Ünlü manken Ebru Şallı'nın Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Pars Tan, 2 yıl boyunca mücadele ettiği lenfomaya henüz 10 yaşındayken yenik düşmüş, 16 Nisan 2020'de hayatını kaybetmişti.
'Ponçiğim' diye sevdiği oğlunun acısı ile sarsılan Ebru Şallı ona olan özlemini her fırsatta haykırıyor.
"İyi ki doğdun melek oğlum Ponçiğim Tommysiyle beraber. Seni tarifsiz seviyorum. İyi ki doğurmuşum seni iyi ki 🤍 Melek Ponçiğim ben hep seninleyim🙏🏻 25.09.2010..."
Acılı anne Ebru Şallı oğlu Pars'ın ölüm yıl dönümünde video ve resimlerinden oluşan paylaşımlarıyla yürekleri parçalamıştı...
Pars'ın bebeklik fotoğraflarını paylaşan Şallı, ardından oğlu ile arasında geçen bir konuşmanın da videosunu yayınlamıştı.
Videoda Pars'ın "Benim güzel anneciğim, ben sen kristalden daha çok seviyorum. Sen benim sahip olduğum en değerli şeysin" dediği duyuluyor.
Ebru Şallı'dan oğlunun ölüm yıl dönümünde yürek yakan paylaşım | Video
'BU ACIYLA BAŞETMEYE ÇALIŞIYORUM'
Ebru Şallı, geçtiğimiz kasım ayında A Para'da ekrana gelen Günaydın Hafta Sonu'na konuk olmuş ve Pars'ın tedavisi sürecinde yaşadıklarını, bu acıyla nasıl baş etmeye çalıştığını anlatmıştı...
"Yaşadığım acı, tarifi olmayan bir şey, kelimelerin yeterli olabileceği bir durum yok. Dileğim kimse bu acıyı yaşamasın. Bodrum'a biraz erken gittim bu sene. Deniz havası ve yeşil ortam iyi geldi bana. Hayata tutunmaya çalışıyorum."
"Ponçik'in istediği her şeyi yapmaya çalışıyorum. Çok yardımsever bir çocuktu, yardım kampanyası olduğu zaman aileyi toplardı.Ben de onu devam ettiriyorum. En büyük hayali barınak kurmaktı. O yüzden hayvanlar hep bizi buluyor, evimizde kedimiz var. İlik nakli sürecinde kedinin evde olmaması gerekiyordu ve bu durum Pars'ı çok üzmüştü."
Ertesi gün, okula göndermedim, direkt hastaneye götürdüm. 'Kas ağrısı olabilir' dediler. Basketbol oynuyordu çünkü. Röntgen, ultrason. Hiçbir şey çıkmadı. Kana da bakıldı, kan da temiz.
Biz bir 10 gün, biyopsi yapılana kadar nesi olduğunu öğrenemedik. Öyle nazlı, mız mız bir çocuk da değildir. Ama inanılmaz ağrıdan duramıyordu, ağlıyordu, yürüyemez hale gelmişti."
"HASTALIĞI ÖĞRENİNCE YIKILDIK"
"Geceleri ne yapacağımı bilemiyordum. Sonra tam vücut MR çekildi. Bizim yıkım günümüz o gündür! MR'ın başındaki doktor, 'Sadece bacağında değil, vücudunun her yerinde, en az 22 noktada var' dedi. Dizimin bağları çözüldü, yere düşecek gibi oldum. Harun'la anladık ki, çocuğumuz bütün bedenini sarmış, yıkıldık!