15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün yıl dönümünde SABAH'a konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en büyük ihanet girişimine karşı verilen destansı mücadeleyi değerlendirdi. Bakan Çiftçi, o gece milletin sadece bir darbeyi durdurmadığını, aynı zamanda vesayet anlayışını da tamamen tarihe gömdüğünü belirtti.
TARİHİN EN BÜYÜK İHANETİ
FETÖ'nün devletin kılcal damarlarına sızarak gerçekleştirdiği ihaneti "Cumhuriyet tarihimizin en büyük kalkışması" olarak nitelendiren Çiftçi, şu ifadeleri kullandı: "Tarih, yalnızca geçmişte kalan takvim yapraklarından ibaret değildir. Bazı geceler vardır ki bir milletin kaderini değiştirir, devletlerin istikametini belirler ve gelecek nesillere yön veren bir şuurun temelini atar. İşte 15 Temmuz, Türkiye'nin yakın tarihinde sadece hain bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gün değil; millî iradenin vesayet odaklarına karşı kesin zaferini ilan ettiği tarihî bir dönüm noktasıdır. O gece FETÖ ihanet şebekesi, yıllarca devletimizin içine sinsice sızarak milletimizin birliğine, devletimizin bekasına ve Türkiye'nin bağımsız geleceğine kastetmiştir. Aziz milletimizin alın teriyle alınan silahların yine bu milletin evlatlarına çevrilmesi, Gazi Meclisimizin bombalanması ve masum vatandaşlarımızın hedef alınması, Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihanetlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Ancak hesap edemedikleri bir hakikat vardı: Bu millet, tarih boyunca istiklaline ve istikbaline yönelen hiçbir saldırıya boyun eğmemiştir. Çanakkale'de, de Kurtuluş savaşında da olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de imanıyla, cesaretiyle ve ferasetiyle millî iradesine sahip çıkarak tarihine altın harflerle yazılan bir destana imza atmıştır.

GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR
Milletimizin hafızasında darbelerin ve vesayet girişimlerinin derin izleri vardır. 27 Mayıs millet iradesini darağacına mahkûm etmiş; 12 Eylül toplumsal hayatımızda derin yaralar açmıştır. 28 Şubat ise inanç ve vicdan hürriyetini hedef alan karanlık bir vesayet dönemi olarak hafızalara kazınmıştır. Başörtülü genç kızlarımız eğitim haklarından mahrum bırakılmış, imam hatip okullarına getirilen katsayı uygulamasıyla milyonlarca gencimizin geleceği sınırlandırılmak istenmiştir. Ancak aziz milletimiz, demokrasisine, değerlerine ve özgürlüklerine sahip çıkmaktan hiçbir zaman vazgeçmemiştir. 15 Temmuz'u önceki darbelerden ayıran en önemli husus, ihanetin devletin içine sızmış bir terör örgütü eliyle gerçekleştirilmek istenmesidir. Dinimizi ve mukaddes değerlerimizi istismar eden FETÖ, milletin iradesine, devletimizin birliğine ve Türkiye'nin bağımsız geleceğine kastetmiştir. İşte böylesine karanlık bir gecede Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı tarihî çağrı, milletimizin sarsılmaz iradesiyle birleşerek hain planları bozmuştur. O gece sadece meydanlar değil, vatanın dört bir yanı direnişin adresi olmuştur. Ankara'da Gölbaşı Özel Harekât Başkanlığımıza düzenlenen alçak saldırıda kahraman polislerimiz şehadete yürürken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Gazi Meclisimiz bombalarla hedef alınmıştır. İstanbul'da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Saraçhane ve meydanlar, millet iradesinin teslim alınamayacağının sembolü hâline gelmiştir. Tankların önüne bedenini siper eden kahramanlarımız, bu milletin iradesinin hiçbir güç tarafından teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir.
'MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK'
Bugün 15 Temmuz'a baktığımızda yalnızca başarısızlığa uğratılmış bir darbe girişimini değil; devletimizin güçlendiği, millî iradenin tahkim edildiği ve vesayet anlayışının tarihe gömüldüğü tarihî bir dönüm noktasını görüyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla sürdürülen eser ve hizmet siyaseti; güçlü devlet, güçlü millet ve güçlü demokrasi anlayışıyla ülkemizi daha güvenli, daha müreffeh ve daha güçlü yarınlara taşımaktadır. Dün darbelerle yön verilmek istenen Türkiye, bugün kendi kararlarını alan, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle inşa eden güçlü bir devlettir. 15 Temmuz'un bizlere yüklediği en büyük sorumluluk, millî hafızamızı diri tutmak ve benzer ihanetlere asla fırsat vermemektir. Devletimizin bekasına, milletimizin huzuruna ve ülkemizin bağımsız geleceğine kasteden başta FETÖ olmak üzere hiçbir terör örgütüne ve hiçbir karanlık odağa asla geçit verilmeyecektir. Bu mücadele, devletimizin kararlılığı ve aziz milletimizin ferasetiyle kararlılıkla sürdürülecektir. Bu vesileyle 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün yıl dönümünde; vatan, bayrak ve istiklal uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum. Allah milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Devletimiz ebed müddet payidar, milletimiz birlik ve beraberlik içinde daim olsun."