Son dakika haberi: ABD'nin geçtiğimiz cumartesi günü askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından uluslararası sistemde yaşanacak olası değişiklikler dünyayı diken üstünde oturtuyor.
Washington yönetiminin "uyuşturucu ile mücadele" bahanesiyle Maduro'yu kaçırmasının ardından küresel sistemde köklü statüko değişikliğinin yaşanacağı öngörülüyor. Nitekim dünya basınına yansıyan yorum ve haberlerde de "ABD yönetimi dünyaya 'Ben arka bahçemde istediğimi yaparsam sen de istediğini yapabilirsin' mesajını verdi" denildi.
Uzmanlara göre ABD'nin Venezuela hamlesi sonrasında özellikle Rusya ve Çin gibi Washington'a rakip ülkelerden de benzer müdahaleler gelebilir. İşte dünya medyasında öne çıkan bazı haberler:
Associated Press (AP) ajansı, ABD'nin Maduro operasyonunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ideolojik ve tarihsel bir kırılmaya işaret ettiğini kaydetti. ABD'nin Maduro'yu yakalamasının ardından "Batı Yarımküre'de Amerikan üstünlüğü bir daha asla sorgulanmayacak" sözleriyle verdiği mesajın, 19. ve 20. yüzyıl başındaki Amerikan emperyalizmi söylemlerini hatırlattığına dikkat çekildi.
Tarihçi Edward Frantz, geçmişte Vietnam ve Irak gibi örneklerde müdahalelerin "demokrasi" söylemiyle meşrulaştırıldığını ancak Trump'ın bu kez doğrudan güç ve üstünlük dili kullandığını söyledi. Haberde ayrıca, Trump'ın Grönland, Meksika, Küba ve Kolombiya'yı da açık biçimde hedef alan sert mesajlar verdiği, Latin Amerika'da derin bir ayrışma yarattığı ifade edildi.
Maduro'nun yakalanmasının sadece bir adli süreç değil, küresel güç dengelerini ve müdahale normlarını yeniden tartışmaya açan bir dönüm noktası olduğu yorumu yapıldı.
'JEOPOLİTİK TAKAS' OYUNU
Amerikan The New York Times ise Maduro'nun yakalanmasının, ABD'nin rakipleri olan Rusya ve Çin'i kendi etki alanlarında daha saldırgan adımlar atma konusunda cesaretlendirebileceği uyarısında bulundu. Konu hakkında açıklamalarda bulunan uzmanlar, Trump'ın "Arka bahçemde ben güç kullanabiliyorsam, sen de kendi arka bahçende kullanabilirsin" mesajı verdiğini ve bunun özellikle Ukrayna, Tayvan ve Güney Çin Denizi gibi kriz bölgelerinde yeni riskler doğurabileceğini vurguladı.
Trump'ın "güç hak yaratır" anlayışına dayalı söyleminin Moskova ve Pekin'e tehlikeli bir emsal sunduğunu belirten Brookings Enstitüsü'nden Fiona Hill, Trump'ın "Eğer biz kendi arka bahçemizde saldırgan olma hakkına sahipsek, onlar neden olmasın?" sorusunu gündeme getirdi.
Hill, Rusya'nın geçmişte Venezuela'dan çekilme karşılığında ABD'nin Ukrayna'dan geri adım atmasını teklif ettiğine dair iddiaları hatırlatarak, Trump döneminde bu tür "jeopolitik takasların" yeniden gündeme gelmesinin daha olası hale geldiğini söyledi.
ARABULUCU KİM OLACAK
ABD'li haber kuruluşu CNN ise, Maduro'nun yakalanmasının Çin açısından yalnızca Latin Amerika'daki stratejik bir kayıp değil, aynı zamanda Tayvan tartışmalarını da yeniden alevlendiren bir gelişme olduğuna dikkat çekti. İngiliz Reuters ajansı, Washington'un Maduro'yu yakalamasının Çin'in "askeri olmayan küresel arabulucu" iddiasını ciddi biçimde test ettiğine dikkat çekti.
TRUMP: BEN KRALIM
ABD Başkanı Donald Trump dün düzenlediği basın toplantısında Maduro için "Vahşi bir adam. Radikal solculara para veriyor. Milyonlarca insanı işkenceyle öldürdü" derken "Ben kralım. Dünyada en çok korkulan en güçlü orduya sahibiz. Bizle kimse başa çıkamaz. Kimsede bizimki gibi silahlar yok" ifadelerini kullandı.
ABD'DE ÇOĞUNLUK MADURO'NUN KAÇIRILMASINDAN RAHATSIZ
Amerikan kamuoyu, ABD'nin askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasına destek verip vermeme konusunda neredeyse ikiye bölündü. Gazete 1004 ABD'li ile görüştü. Ankete katılanların yüzde 42'si ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahaleyle Maduro'yu alıkoymasına karşı çıktı.
Yüzde 40 operasyona destek verirken, yüzde 18'i bu konuda kararsız kaldığını belirtti. Trump'ın Kongre onayı olmadan operasyon talimatı vermesine katılımcıların yüzde 63'ü karşı çıkarken yüzde 37'si bunu "yerinde" bir eylem olarak değerlendirdi.
Venezuela'nın gelecekteki yönetimine kimin karar vermesi gerektiği konusunda ise katılımcılar arasında büyük oranda görüş ayrılığı gözlemlendi. Katılımcıların yüzde 94'ü Venezuela halkının söz sahibi olması gerektiğini ifade ederken yüzde 6'sı ise karar yetkisinin ABD'de olması gerektiğini savundu.
OPERASYON İÇİN CIA RAPOR HAZIRLADI
ABD basınında Venezuela'nın devrik lideri Maduro'ya yapılan operasyona dair önemli iddialar yer aldı. Wall Street Journal gazetesi, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin arka planını ele aldı.
Kaynaklara göre, Donald Trump yönetimi, hazırlık aşamasında ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'ndan (CIA), müdahalenin ardından Venezuela'nın yönetimine ilişkin olası senaryoları değerlendirmek amacıyla istihbarat raporu hazırlamasını istedi.