Türkiye'nin gündemine oturan feci kaza geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yaşandı. Eyüpsultan Kemerburgaz'da arızalanan ATV motorunu emniyet şeridinde durarak kontrol eden gruba, Porsche marka cip çarptı. Feci kazada Oğuz Murat Acı hayatını kaybederken, 4 kişi de yaralandı.
EYLEM TOK VE OĞLU HAKKINDA YAKALAMA KARARI
Cipin direksiyonunda ise 16 yaşındaki Timur Cihantimur vardı. Timur'un, yazar Eylem Tok ile ünlü estetikçi Bülent Cihantimur'un oğlu olduğu anlaşıldı. Yazar Eylem Tok, kazadan saatler sonra oğlu Timur ile uçağa binip Mısır'a kaçtı. Anne ve oğlu hakkında ise bugün yakalama kararı çıkarıldı.
EYLEM TOK: ANNELİK İÇGÜDÜSÜ
Eylem Tok kaza sonrası yaptığı açıklamada, "Öncelikle yaşanan tüm bu olaylar nedeniyle ne kadar üzgün olduğumu, ne kadar korktuğumu ve paniklediğimi belirtmek istiyorum. Kazadan bahsetmek benden ve ailemden önce, kazazedeler ve ailelerini daha çok üzecektir ve yıpratacaktır. Ancak oğlumun bizden habersizce o gün arabam ile dışarıya çıkmasının tüm sorumlusu benim, bunu kabul da ediyorum.
Ben bir anne olarak bu durumun yaşanmaması adına gereken tüm tedbirleri almalıydım. Ancak ne yazık ki yazılanların hepsi doğru değil, oğlum olaydan sonra kaçmadı, aksine olay yerine yardıma gelen insanlarla birlikte o da yardım etti ki ambulans ve ekipler de çağrılmıştı, ancak ben sonrasında çok korktum.
Ünlü yazar Eylem Tok'un oğlu lüks cipiyle 5 kişiyi ezdi Mısır'a kaçtı! | Video
Biz yurt dışına çıkarken bir mağdurun öldüğünü dahi bilmiyorduk ki bunu öğrenince, evet ne yaparsak yapalım bu acı tarif edilemez ve dindirilemez ama hemen aile ile iletişime geçmeye çalıştık. Timur ise olayın olduğu andan itibaren her gün 'Lütfen Türkiye'ye dönelim ve ben cezam ne ise onu çekeyim, ben bir aileyi dağıttım.' diye ağlıyor.
Hiçbir zaman burada kalmak, bu suçlamalardan kaçmak gibi bir düşüncesi olmadı onun. Ama annelik içgüdüsü, lütfen beni de anlayın. Ben olay yerinde insanların telefonlarını da toplamadım, bunlar doğru değil. Çok çok üzgünüm. Oradaki tüm çocuklar bizim de çocuklarımız, kazada ölen kardeşimizin ailesi bizim de ailemiz. Biz dönüp doğru olanı yapacağız ve adalete teslim olacağız.
Hem kendim adına hem de oğlum adına tüm kamuoyundan içtenlikle özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
OĞUZ MURAT ACI'NIN AİLESİNDEN AÇIKLAMA
Ölen Oguz Murat Acı'nın esi Şükriye Acı, "Annelik içgüdüsü belki ama orada can çekişen insanları ölüme terk etmek bir insanlık belirtisi değil annelik içgüdüsü hiç değil" dedi. Baba Özer Acı, "Kazanın olduğu yere ilk ulaşan 3 kişiden biriyle konuştum. Bana anlatmasına göre, kazadan birkaç dakika sonra oradan geçmişler. Her yer toz dumanmış. Yaralılara bakmış. Çarpan araçtakileri kişilerin arabalarından indiğini görmüş, 7-8 kişilermiş. Önce benim oğlumun yanına gitmiş. Yaşıyormuş. Oğlum benim adımı vermiş. İlk yardım eğitimi olduğu için müdahale etmiş, hayatta tutmaya çalışmış. Ambulansı 23.23'te 112'yi aramış. 3 dakika görüşmüş. Ekran görüntüsünü attı bana. Sağlıkçılarla birlikte oğlumu beraber uçurumdan çıkarmışlar. Ambulansa koyduğumda sağ idi diyor. sonra diğer yaralılara yardım etmiş. Oğlunuzun olduğu yerden yol tam görünmüyordu dedi. Bir aracın gelip geri gittiğini görmüş ama kim neydi görmemiş. Diğer çocuklar da kaza yapmayan araca doluşup gittiler, kaçtılar diyor" dedi.
"İKİ TELEFONU ANNESİ Mİ ALDI BAŞKASI MI ALDI BİLMİYORUM"
Baba Özer Acı, "Kazayı yapan çocuk ilk annesini aramış diye tahmin ediyorum. Evleri kaza yerine yakın olduğu için kaç dakikada geldi kaç dakikada gitti bilmiyorum. 5 ATV sürücüsünden 2'sinin telefonu kayıp. Ne şekil kayıp oldu, annesi mi aldı başkası mı aldı bilmiyoruz. Telefonlardan biri oradaki bir sitenin güvenliğine bırakılmış ancak 5 dakika sonra gelip alınmış. Yaralılardan birinin teyzesi aramış kayıp telefonu, karşıdaki kişi kimsiniz demiş. Kadın da ben teyzesiyim deyince telefon kapanmış. Benim oğlumun telefonunu sonradan polis bulmuş. Bir araç gelmiş, annesi çocuğu alıp gitmiş. Gidiş gelişli orman yolu, sisli, gece, büyük ihtimal yarışıyorlardı" dedi.
"OLAYDAN SONRA KESİNLİKLE HİÇ KİMSE ARAYIP SORMADI"
Özer Acı, "Benim oğlum Adli Tıp Kurumu'ndayken, ben burada acımı yaşarken, çocuğun annesine babasına hepsinin bilgilerine ulaştım. Ama ne yazık ki şu ana kadar bize ulaşan olmadı. Biz şunu demeyi isterdik, hastaneye geldiler, evimize geldiler, mezarlığa geldiler, bana destek oldular, evladı bizim de evladımız dediler. Ama ne yazık ki diyemiyorum. Bize ulaşan olmadı" dedi.
"ADALETİN KESTİĞİ PARMAK ACIMAZ GELSİN TESLİM OLSUN"
Baba Özer Acı, "Adalete sığınıyorum. Gelip teslim olsaydılar, bizim yüreğimize su serperlerdi. Kendilerine zarar veriyorlar. Acımıza tuz basmanın bir anlamı yok. Biz insanız acı paylaşarak azalır sonuçta. Yavrumuz gelsin adalete sığınsın teslim olsun, başka bir şey demiyorum. Dikkat ederseniz yavrumuz diyorum, çünkü ben her şeyden önce insanım, acılı bir babayım, kaçmasınlar adaletten, gelsinler teslim olsunlar" şeklinde konuştu.
"ÇOCUK ABD VATANDAŞI OLDUĞU İÇİN ÖNCE MISIRA ORADAN ABD'YE GÖTÜRÜLMÜŞTÜR"
Acılı baba Özer Acı, "Çocuk ABD vatandaşı olduğu için önce Mısır'a sonra ABD'ye götürmüştür. Oğlum ambulansa alınırken kendindeymiş Hastaneye götürülürken yolda vefat etmiş" şeklinde konuştu.
ŞÜKRİYE ACI, "ORADA CAN ÇEKİŞEN İNSANLARI TERK EDİP EVLADINI KAÇIRMAK ANNELİK İÇGÜDÜSÜ DEĞİL"
Hayatını kaybeden bilgisayar mühendisi Oğuz Murat Acı'nın esi Şükriye Acı, "Ben adalet istiyorum. Kana kan, dişe diş bu düşüncede insanlar değiliz. hiçbir zaman olmadık. Eşim çok merhametli bir insan. 17 yaşında bir çocuktan bahsediyoruz, çocuk. bir ailenin ihmali var. Bir araçla çıkıyor. İyi araba kullanamıyor belli ki, ehliyeti yok. Kaza olabilir ama bir iyi niyet kırıntısı dahil görmediğimiz için ben herhangi bir özür ya da başka bir şey kabul etmiyorum kesinlikle. İyi niyetli olsalardı en azından kaçsalar bile bir ambulansı arayıp kaçabilirlerdi. O korkuyla evet annelik içgüdüsü belki ama orada can çekişen insanları ölüme terk etmek bir insanlık belirtisi değil annelik içgüdüsü hiç değil" ifadelerini kullandı.
YARALI SÜLEYMAN KEÇİCİ, "BEYAZ BİR IŞIK GÖRDÜM GÖZÜMÜ AMBULANSTA AÇTIM"
Kazada yaralanan Süleyman Keçeci, "Benim kullandığım ATV yolda giderken arızalanmıştı, sağa çekmek zorunda kaldım. Durduğumuz yer viraj olduğu için biraz ileri aldık. Motoru tamir etmeye başladım. Eniştem de bizi fark etmeleri için arkamıza çekti ışıklarını yaktı, hepimiz yaktık. 5-6 araç bizi fark etti zaten yavaşladı. Sordular bir ihtiyacınız var mı diye. Ondan 5-10 dakika geçti. Beyaz bir ışık gördük. Bize çarpmış. Işığı görmemizle beraber bize çarpması bir oldu. gözümü ambulansta açtım. Başka hiçbir şey hatırlamıyorum" dedi.
AVUKAT BURAK ERDEN: TELEFONLARI ALIP ÇOCUĞU YURT DIŞINA KAÇIRMAK DELİLLERİ KARARTMAK BİR SUÇTUR
Avukat Burak Erden, "Şarampolden aşağı iniyorlar bazıları tekerin altında kalıyor, bazı telefonlar kayıp. Eylem hanım hakkında da yakalama çıkmayacaktı. Ama çocuğu kaçırdığı için yardım yataklıktan şikayetlerimizi yaptık. 5 kişiden 2 sinin telefonu kayıp. Eylem hanımla ilgili delilleri karattığına dair, yardım ve yataklık yaptığına dair şikayette bulunduk. Kaza oluyor ailesi havalimanında sakız çiğneyerek yurt dışına kaçıyorlar, burada yapılması gereken müvekkilimizin 1,5 yaşında bir çocuğu var. Sadece kendisi anne değil. Bir açıklama yaptı, son derece samimiyetsiz ve vicdansız bir açıklama olarak görüyoruz bunu. Gelmelerini bekliyoruz. Geldiğinde de zaten hakkında da yakalama kararı var. Telefonları aldığı iddiasıyla, delilleri de kararttığına dair, çocuğu da alıp yurdşına kaçırdığı için bu bir suç , şikayetlerimizi yaptık. Yargı gereğini yapacaktır. Olaydan bir saat sonra, ambulans o an aransa belki müvekkil yaşıyor olacaktı. Çocuk alınıyor ve 3-4 saat içinde yurt dışına götürülüyor. Onların aramadığını tahmin ediyoruz" dedi.