ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un Venezuela operasyonunun ardından Florida'daki malikanesi Mar-a-Lago'da düzenlediği basın toplantısında ABD'nin yüzyıllardır süregelen dış politikasını "geride bıraktığını" ve 19. yüzyıla dayanan Monroe Doktrini'nin yerini yeni bir yaklaşıma bıraktığını bildirdi.
Trump, "Monroe Doktrini çok önemli bir şeydi, ama biz onu fazlasıyla aştık, hem de çok ama çok fazla aştık. Şimdi buna 'Donroe Doktrini' diyorlar. Bir bakıma onu unutmuştuk. Artık onu unutmuyoruz. Batı Yarımküre'de Amerikan egemenliği bir daha asla sorgulanmayacak." ifadelerini kullandı.
UZMAN İSİM "DONROE DOKTRİNİ"Nİ ANLATTI
Trump'ın Venezuela'da gerçekleştirdiği operasyonun arka planı A Haber ekranlarında masaya yatırıldı. Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, Trump yönetiminin izlediği yeni güvenlik ve müdahale stratejisini "Donroe Doktrini" kavramı üzerinden anlattı. Güçlüer, ABD'nin Latin Amerika genelinde yeni bir savunma ve kontrol hattı inşa ettiğini, bu sürecin Kolombiya, Küba ve Meksika'yı da kapsayabileceğini söyledi.
Trump'ın Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlanan operasyonunun yalnızca Venezuela'yla sınırlı olmadığını savunan Güçlüer, bunun Amerika kıtasının tamamını kapsayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu vurguladı.
"GÜÇ KAYBEDEN KÜRESEL DEVLETLER HAYDUTLAŞIR"
Küresel ekonomik ve siyasi dengelerde yaşanan değişime dikkat çeken Güçlüer, Batı'dan Doğu'ya kayan sermaye hareketlerinin ABD'nin gücünü zayıflattığını ve bu durumun Washington'u daha agresif politikalara ittiğini ifade etti.
"Hegemonik güçler, küresel sistemde güç kaybına uğradıklarında daha sert ve kontrolsüz davranmaya başlar. Çünkü bu süreci durduramazlarsa kendi içlerinde çözülme riski doğar. ABD'nin son dönemde izlediği agresif politika, bu güç kaybının yarattığı bir haydutlaşma refleksidir" dedi.
"AMERİKA KITASININ TAMAMI HEDEFTE"
Güçlüer, eski ABD Başkanı James Monroe'nun "Avrupa Amerika kıtasına karışmasın" anlayışına dayanan Monroe Doktrini'nin Trump döneminde "Donroe Doktrini" olarak güncellendiğini belirtti.
"Make America Great Again söylemi sadece ABD'yi değil, Amerika kıtasının tamamını kapsıyor. Trump yönetimi kıtanın tamamını kendi yaşam alanı ve son savunma hattı olarak görüyor. Venezuela'dan Panama'ya, Meksika'dan Kanada ve Grönland'a kadar uzanan bir güvenlik hattı kuruluyor. Bu hat, Çin ve Rusya'ya karşı son kale olarak tasarlanıyor" ifadelerini kullandı.
"SIRADA KOLOMBİYA, KÜBA VE MEKSİKA OLABİLİR"
Venezuela operasyonunun ardından "Sırada kim var?" sorusuna da yanıt veren Güçlüer, Trump yönetiminin söylemlerinin Kolombiya, Küba ve Meksika'yı işaret ettiğini savundu.
"Kolombiya için 'eli kulağında' deniyor. Küba için 'çökmeye hazır' ifadesi kullanılıyor. Meksika'ya yönelik ise son derece sert ve aşağılayıcı bir dil var. ABD, kıta genelinde kendisine muhalif gördüğü her noktaya müdahale etmeye hazırlanıyor" dedi.
Güçlüer ayrıca, geçmişte üst düzey bir ABD'li generalin "Bizim derdimiz insan hakları değil, oradaki kaynakların kontrolü" sözlerini hatırlatarak, bugün yaşananların bu yaklaşımın somut yansıması olduğunu bildirdi.