emirlerini uygulayan ve takımını sabote eden bir şahıs. Neden mi? Yönetim emretti, 'kaleci Ersin sözleşme imzalamıyor, oynatma' dediler. 'Emredersiniz' dedi. Ersin sözleşmeyi imzaladı, 'oynatabilirsin' dediler, Valerien yine 'emredersiniz' dedi. Hem Ersin'i kaybetti hem de belki takımı.
Başakşehir karşılaşmasında rakip çok daha organize ve kalitesi yüksek bir takımdı. İstanbulspor'un, Başakşehir kadar topa sahip olamayacağı çok net görünmesine rağmen siyah-beyazlılar kendi zafiyetleri dolasıyla buna müsaade etti. Beşiktaş adına bu karşılaşmayı anlatmak çok zor.
"BEŞİKTAŞ OYNAMIYOR"
Takım oynamıyor, Başakşehir maçında da oynamamıştı dün de oynamadı. Pas kayıpları, özellikle Josef ve Fernandes'in hücuma hiç destek verememeleri, bütün ofansif organizasyonu temelden sarstı. Bir de Muleka ve N'Koudou'nun hiçbir şey üretememeleri, Weghorst'u çırpınan bir tavuğa çevirdi. Pas istiyor alamıyor, orta istiyor alamıyor, zaten vücut koordinasyonu çok iyi değil. Topla bir şeyler yapmaya kalkıyor onu da beceremiyor. Beşiktaş, maça İstanbul kalecisi Jensen'in bilgisizliği nedeniyle öne geçerek başladı.
Hakem çift vuruş vermiş, N'Koudou kaleye vurmuş, bırak gol olsun. Topa atladı, temas etti ve top kaleye girdi. Ardından da İstanbul güzel bir gol attı. Emir Kaan'ın sert şutu, direkten dönüp Ersin'e çarpıp gol oldu. Maçta Beşiktaş adına tek güzel hareket Weghorst'un attığı gol. Golün mimarı Masuaku. İçeri girdi rakiplerini geçip N'Koudou'ya bıraktı o da Weghorst'a çıkardı ve gol geldi. Beşiktaş adına yapılmış yegane olumlu iş.
2. yarı maçın hakimi İstanbulspor. Art arda çok tehlikeli frikikler kazandılar. Sonuncusunda da Ali Yaşar çok iyi vurdu. O mu çok iyi vurdu yoksa kalec i Ersin mi topu görmeyip çakılıp mı kaldı! Ersin'in ciddi hatas ı var. Hakem, suratına bakıldığında kendine güvensiz ve ürkek duruyor. Bu büyük handikap. Beşiktaş'ın kazandığı ilk goldeki frikik öncesi Weghorst ofsayttı. Maalesef VAR'ın müdahale hakkı yok. Bir çok kafa topunda yanlış düdükler çaldı ama en önemli kusuru olumsuz vücut dili.
ERMAN TOROĞLU: İLK GOLDEN ÖNCE OFSAYT VAR
Hani çiftler tanışırlar, sonra birbirlerine "Biz çok anlaşamıyoruz. Ayrı dünyaların insanıyız" derler ve ayrılırlar. Aslında İstanbulspor'la Beşiktaş aynı kategoride mücadele ediyorlar ama aralarında büyük fark var şöyle; sahaya çıkan kadroda İstanbulspor'da sadece iki yabancı var.
Beşiktaş'ta ise "Kim yerli oynarsa kim yabancı oynayamaz", "Kim yabancı oynarsa yerli oynayamaz" tartışmaları var. İstanbulspor'un kadro yaş ortalaması 24.5, Beşiktaş'ın 26.6. Birinin mali değeri 12.3 milyon Euro, Diğerinin 123 milyon 680 bin Euro… Ama sahadaki oyuna bakıyorsunuz hiç de öyle değil. İstanbulspor amatörce mücadele ediyor, yardımlaşıyorlar, rahat rahat oynuyorlar, kaybedecek bir şeyleri yok.
"MAÇ İÇİN ADALETLİ BİR SKOR"
Beşiktaş maçı 2-1 önde götürdü ancak o arada vitesi yükseltip üçüncüyü bulamadı o zaman da sinir yaptılar. Bu yazıyı yazarken dakika 89'du. Maçı Beşiktaş alabilir, pozisyonlar da var. Ama hakkı mı? Hayır... Beraberlik iki takım için de adaletli bir skor.
Beşiktaş'ın endirekt vuruştan attığı ilk golden önce pozisyonda ofsayt var. Endirekt vuruşu N'Koudou neden direkt kaleye vurdu anlamadım. Herhalde maçın hakeminin kolunun havada olduğunu görmedi. Zorbay Küçük önümüzdeki sezon FIFA listesinde olmayacak. Ve bu Zorbay Küçük FIFA imtihanında hem fiziksel açıdan hem lisandan hem de oyun kurallarından sınıfta kaldı. Ama Türkiye'de maçlara çıkıyor. Yapay zekayla bu maça atanması da enteresan!
Beşiktaş teknik direktörü için ziller çalmaya başladı. Çünkü takım iyi oynamıyor. Bazı oyuncularda inanılmaz düşüş var. Bunun sebebi saha mı saha dışı mı bunu da çözecek olan Beşiktaş yönetimi.
BÜLENT TİMURLENK: ÇARESİZ BAKIŞLARI FOTOĞRAFI
Rosier 50. dakikada değişliklik için tabelada numarasını gördüğünde şaşkın, sonra da gergindi. Necip'in kurbanı olduğunun elbette farkında değildi, evet kulübede oturan Necip'in. Cezalı Valerien İsmael, Tayyip Talha'nın endişe veren sakatlığı sonrası geçen hafta Başakşehir'in attığı golde topu kaptıran Necip'i almayınca sahaya giren Welinton yüzünden Rosier çıkmak ve Tayfur Bingöl girmek zorundaydı.
8+3 böyle buyuruyordu çünkü… "Maç İstanbul'da Beşiktaş'a deplasman değil" diyen yanılır çünkü bu stadyum ev sahibine de rakibine de deplasman. Boş tribünler önünde kim futbol oynamak ister ya da konsantrasyonunu yüksek tutabilir ki?
"BEDELİ AĞIR OLDU"
Kaleye Ersin dönmüş, Tayyip Talha ve Salih'li 11, Ghezzal dönene kadar Beşiktaş'ın ideal 11'iydi. "N'Koudou frikikte endirekt serbest vuruş olduğunu bilip kaleciye nişan aldı" demeyeceğim elbette ama Jensen'in büyük hatasına Ersin 18 dakika sonra karşılık verdi. Kontrat krizi bir kenara, oynamayan kaleci paslanır gerçeği varken Ersin'in bu golü yemesi kalan dakikalar için de soru işaretiydi ki bedeli ağır oldu.
"Beşiktaş ilk yarıda 4 hücum geliştirebildi" performansın ne kadar düşük olduğunu anlatır. Salih rakip defansa fazla yaslandı, derine gelip top almalıydı, sağ içte onun verimsizliği Muleka'yı etkisizleştirdi. Redmond hamlesi iki kanattan birine gerekliydi ve Valerien İsmael günün en iyisi Masuaku'nun önündeki N'Koudou'dan vazgeçti.
İstanbulspor'un kadro kalitesi belli ama teknik adamının inatçı karakteri sahada kendini belli ediyordu. Beşiktaş oyunu bir türlü domine edemeyince bu kez Ali Yaşar'ın kapalı köşeye frikiği ve Ersin'in çaresiz bakışlarının fotoğrafı şu alt yazıyı gerektirdi: Kalesine 15 şut isabet eden ve 10'u gol olan Beşiktaş, Mert Günok'un yolunu gözlüyor.