Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit (72) önceki akşam Yunus Emre Enstitüsü'nün düzenlediği Türk Sineması Yaz Okulu etkinliğine katıldı. İstanbul Şehir Üniversitesi'nde düzenlenen organizasyonda öğrencilerle buluşan Koçyiğit büyük ilgi gördü. İlk olarak öğrencilerin sorularını yanıtlayan oyuncu, daha sonra 1971 yılında rol aldığı "Adını Anmayacağım" filmini üniversitelilerle izledi.
Hülya Koçyiğit, "Sinema gibi önemli bir mesleği yaptığım için çok mutluyum. Mesleğimi çok kutsal buluyorum. Adeta ibadet edercesine saygı duyduğum bu mesleği sadece görsel bir eğlence ve gösteri sanatı olarak görmedim. Onu insanlığın eğitimine büyük katkı sağladığı şeklinde gördüm" dedi.
'ROLDEN KURTULMAK ZOR'
Bir öğrencinin "İki yüzün üzerinde filminiz var. Bu da sayısız karaktere hayat verdiğiniz anlamına geliyor. Buna rağmen kendi benliğiniz ve karakterinizi nasıl korudunuz?" şeklindeki sorusuna Koçyiğit, eşi Selim Soydan'ı överek cevap verdi: "Ben çok şanslı bir insanım. Hayat arkadaşım, eşim ve evladımın babasıyla 50'nci yılımızı kutladık. Benim mesleğime ve mesleğime olan saygıma öyle büyük saygı gösterdi ki... Beni özgür bıraktı. Seçimlerimde, düşüncelerimde, yaşamımda, davranışlarımda hep beni özgür bıraktı. Bana hoşgörüyle yaklaştı. Evliliğimizin çok başında bana 'En büyük hayranın benim. Ben sana, mesleğine ve mesleğini yapış biçimine saygı gösteriyorum' demişti. Belki çok karaktere girip, onların etkisinde kalıp, buhranlar geçirdiğim oldu. Kendim için yaptığım kavgalar oldu. Bu benim en dürüst itirafım. Aktörlük sadece duygu değildir. Evinize gittiğiniz zaman rolü üzerinizden çıkarmanız gerek. Yoksa ruhsal durumunuzu koruyamazsınız."