Kuveyt'ten yola çıkan dev süper tanker Torrey Canyon, kestirme bir rota kullanmak isterken resiflere çarparak karaya oturdu. Yırtılan devasa gövdeden sızan yaklaşık 120 bin ton ham petrol kısa sürede denize yayıldı. Denizin yüzeyi simsiyah bir zift tabakasıyla kaplanırken, asıl skandal bu olaydan sonra yaşandı.
PLAJLAR KURTULSUN DİYE DENİZE DÖKTÜLER!
İngiliz hükümeti ve donanma ekipleri, petrolün turistik kıyılara ulaşmasını engellemek için bilimsellikten tamamen uzak, akılalmaz bir adım attı. Petrolü parçalamak amacıyla denize ve sahil şeridine tam 10 bin ton endüstriyel deterjan boşaltıldı. Askerlerden gönüllülere kadar herkes eline geçen kovalarla ve fıçı fıçı kimyasallarla denizi sözde temizlemeye çalıştı.
DETERJAN PETROLDEN DAHA ZEHİRLİ ÇIKTI
Ancak uygulanan bu yöntem durumu daha da beter hale getirdi. Kullanılan deterjanlar petrolü güvenli bir şekilde çözmek yerine, suyu ve deniz tabanını tamamen zehirleyen ağır bir tabaka oluşturdu. Yüzeydeki petrol dibe çökerek deniz tabanındaki tüm yaşamı kazıdı.
Yengeçler, istiridyeler, balıklar ve yüzeydeki binlerce deniz kuşu petrolden ziyade dökülen bu deterjanlar yüzünden zehirlenerek can verdi. Kimyasal dökülen bölgelerin kendi kendini toparlaması tam 15 yıl sürdü.
FRANSA KİMYASAL KULLANMADI, DOĞA KENDİNİ TOPARLADI
Sızıntının ulaştığı Fransa kıyılarında ise tamamen farklı bir yöntem izlendi. Fransızlar hiçbir kimyasal deterjan kullanmadan petrolü kıyıdan küreklerle ve elle topladı. Deterjan dökülmeyen Fransız sahillerindeki canlı yaşamı, İngiltere'ye kıyasla katbekat daha hızlı bir şekilde kendini yeniledi.
Kriz yönetimindeki bu tarihi fiyasko, denizlerin bir çöp alanı olmadığını dünyaya acı bir dersle öğretti ve günümüz uluslararası deniz hukuku kurallarının baştan yazılmasına zemin hazırladı.
LASTİKLERİ DENİZE ATMANIN SONU DA FELAKET OLMUŞTU!
1970'li yıllarda hem atık lastik sorununu çözmek hem de deniz canlılarına yeni yaşam alanı sunmak amacıyla başlatılan "yapay resif" projesi, tarihin en büyük çevre facialarından birine dönüştü. Florida kıyılarına bırakılan 2 milyon lastik, doğal mercan kayalıklarını yok etmeye devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1960 ve 70'li yıllarda araç kullanımının hızla artması, devasa bir atık lastik krizini beraberinde getirdi. O dönemde geri dönüşüm teknolojilerinin yetersiz olması sebebiyle atıkların depolanması ciddi bir sorun haline gelince, Florida'da dikkat çeken ancak son derece riskli bir adım atıldı.
Bir kuruluş, atık lastikleri okyanus tabanına yerleştirerek yapay bir mercan kayalığı oluşturma fikrini ortaya attı. Proje kapsamında, Fort Lauderdale kıyılarında yer alan Osborne Kayalığı'na yaklaşık 2 milyon atık lastik bırakıldı.
TUZLU SU VE AKINTI FELAKETE DÖNÜŞTÜRDÜ
Tuzlu suyun zamanla çelik bağlantıları çürütmesi ve güneş ışığının naylon malzemeyi deforme etmesi sonucu, birbirine bağlı duran 2 milyon lastik serbest kaldı. Fırtınalar ve güçlü dip akıntılarıyla sürüklenen devasa lastik kütleleri, bölgedeki doğal mercan resiflerine çarparak yok etmeye başladı. Doğal ekosisteme büyük zarar veren sürüklenen lastikler, bölgedeki deniz yaşamının da hızla azalmasına yol açtı.
TEMİZLİK ON YILLAR SÜRECEK
2006 yılında resmi olarak başlatılan devasa temizlik operasyonlarına rağmen felaketin izleri silinebilmiş değil. Aradan geçen yıllara rağmen batık lastiklerin henüz çeyreğinden biraz fazlası sudan çıkarılabildi. Mevcut projeksiyonlar, okyanus tabanındaki lastiklerin sadece yarısının temizlenebilmesi için en iyimser ihtimalle 2033 yılına kadar çalışılması gerektiğini gösteriyor.