Ağca'ya Türkiye'de askeri cezaevinden kaçması için yardım edilmiş, Papa'yı yaralayan silah, Abdullah Çatlı tarafından sağlanmıştı.
SİLAHI ABDULLAH ÇATLI VERDİ
Çatlı, İtalyan sağcı kontra lideri Chiaie Stefano Delle ile sık sık görüşüyordu. Ağca'nın da Çatlı aracılığı ile Stefano ile işbirliği akla geliyor.
Fakat en dikkat çeken bağlantı ise Papa'ya suikast girişiminden yargılanan Ağca'nın avukatının aynı zamanda SİSMİ adlı İtalyan Haber Alma Örgütü'nün yargılananlarının avukatı olmasıdır.
Aynı zamanda P2 Mason Locası ile Vatikan arasında da derin bağlantılar vardı. Ancak daha önemlisi bu ismi geçenlerin Papa dahil hepsinin komünizmle mücadele konusunda yeminli olmaları ve aralarındaki çıkar bağlantıları sonucunda işlemiş oldukları suç ilişkisinin ortaya çıkmasıdır.
Ve tüm bu ilişkiler içinde Ağca Papa'ya suikast düzenliyor. Sonrasında ise Calvi bir köprüye asılı halde ölü olarak bulunuyor.
MASONİK TARZI İNFAZ
Masonlar, 1981 yılında Londra'da bir köprüde asılmış olarak bulunan banker Roberto Calvi'yi törenle öldürmüşlerdi. Boynuna geçirilen halattaki mason düğümü, ayaklarına bağlanan imzalı taşlar, cinayet mahallinin bile sembolik özelliklerinden dolayı seçilmiş olduğu dikkat çekiyordu.
İtalya'da biraderliğin simgesi olarak bir siyah keşiş figürü kullanılmıştı. Calvi'nin cesedi bulunduğu köprünün adı Blackfirairs. Yani İngilizce'de 'siyah keşiş' veya 'siyah cübbeli keşiş' anlamında kullanılıyor. Calvi'nin bağlı olduğu İngiliz locasının adının da Blackfirairs olması masonik cinayetin diğer ilginç yönü olarak dikkat çekiyor.
'ÜLKEYİ ONLAR YÖNETİYOR' İMASI SONUNU HAZIRLADI
Nihat Erim'i Anayasa Hukukçusu Prof. Dr İlhan Lütem'e yazdığı ve onu bir anlamda ölüme götüren 'Encümen-i Daniş'ı anlatan mektubu, o tarihte büyük bir etki yaratmıştı. Mektuptaki, "Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve sosyal konularında önemli kararlar alınıyordu. Toplantıya katılan kişiler ağırlıklı olarak generallerden oluşuyordu" sözleri, onun ipinin çekilmesini neden olmuştu.
Encümen-İ Daniş, nasıl bir kuruluştur? 1850 yılında Osmanlı yönetimine akıl hocalığı yapmak için içerisinde dönemin 'bilim adamları'nın yer aldığı ve padişah tarafından resmi olarak kurulmasına izin verilen fiili bir devlet kurumudur.
Osmanlı yıkıldı ama 'Encümen-i Daniş' kurumunun varlığı, değişime uğrayarak yeni kurulan Cumhuriyet'te de devam etti. Bir bakıma devletin politikalarının belirlenmesinde önemli bir rol oynadı. Bu kurumda yer alanların isimlerine ve devlet içerisindeki konumlarına bakıldığında etki gücünün sanılandan çok daha büyük olduğu tahmin edilebilir. Bu kurumun başkanı şu anda Eski Vali ve TBMM başkanı Necmettin Karaduman'dır...
Bu kuruluş içinde kimler yer alıyor? Eski Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Genelkurmay başkanları, Yüksek Askeri Şura üyeleri, Milli Güvenlik Kurulu üyeleri, Meclis Başkanları, bazı milletvekilleri, general rütbesinde bazı subaylar, üst düzey devlet bürokratları, bazı baro yöneticileri ve sivil toplum kurumlar başkanları, gazeteciler... Yani devletin ve toplumun az sayıda üst düzey tabakasından oluşturan bu kurum, devletin stratejik olarak yönlendirilmesinde perde gerisinde önemli bir işleve sahiptir.
TÜRKİYE'DE İLK LOCA 1861'DE KURULDU
İstanbul da kurulan localar; 1861 yılında 'Ser Locası', 1867 yılında 'Prootos' ve 'l'Etoile du Bosphore' localarıdır. Geçen yıllarda birçok defa adı değişen kurumun günümüzdeki adı 'Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Derneği'dir. Eski büyük üstadları Asım Akin ve Kaya Paşakay'a suikast planlandı. Karşılıklı yolsuzluk suçlamaları, Loca'dan ayrılmalar yaşandı.
1971: Ercümen-i Daniş üyeleri
* Nihat Erim
* Suat Ürgüplü
* Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk
* Fethi Çelikbaş
* İlhan Evliyaoğlu
* Mükerrem Taşçıoğlu
* Sadık Batum
* Orgeneral Muhsin Batur
* Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan
* Emekli Orgeneral Kemal Atalay
* Tıp Profesörü Hikmet Altuğ.
1980: Ercümen-İ Daniş üyeleri
* İsmail Hakkı Karadayı
* Hüseyin Kıvrıkoğlu
* Bülent Ulusu
* Necmettin Karaduman
* Kaya Erdem
* Bakan Emre Gönensay
* İlter Türkmen
* Orgeneral Necdet Öztorun
* Nahit Özgür
* İbrahim Şenocak
* Eski Bakan Cahit Aral
* Mustafa Aysan
* Emekli Büyükelçi Oğuz Gökmen
* Temel İskit
* Prof. Mustafa Aysan.
BÜYÜK KULÜP ÖZEL ÜYELERİ
Etkili insanların bulunduğu bir kuruluşun ülkenin siyasi, iktisadi, mali ve kültürel ilişkilerde etkili olması elbette düşünülemez. 1882'de 30 üyenin sosyal amaçlarla kurdukları "Cercle a'Pera" adlı kulüp, 1884'te "Cercle d'Orient" adını aldı. Tarihi 128 yıl öncesine dayanan Büyük Kulüp, 6 bin üyesi ile dikkat çekiyor.
(Eski Başbakan Mesut Yılmaz da Büyük Kulüp’ün üyelerinden biri. Yılmaz, birçok toplantıya katıldı.)
Büyük Kulüp üyeleri:
* Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu
* Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt
* Orgeneral Cumhur Asparuk
* Necati Özgen
* Necdet Timur
* Emekli Orgeneral Çevik Bir
* Gündüz Kaptanoğlu
* Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu
* Hikmet Çetin
* Mehmet Ağar
* Köksal Toptan
* Yalım Erez
* İşadamı Ersin Eti
* Eski İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım
* Yasa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Sabancı
* Eski SPK Başkanı Ali İhsan Karacan
* Tahir Köse Cavit Çağlar
* Tekin Akmansoy
* Gül Sunal
* Erdoğan Demirören
* Faruk Süren
* Metin Âşık
* Mahmut Naidi
* Süleyman Güzel
* Ersin Eti
* İbrahim Tatlıses
* Mesut Yılmaz
* Aykut Kocaman
* Ahmet Özal.
Kenan Evren put gibi kaldı
* Öldürülen Nihat Erim'in damadı Prof. Dr. Akın Önalp, kayınpederi ve ailesinin 1940'lardan itibaren gizli servisler tarafından takibe alındığını söyledi.
İşte Önalp'ın ilginç açıklamaları:
* CIA birçok ülkede araştırma yapıp, işlerine yarayacak kişileri tespit ediyor ve daha sonra onları kullanıyor.
* Nihat Erim ortanın soluydu ve onlara göre sağda kalıyordu. Bunun için Muhsin Batur, Erim'i istemiyordu. Asker, Başbakan yardımcısı olarak bir emekli albayı, Sadi Koçaş'ı Erim'in yanına yerleştirdi.
* 12 Mart 1971 Muhtırası, Süleyman Demirel'in gitmesine neden oldu. Sonra Nihat Erim'i Başbakanlığa çıkarttı.
* Lale Ataman yeğenim. Kenan Evren'e bir gün Nihat Erim'den söz etmek istemiş ve Kenan Evren konu açılınca put gibi duruvermiş ve duymazlıktan gelmiş.
Turgut Sunalp'ın CIA ile ilişkisi vardı
Prof. Dr. Önalp, Nihat Erim'in öldürülmesi konusunda birçok ismin devrede olduğu görüşünde. Önalp, "Benim babam bir generaldi. Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Fuat Doğu ile çok yakındı. Gidişattan haber alıyorduk. 1970'lere gelindiğinde askerler hareketlenmeye başladı. CIA'yle ilişkisi olan Turgut Sunalp Paşa bizim eve gelip iletişimi sağlıyordu. Erim, yakayı kaptırmıştı bir kere. Ama cinayeti asker mi? Amerika mı? Ergenekon mu? ya da Komünistler mi? yaptırdı bilemiyorum" dedi.