Savarona'nın ilk sahibi -Amerikalı Emily Roebling Cadwallader- yatın başına gelenleri görseydi ne hisseder, ne düşünürdü bilinmez. Savarona, bir sefahat nesnesi olarak tasarlanmış olsa da Golden Gate ve Brooklyn köprülerini yaparak servet sahibi olmuş olan Alman asıllı mühendis John Roebling'in torunu, Richard M. Cadwallader'in dul eşi olan Emily Roebling Cadwallader'ın yatta yapılan seks âlemini seçkinci, ritüelist bir yaklaşımla küçümseyeceği tahmin edilebilir. Bayan Cadwallader, yattaki eğlencenin, Stanley Kubrick şaheseri
Eyes Wide Shut'taki (
Gözleri Tamamen Kapalı) Venedik maskeli meşhur seks partisi gibi bir şey olduğunu düşünseydi Savarona, bir 'mobil Mentmore Towers' olarak aristokratik mertebesine erişecekti. Ne var ki, yatta böyle bir partinin yapıldığını düşünmek fazla 'sanatsal' olur. Gene de Savarona'daki rezaletin mimarı eski Sovyet bürokratı Türk vatandaşı Kazak işadamı Tevfik Arif'in 1930'lu yılların en lüks yatı olan ve o yıllarda içi antika meraklısı sahibinin isteği doğrultusunda dünyanın çeşitli bölgelerinden getirilmiş eşyalarla donatılan böyle bir mekânı seçmesinde kaba bir sanatsallık anlayışının etkileri aranmalı. Elbette Tevfik Arif ve kafadarlarının, Savarona fantezisini, yatın Atatürk'ten önceki tarihini göz önüne alarak değil, Atatürk'ün kullandığı bir yat olduğu için gerçekleştirdikleri ihtimali daha akla yakın. Savarona yatı, Mustafa Kemal'in ölümünden yedi yıl önce tıpkı Goeben gibi Almanya'nın Hamburg şehrinde denize indirilmişti. Üretim maliyeti bir iddiaya göre dört, bir diğer iddiaya göre ise 10 milyon dolardı. Yat, adını Hindistan'da yaşayan nadide bir kuğudan alıyordu. 136 metre uzunluğundaki yatla ilgili bir şehir efsanesine göre Cadwallader, aşk yaşadığı kaptanla rahat buluşabilmek için salon ile kaptan köşkü arasında özel bir hol yaptırmıştı.