Yankısız oda (anechoic chamber) olarak adlandırılan bu özel mekan, dışarıdan gelen seslerin yüzde 99.99'unu absorbe edecek şekilde özel fiberglas takozlar ve devasa çelik duvarlarla kaplı. Odaya adım attığınız an, hayatınız boyunca hissettiğiniz tüm ortam sesleri anında bıçak gibi kesiliyor.
Ancak asıl kabus, dışarıdaki sesler sustuğunda başlıyor...
DIŞARI SES VERMEYİNCE VÜCUT KENDİ SESİNİ ÇIKARMAYA BAŞLIYOR!
Tamamen sessiz bir ortama geçtiğinizde, insan beyni dışarıdan ses alamadığı için içe dönmeye başlıyor. Birkaç dakika sonra kulaklarınız, daha önce hiç duymadığınız biyolojik sesleri duymaya adapte oluyor:
Akciğerlerinizin Hava Hışırtısı: Her nefes alışınız devasa bir fırtına gibi gürlemeye başlıyor.
Kalbinizin Güm güm Atışı: Kalp atışlarınız oda içerisinde adeta bir davul vuruyormuşçasına yankılanıyor.
Damarlardaki Kan Kanalları: Vücudunuzdaki kanın damarlardan akış sesini, mide guruldamalarınızı ve hatta kemiklerinizin sürtünmesini bile net bir şekilde duymaya başlıyorsunuz.
ZİHİN NEDEN ÇILDIRMA NOKTASINA GELİYOR?
İnsan beyni, yönünü ve dengesini bulabilmek için çevreden gelen ses yankılarına ihtiyaç duyar. Dünyanın en sessiz odasında hiçbir ses yankılanmadığı için beyin zaman hissini ve denge algısını tamamen kaybediyor.
Odadaki karanlık ve mutlak sessizlik birleştiğinde:
Denge Kaybı: Sandalye olmadan ayakta durmak imkansız hale geliyor.
Görsel ve İşitsel Halüsinasyonlar: Beyin, duyamadığı seslerin yerine kendi yarattığı korkunç sesleri ve illüzyonları koymaya başlıyor.
Panik Atak: Odada kalan kişiler bir süre sonra kendi organlarının sesine dayanamayarak klostrofobik krizlere giriyor.
REKOR SADECE 45 DAKİKA!
Laboratuvarın kurucusu Steven Orfield, "Sessizlik arttıkça kulaklarınız daha da hassaslaşır. Bu odada ses kaynağı siz olursunuz," diyerek durumun vahametini özetliyor. Şimdiye kadar odaya giren cesur deneycilerin veya gazetecilerin çoğu 15-20 dakika içinde pes ederken, kırılan rekorun dahi 45 dakikayı geçemediği belirtiliyor.