Düz Dünya teorisi, Kanlı Ay Tutulması ve 13 Ağustos'ta gerçekleşecek olan Parçalı Güneş Tutulması sayesinde bir kerede online topluluklarda ve sosyal medyada tartışma konusu haline geldi.
Kanlı Ay Tutulması Türkiye dahil olmak üzere birçok ülkede izlendi. Dünya üzerinde binlerce insan bu harika doğa olayını fotoğrafladı, sosyal medyada fotoğraflar ve videolar paylaşıldı. Fakat Düz Dünya savunucuları içinden bazı kişiler Kanlı Ay Tutulması'nın tamamen palavra olduğunu ve optik illüzyon sayesinde insanların kandırıldığını düşünüyor.
Söz konusu iddia, Dünya'nın gölgesinin Ay'ı tamamen karanlığa bürüyemeyeceğini ve belirli bir kısmı kapatabileceğine dayanıyor. Hatta bu iddiayı ortaya atan Düz Dünyacılar bu durumun Dünya'nın yuvarlak olmadığının bir kanıtı olduğunu savunuyor.
Tabii ki işler sadece bu kadarla sınırlı kalmış değil, çünkü söz konusu teoriyi alıp iyice abartan kişiler oldu. Kimileri ise NASA'nın hologram teknolojisinden yararlandığını söyledi ve Parçalı Güneş Tutulması'nda da yine hologram kullanacaklarını dile getirdiler.
Ay ve Güneş'in uzaylılar tarafından kullanılan dev bir yansıtıcı olduğu da söylenmişti. Bu konu aslında Nibiru veya Planet X'e kadar dayanıyor. Nibiru ilgili her şey komplo teorisyeni olan Nancy Lieder tarafından 1995'te başlatıldı. Nibiru'nun Dünya'ya çarpması veya yakın geçmesi nedeniyle yaşamın son bulacağı iddia edildi. Yıllardır da bu iddialar devam ediyor.
Lieder, Zeta Reticuli'deki uzaylıların (Ağcık takımyıldızı bölgesinde yer alan ikili yıldız sistemidir) mesajlarını alıp, bize iletmek için seçildiğini düşünüyor.
Şimdi ise Matt Rogers isimli komplo teorisyeninden daha bomba bir iddia geldi. Express'in haberine göre Rogers, kandırıldığımızı söylüyor ve dünya çapında bir komplodan bahsediyor.
Matt Rogers'a göre Ay ve Güneş gerçek değil. Her ikisi de başka bir gezegeni görmemizi engelleyen dev bir yansıtıcı! Bu saklanan gezegen ise Nibiru'dan başkası değil.
Rogers yaptığı açıklamada Ay'ın garip göründüğünü ve gerçek olmadığını ileri sürdü. Çok parlak ve çok beyaz olduğunu belirtti.
İNSANLAR GERÇEKTEN MATRIX İÇİNDE Mİ YAŞIYOR?
Rene Descartes'ten Wachowski kardeşlere, Elon Musk'a kadar birçok kişi insanların simüle edilmiş bir realitenin parçası olduğu iddia etti. SpaceX ve Tesla'nın CEO'su Elon Musk, insanların neredeyse tamamen Matrix gibi bir oyunun içinde yaşadığını açıklayarak, dikkatleri üstüne çekmişti. Açıkçası bu argüman için hiç bir kanıt yok, buna birçok araştırmacı karşı çıkıyor.
Bununla birlikte Oxford Üniversitesi'nden Zohar Ringel ve Dmitry Kovrizhin, karmaşık kuantum sistemlerini tanımlamak için hesaplama yöntemlerini inceliyordu. Yaptıkları çalışma gerçekliğin bir simülasyon olmadığını ispatlamayı amaçlamasa da, bildiğimiz kadarıyla taklit edilemeyen bazı kuantum mekaniği problemleri olduğunu buldu.
Science Advances'da yayınlanan çalışma bir kuantum mekaniği fenomeninin ikinci kategoride olduğunu kanıtlıyor. Sistemler inanılmaz derecede yüksek manyetik alanlara veya aşırı derecede düşük sıcaklıklara maruz kaldığında çekim anomalisi ortaya çıkar. Etkileri, sistemin sıcaklık değişimiyle ilgili elektrik akımları veya uzay zaman geometrisinde bükülme olarak görülür.
Araştırmacılar bu etkiyi taklit etmeye çalıştı, ancak sistemin çok daha karmaşık hale geldiğini ve simülasyonun bir prensip yüzünden imkansız olduğunu buldu. Sadece birkaç yüz elektron bilgisini saklamak için görünen evrende yer alan atomlardan daha fazlası gerekebilir.
Ay ve Güneş hakkındaki bu kadar iddiadan bahsetmişken, gündemde olan diğer bir konudan yani Parçalı Güneş Tutulması'ndan da bahsedelim.