Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bazı kelimeler birbirinin aynısıymış gibi durur. Okul/mektep, kelime/sözcük, talebe/öğrenci, vb... Peki, gerçekten öyle midirler? Örneğin son yıllarda sürekli tartıştığımız Kemalizm ile Atatürkçülük aynı gibi durmakta.
İlk bakışta birbirinin yerine kullanmak mümkün görünüyor. Kitap isimleri üzerinden gidersek sanki önemli bir fark yokmuş gibi duruyor:
'100 Soruda Kemalizm' ile '100 Soruda Atatürkçülük' farklı değil sanki. 'Kemalizm'in İlkeleri' ile 'Atatürkçülüğün İlkeleri' derken de öyle...
Not 1: Ancak bilgisayarın dil programı, "Kemalizm'in" yazarken kesme işareti kullanmamızı istiyor.
Buna karşılık doğrudan, yani kesmesiz bir biçimde "Atatürkçülüğün" yazabiliyoruz.
Yani bilgisayar 'Kemalizm'i bir ideolojik akım, bir 'izm' olarak kabul etmiş. Buna karşılık 'Atatürkçülük'ü etmemiş.
Not 2: Yakın tarihlerde bir de 'Atatürkçü Düşünce Sistemi' (ADS) diye bir şey çıkardılar ki ne olduğunu ben henüz anlayabilmiş değilim.
Mesela ADS, bir cep telefonuna ya da ne bileyim, domuz gribine nasıl bakar? Bir "izm" ya da bir "ideoloji" değil de, bir "düşünce sistemi" olduğu iddia edildiğine göre, kendine has bir bakış açısı olsa gerek; değil mi? Ama ne?

***

Başka bir açıdan bakalım:
Acaba hangi terim daha eski? Kemalizm mi, Atatürkçülük mü?
Hiç kuşku yok ki Kemalizm. Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı ise 75 yıl önce dün, yani 24 Kasım 1934'te verildi.
Peki, Mustafa Kemal, Atatürk soyadını almadan önce Kemalizm diye bir tabir var mıydı?
Evet vardı! 1930'ların başında, 'Madem Leninizm var, Marksizm var, bizim de Kemalizm'imiz olsun' deniyordu. Hatta önerilen kelime Kemalizm değil, 'Kamalizm' idi.
1934'ün ilginç bir başka olayı da, devletin 'La Turquie Kemaliste' (Kemalist Türkiye) adlı bir tanıtım dergisi yayınlamasıydı.
Ben uzun süre, Kemalizm'in, Atatürk'ün ölümünden sonra geliştirilmiş bir ideoloji olduğunu sandım.
Okudukça gördüm ki alakası yok. Ulu Önder olayı şansa bırakmamış, daha sağlığında "izmini" oluşturmuş.

***

Ben nasıl bir ayrım yapıyorum, onu da anlatayım. Şöyle:
Kemalizm, merkezinde askeriye olan, otoriter devlet ideolojisidir. Serttir. Keskindir. Tepeden inmecidir. Jakobendir.
Atatürkçülük ise aynı ideolojinin, ekonominin liberalleştiği dönemdeki light halidir. Kemalizm'e kıyasla daha hoşgörülüdür. Kalpaklı değil kravatlıdır. Zorlamak yerine ikna etmeyi öne çıkarır.
Kemalizm darbecidir. Yani darbeleri onaylar ve hoşuna gitmeyen bir durum olduğu anda tankların yürümesini arzular.
Hatta birçok Kemalist çok parti sistemine, demokrasiye filan da karşıdır.
Atatürkçülük ise demokrasiye onay verir ama sıkıştığında Kemalizm'e doğru kaymaya başlar.
Kemalizm '27 Mayıs'çıdır. Atatürkçülük ise '28 Şubat'çı. Kişilerden örnek verirsek: İlhan Selçuk, Kemalist'tir. Rahmetli Türkan Saylan ise Atatürkçüydü.
Has Ergenekoncular, Kemalist'tir. Şebekeye dahil olmayıp, davayı sulandırmaya çalışanların ise kendilerine Atatürkçü dediğine şahit oluyoruz.
Çalıştay: Kemalizm'i ve Atatürkçülüğü "kişi, nesne ve durum" açısından karşılaştıralım. Örneğin: Taksim Anıtı, Kemalist mi, Atatürkçü mü? Ya da Onur Öymen ile Kemal Kılıçdaroğlu; kime, neyi yakıştırabiliriz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN