- Kendinizi zirvede görüyor musunuz?
- Böyle şeylerden pek haberim yok! Yani bu laflar, sosyal hayatın söylediği laflar, başkalarının söylediği şeyler, biz çok farkında değiliz bunların. En azından ben değilim. Biz de herkes gibi yaptığımız işin peşine düşüyoruz sadece. Benim için hepsi budur.
- Sonuçta şöhretli bir oyuncusunuz artık. Şöhret birçok bedel demek aynı zamanda. Siz de bu bedeli ödediniz; herkesin yaşadığı, yaptığı şeyleri siz yapınca göze battı. Alkollü görüntülendiğinizde bir duvar örmeye çalıştınız mı ya da üzülüp küstünüz mü hiç?
- Korktum daha çok! Sanki başka bir ülkeden gelmişim de kovalanıyormuşum, 'defol git' diyorlarmış gibi hissettim. Yaptığım hiçbir şey normal karşılanmıyor çünkü. Ben 15 senedir dışarı çıkarım, müzik dinlemeyi çok severim, içki içmesini de severim, çünkü başka türlü rahatlayamam. Hâlâ 15 yıl önce gittiğim yerlere gidiyorum, eskiden kamera falan olmazdı oralarda, sonradan gelmeye başladılar. E sonuçta kendimi suçlu hissetmeye başladım, 'ben bir suç mu işliyorum' diye düşünür oldum. Yapacak bir şey yok, yakalanmamayı öğrenmeye başlıyorsun zamanla. Onlar gelmişse, arka taraflardan filan gidiyorum. Şimdi yakalayamıyorlar (gülüyor).
- Alkolik olmanıza kadar gelip dayandı haberler...
- Alkolik olsan iş yapamazsın, işine gücüne gidemezsin. Üç gün çok ağır setimiz vardı, üç gün de vücut yorgunluğu sürüyordu. Ben o yoğunlukta alkolik olarak ayakta kalamazdım zaten.