Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

Iğdırlı fotoğraf sanatçısı ve coğrafya öğretmeni birkaç yıl önce durumu olmayan köy çocuklarına yeni ayakkabılar temin etmek için çıktığı yolda şimdi tek başına bir iyilik ordusu olmuş vaziyette. 80 bin kişinin hayatına dokunduğunu söyleyen Özcan ile bu iyilik serüvenini konuştuk.

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

Iğdırlı bir fotoğrafçı ve aynı zamanda coğrafya öğretmeni. İlkokuldan liseye eğitimini Iğdır'da sürdürdükten sonra coğrafya öğretmenliği okumak için İstanbul Üniversitesi'ne geliyor... Maddi açıdan durumu çok iyi olmadığından öğrencilik yılları epey zor geçiyor.

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

Bu esnada fotoğrafçılığa merak sarıyor ve anne babasının çektiği bir fotoğrafı ile çeşitli yarışmalardan ödüller alıyor... Derken okulunu bitirip memleketine döndüğünde köylerde çocukların portre fotoğraflarını çekmeye başlıyor ve bir gün bir çocuğun yırtık ayakkabısını fark ediyor. Kendi öğrencilik yıllarını da anımsayıp o çocuğa yardımcı olmak istiyor ve hikaye de burada başlıyor. Küçük bir ayakkabı temin etme girişiminden kapsamlı bir iyilik dalgasına dönüşme hikayesi onunki...

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

- Fotoğrafçılığa nasıl başladınız?

- Okul bitip memlekete gelince köylerdeki çocukların portre fotoğraflarını çekmeye başladım.

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

- Okul bitince neler yaşadınız, hayaliniz öğretmenlik miydi yoksa fotoğrafçılık mı?

- Öğretmenliği çok seviyorum ama yine de fotoğrafçı olarak anılmak isterim. Bir fotoğrafçı için Doğu Anadolu'da epey malzeme var. İstanbul'da herkes Kız Kulesi'ni fotoğraflıyor, herkes Sultanahmet Camii'ni çekiyor. Fakat burada bir atın koşuşu, bir çocuğun Ağrı Dağı'nın önünde gülümsemesi kadar ilgi çekmiyor.

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

- Öğrenciliğiniz zor geçmiş....

- Aileme yük olmamak adına çocukluğumdan itibaren hep çalışıp durdum. Üniversiteyi kazandığım esnada inşaatlarda çalışıyordum. Az bir parayla geldim ülkenin en doğusundan İstanbul'a üniversite okumaya, epey zorluk çektim. Bir yurda yerleştim, orada bir eski ayakkabı buldum, aldım. Hayatımda ilk kez Nike ayakkabım olmuştu, ama ayakkabının tabanı komple yırtıktı. Karbonat döküp, yapıştırıcıyla yapıştırdım siyaha boyadım. Ama ancak 10-12 gün dayandı.

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

- Sizin bu iyilik yolculuğunuz da yırtık ayakkabılı bir çocuğa rastlamanızla oluyor değil mi?

- Iğdır'ın köylerinde yırtık ayakkabılı bir çocuğa rastladım ve onun için bir şeyler yapmak istedim. Annemin "Instagram'da paylaş, belki birileri yardımcı olur" demesiyle başladı her şey. 300 takipçim vardı 280'i ise zaten akrabaydı. Neyse ki birileri yardımcı oldu. İlk aşamada 15 yetim çocuğa ayakkabı sağladık o sayı sonra 20 binleri buldu...

Bir fotoğraf çekti 80 bin kişiye umut oldu

- Takipçi sayınızdaki artış nasıl bu kadar hızlı oldu, 300 takipçiden 150 binlere nasıl geldiniz?

- Şaşırdım tabii... Ünlüler fark etti, onların bir paylaşımıyla da 10-20 bin kişi takip etmeye başladı. Bir de bana kalırsa bu işlerde samimiyet ve dürüstlük çok önemli. Benim bu kadar geniş bir kitleye ulaşabilmemde samimiyetimin önemli rolü oldu.

SON DAKİKA