- Aşk hayatınızın neresinde; ne kadar uzak ya da yakın size?
- Aşk... Herkes bu konuyu çok sever.
- Genelde 'bunu konuşmayalım' derler!
- Söyleyen kişinin mutsuzluğuyla ya da âşık olmasıyla alakalıdır bu, eminim. Aşk olsun isterdim hayatımda ama güzel bir tatil o. Büyük, güzel, parlak bir tatil. O tatili yaşamak istiyorum, benim de hakkım var diye düşünüyorum.
- Ama korkuyor musunuz o tatile çıkmaktan, bir ilişkiye girmekten?
- Aşk bir ilişki değil ama! Tatil bitince geri dönülüyor ya, ilişkide öyle bir durum olmuyor genelde. 'Hop nereye gidiyorsun, beraber geldik' durumu yaşanıyor. İlişki daha bağlayıcı yani. Ben ilişki falan istemiyorum.
- Geçen yıl yaptığımız röportajda Binnur Kaya, "İlişki yaşadığımda mutsuz oluyorum, mutsuz olmak istemediğim için de ilişki istemiyorum," demişti. Sizin durum da benzer mi?
- Evet, çok doğru söylemiş bence. Geriliyorum ben, rahat edemiyorum, arkadaşlarımla buluşamıyorum, onlarla bir yere gidemiyorum.
- Özgür olamıyorsunuz yani...
- Özgür bıraktığını söyleyen kızlar da oldu hayatımda ama hiç özgür hissetmedim kendimi!
- Aşk acısı, evliliğin eşiğinden dönmek, birini düşünüp düşünüp kendini yemek, böyle şeyler yaşamadınız mı hiç?
- Evlenmeyi hiç düşünmedim, çünkü ekonomik olarak da kendimi çok güvende hissetmedim. Çocuk, ona bakmak, onun hayatıyla ilgilenmek falan beni korkutan şeyler. Etrafımda çok çocuk var zaten, yeğenler çok bizde. Bir de ben ortalığı karıştırmak istemiyorum (gülüyor).
- Siz sorumluluktan mı kaçıyorsunuz?
- Evet, özel hayatımda free takılmak istiyorum.
- Bencillik var mı biraz sizde?
- İş hayatımda hiç yoktur ama özel hayatımda evet, çok bencilim. Yalnızlığa alıştıkça bencilleşiyorsun.
- Gay olduğunuz söylentileri peki? - Buna cevap vermek istemem. Çünkü bu konuyla ilgili konuştukça kendimi gay hissediyorum. (gülüyor) Kendini savunup, sonra bir an 'Ulan gay miyim, niye savunuyorum kendimi böyle' oluyorsun. Onun için girmeyelim bu konuya.
ENGİN GÜNAYDIN'LA KISA KISA...
- Siz kime gülersiniz?
- Ben hayatımda en çok
Seinfeld'in Kramer'ına güldüm. Saçma durumlara düşen, saçmalayan insanlara, doğru dürüst cümle kuramayanlara çok gülerim.
- Gece yaşamayı mı seversiniz, evde olmayı mı?
- Geceyi çok severim, yüksek sesle müzik dinlemeyi...
- Hangi bara takılırsınız?
- Hayal, Mojo. Diğer barlarda canlı müzik yok.
- Her tür müzik mi, rock mı?
- Bütün müzikleri canlıysa eğer dinlerim. Ama daha çok rock.
- İyi bir sesiniz var mı, siz de söyler misiniz?
- Hayır, sıfır!
- Nerelerde yemeyi seviyorsunuz İstanbul'da?
- İstanbul yemek konusunda rezalet. Yememeye çalışıyorum; canım istemiyor, lezzetli değil çünkü. Daha çok çorba falan içiyorum, yemek aramıyorum.
- Sinema tutkunu musunuz, her filme gider misiniz?
- Hayır, hiçbir film bilmiyorum.
Takva'da oynamıştım, bir sene sonra izleyebildim. Senaristini aradım, "Çok güzel filmmiş bu," dedim. Salak gibi bir sene sonra! (gülüyor)
- O zaman bir kitap kurdusunuz siz?
- Kitabı konservatuarda okudum en son,
Suç ve Ceza. Günlük gazeteleri okurum.
- İstanbul'da nerede yaşamayı seviyorsunuz?
- Cihangir'i seviyorum, en çok orada rahat ediyorum.
- Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
- Arkadaşlarımla play station, muhabbet, sonra shot'lar, shot'lar, sonra dışarı!
- Oyuncu olmasaydınız ne olurdunuz?
- Müzisyen olmak isterdim.
- 'Uykusuz'da yazıyordunuz, neden bıraktınız?
- 'Kötü yazıyor, anlamıyoruz' falan gibi çok ağır eleştiriler aldım. Hemen bıraktım.
İYİ PARA KAZANDIM AMA EMLAK KRALI DEĞİLİM
-Şöhret olunca iyi para da kazandınız mı?
- Kasabalı bir çocuğa göre evet, çok iyi para kazandım.
- Peki, emlak kralı olduğunuz haberi, şehir efsanesi mi?
- Doğru değil. Ben aileme ev alıyorum genelde. Kalabalık bir ailenin çocuğuyum, kalabalık yaşamayı da seviyorum. Geniş bir ev olsun, kalabalık kalabalık yaşayalım istiyorum.
TOPLU ALIŞVERİŞ YAPARIM
- Çok alışveriş yapar mısınız?
- Sürekli yeni şeyler giymesini seven birisi değilim, eski kıyafetlerimi severim. Alışverişi de toplu yaparım. Mesela altı yılda bir toplu kot alırım!