'Orada bir yer var, uzak değil' mottolu haberlerle size turistik bölgelerimiz tanıtmaya; nered ne kadara kalabileceğinizden, neler yiyebileceğinize kadar, birçok konuda fikir vermeye çalışacağız.
İlk durağımız Bozcaada. İşte Pınar Erten'in kaleminden 'üzüm' adası Bozcaada!
Karşıdan bakıldığında küçük gözüken ama daha ayak basar basmaz sizi içine çeken bir havası olan Bozcaada'nın, mis gibi üzüm ve şarap kokan nostajik sokakları arasında dolaşırken kendinizi kaybedeceksiniz. Yunanca adı tenedos olan Bozcaada, Türkiyenin 3.büyük adası olarak bilinir. Kışları 1000 - 1500 kişi civarına kadar düşen adada yazın bu sayı 5000'e kadar yükselmektedir. Eee tabi ada bu kadar güzel olunca özellikle yazları müdavimi çok oluyor.
Herkesin bildiği gibi Bozcaada, üzümleri ve şaraplarıyla ünlüdür. Adaya özgü üzümlerden Çavuş, hem sofralık olarak hemde şarapçılık konusunda Evliya Çelebi'nin Bozcaada'yı anlatırken dikkatini çeken bir çeşittir. Çavuş üzümü dışında karasakız, vasilaki, kuntra, karalahna gibi üzüm çeşitleri adanın yerel üzümleridir.
Tabi son yıllarda Cabernet, Syrah, Merlot gibi yabancı üzüm çeşitleri de adada yetiştirilmeye başladı.
Neredeyse yarısı bağlarla kaplı olan adada, yaşayan ve şarap yapmayı bilmeyen yok denilecek kadar azdır.
Tabi bu geleneği layığıyla sürdüren sadece 5 üretici bulunuyor. Bunlar;
· Ataol
· Talay
· Çamlıbağ
· Güler Ada
· Corvus
Üretici firmaların hepsinin damak zevkinize uygun şarabı tadarak bulabileceğiniz şarap satış mağazaları bulunmakta. Hatta sokak aralarında bulunan fabrikalarına rahatlıkla girip nasıl şişelendiğini bile bakabilirsiniz.
Tabi bu şarapları sadece kendi mağazalarında bulabiliriz diye düşünmeyin. Hemen her bakkal ve markette bulabilirsiniz adanın yerel ürünlerini.
Yerel ürünler demişken tabi ki sadece şarap ve üzüm yok adada. Yaygın olan bir üründe ev yapımı reçelleri. Özellikle adaya özgü armut domatesinden yapılan "domates reçeli". Herhangi bir katkı maddesi katılmadan yapılan reçeli adada kahvaltı için nereye giderseniz gidin ya da kaldığınız yerde yapın kahvaltınızı mutlaka masanızda görürsünüz.
Domatesten reçeli mi olur demeyin kesinlikle deneyin. Emin olun evinize dönerken bir kavanoz götüreceksiniz. Bu konuda da adada isim yapmış olan 2 firma öne çıkmakta. Biri Salto reçelleri, diğeri Güler Ada reçel.
Tabi balıkçılıkta adanın önemli geçim kaynaklarından biri olmuş durumda. Zaten feribotla adaya yanaşırken kıyıda duran balıkçı teknelerinin fazlalığından dolayı anlıyorsunuz balıkçılıkla uğraşanların çok olduğunu. Konumu sebebiyle hem ege, hem karadeniz hemde marmarada bulunan balıkları bulmanız mümkün. Hem de balık göç yollarının üzerinde bulunan ada anlayacağınız bu konuda bayağı bereketli.
Sahile sıralanmış birbirinden leziz mezeleriyle birlikte size davetiye çıkaran restoranlarda taptaze balıklardan yiyip, ada şaraplarından içebilirsiniz, kaleye karşı güzel bir ada akşamında. Adada neredeyse 500 yıldır Rum halkı ve Türk halkı iç içe yaşadığından dolayı mutfak kültürü bakımında oldukça zengin. Hem deniz ürünlerinin bolluğuna, yabani otlarla yapılmış yemeklere, salatalara ve zeytinyağlılara sıkça rastlarsınız adadaki restoranlarda.
Akşam hediyelik eşya alabileceğiniz yerleri gezerken ağzınızı tatlandıracak İzmir lokmasını da es geçmeyin derim ben. Gündüz nostajik ada sokaklarını arşınlarken yoruldunuz ve ufak bir mola vermek istediniz.
Ne yapacaksınız? Adada ufak ufak yerler var birşeyler atıştıracağız ama benden size tavsiye mutlaka meydandaki ÇINARALTI CAFE'ye uğramanız. Burası tam meydanın ortasında bulunan kocaman çınar ağacının altına konulmuş masaları olan ve hem ada sakinlerinin hem de adaya gelen ziyeretçilerin uğrak yeri olan bir yer. Burada oturup, ev yapımı limonatasından içip, o güzelim çiğ böreklerinden yiyip gelip geçenleri seyredebilirsiniz. Çok mu terlediniz hemen yanında bulunan çeşmede kendinizi serinletebilirsiniz.
Biraz da adada neler yapabilirize gelelim; gündüz daha tam olarak keşfedilmemiş o güzelim koylarında denize girebilirsiniz. Ayazma ve habbele koyları en çok rağbet gören koylar ve bu sebebten dolayı adadaki minübüs seferlerinin sadece o koylara yapılıyor.
Diğer Sulubahçe koyu, akvaryum koyu, beylik koyu, tuzburnu koyu ve çayır koyuda adada denize girebileceğiniz yerlerden bazıları. Eğer kendi arabanızla gidecekseniz mutlaka bu koylara da bir bakmanızı öneririm. Araba dışında merkezde kalenin dibinde bisiklet kiralayabileceğiniz bir yer olup hem bu koylara gidebilirsiniz, hem adayı bisikletle dolaşabilirsiniz.
Belli dönemlerde şarap firmalarının şarap yapım ve tadım turları bulunuyor. Eğer şarap konusu ilginizi çekiyorsa katılmanızı öneririm.
Bozcaada'da bütün bir yıl boyunca verilen emeklerin karşılığını almak, bağlardaki üzümleri toplayıp bağbozumunu kutlamak ayrı bir zevktir. Her sene davul - zurna eşliğinde, konserler ve halk oyunlarla büyük kutlamalarla yapılan Bozcaada Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali, her yıl Eylül ayında gerçekleşiyor.
Tabi bu güzel adanın kalesinden bahsetmemek olmaz; ilk yapılışı Finikelilere kadar uzanan kale Türkiye'nin çok iyi korunmuş kalelerinden biri olup bağ bozumu festivalinde hem yerli halka, hem turistlere kucak açmaktadır.
Tabiki hergün adanın merkezinden saat 18:30 gibi kalkıp tüm adayı dolaşıp günbatımı vaktinde rüzgar güllerinin ve polente deniz fenerinin olduğu batı burnunda durup güneşin batışını seyredip geri getiren turlar bulunmakta. Özelikle fotoğraf tutkunları için ada turu bulunmaz bir nimet. Hem adalı şöförler eşliğinde gezerken ada hakkında bilgi edinmek, hem de muhteşem bir gün batımı seyretmek için mutlaka bu turlara katılın.
Ayrıca adada bulunan 17 tane rüzgar enerji trübünü adanın elektriğini üretmekle kalmıyor, ana karaya da yer altından geçen kablolarla elektrik sağlıyor.
Ada; hem genellikle rüzgarlı olan çayır mevkiinde rüzgar sörfüyle ilgilenenler için ideal bir ortam yaratmakta olup, hem de son dönemlerde dalış için önemli yerlerden biri haline gelmiştir. Başta da demiş olduğum gibi Bozcaada bu kadar güzel olunca müdavimi çok oluyor. Müdavimlerinden, ilk defa gelip hayran kalanlardan bazıları; Tan Sağtürk, eşi ve 6 aylık kızları Ada, Feridun Düzağaç, Ata Demirer, Mehmet Günsur, Halil Ergün, Sumru Yavrucuk.
Gelelim adada nerede kalabileceğinize;
Bozcaada'da irili ufaklı, küçüklü büyüklü her bitçeye uygun birçok pansiyon ve otel bulunmakta. Genelde oda kahvaltı konseptinde çalışmakta olanlardan bazıları;
1- ATAOL OTEL
0286 697 83 29 - 0286 697 03 84
2- ADABAHÇE
http://www.adabahce.net/iletisim.php
0286 697 80 32 - 0533 345 34 37 - 0532 743 80 70
3- 9 ODA
www.dokuzoda.com
0532 427 06 48
4- RÜZGAR GÜLÜ OTEL
www.ruzgarguluotel.com
0286 697 04 08 - 0542 625 18 88
5- HOTEL FAHRİ
www.hotelfahri.com
0286 697 80 96 - 0542 245 00 43
6- LİMANİ OTEL
www.limaniotel.com
0286 697 04 05
7- RENGİGÜL PANSİYON
www.rengigul.net/index_tr.htm
0286 697 81 71
8- ESKİ POSTANE OTEL
0286 697 05 76 - 0532 344 82 44
9- MAVİBEYAZ PANSİYON
www.mavibeyazbozcaada.com
0532 613 21 19 - 0286 697 80 00
10- MARTI PANSİYON
0533 273 94 30
11- ADONİS PANSİYON
www.adonisbozcaada.com
0286 697 02 22 - 0536 220 09 43
Gelelim bu güzel yere nasıl ulaşabileceğinize;
Çanakkalenin Geyikli Yükyeri İskelesinden günün belli saatlerinde kalkan feribotlarla, ya da Çanakkale
merkezdenden haftanın belli günleri sabah kalkan deniz otobüsüyle ulaşabilirsiz Bozcaada'ya. Çanakkaleden Geyikliye ise; gün içerisinde Çanakkale otogardan yarım saat bir kalkan geyikli seyahat minibüsleri bulunmakta. Feribotların günlerine ve saatlerine güncel olarak,
http://www.gestasdenizulasim.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Geyikli Seyahat ; Yükyeri İskelesi : 0286 632 02 26
Çanakkale Otogar: 0286 212 89 99
Ünlü şaraplarıyla, polente feneriyle, dev rüzgâr gülleriyle, dar sokaklarıyla ve kalesiyle gidilip görülesi bir yer Bozcaada. Vakit kaybetmeden gidin, benim ve diğer gidenler gibi hayran kalıp huzur bulun...