Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İyi satıyor, kısaca "Dienar" dedikleri "D ve R" mağazasında dört numaraya yükselmiş... Hani şu ulusalcı DVD.
Hani şu, "geçen yılın şanlı Ankara ayaklanmasını" ve de "Silivri duvarlarının nasıl yıkıldığını" anlatan ve belgesel olduğu söylenen dizilerin bir ayağı. (Silivri duvarlarını yıkmışlar da haberiniz yok, uyuyorsunuz.)
Ekimde devrim varmış ya, onun çocukları.
Kitabı da çıkmış.
Yok, Emre Kongar ve benzeri adamların "bu işte ekmek var" deyip olaylardan CHP'ye pay çıkarmaya çalıştıkları acele kitaplardan değil. Bu, düz faşistlerin yayını.
"Taksim'de Kutsal İsyan"... Ayıptır benzetmesi, Hasan İzzettin Dinamo'nun, kendisini inim inim inletmiş Kemalist rejime övgüler düzdüğü çok ciltlik kitabı gibi.
Kapakta Guy Fawkes maskesi, yani İngiliz parlamentosunu barut fıçılarıyla havaya uçurmaya çalışan adamın maskesini taşıyan bir vatandaş.
Ama kafasında, yaz gelince Bodrum'da tepişen kart enteller misali bir de "bandana" var, bandana öyle elişi köylü yazması değil, Türk bayrağı.
Bunlar Ankara'ya da Türk bayrağını dikecekler ya, Ankara semalarında Burkina Fasso bayrağı dalgalandığı için...
Kitapta da bunu anlatıyorlar: "İşgal altında olan Türk ülkesidir ve tutsak edilmek istenen ruh Türk ruhudur, Türk onurudur."
Türk halkının seçtiği yöneticiler Türk ülkesini esir almışlar.
"Bayrakla birlikte Atatürk'ün ruhu her gün sokakları dolaşmakta"ymış. (Demek ki Mevlana türbesinden o laser ışını çoktan göğe yükselmiş, Atatürk'ün ruhu ona tutunarak aşağıya inmiş, aramıza karışmış ama bundan da haberimiz yok.)
"Sokak, Mustafa Kemal'in askerleriyle dolu"ymuş.
Sonra yalan bölümü: "Artık kurulan barikatlarda bilmemne örgütlerinin flamaları yoktur, Türk bayrağı vardır"... (Çünkü biz eşeğiz, örgüt bayraklarını televizyonda değil rüyamızda gördük. Çünkü olayları kızıştıran İşçi Partisi'nin gençlik örgütü değil, The Times gazetesine ilan veren ADD de bir örgüt değil ıspanak tarlası.)
Şimdi de sıkı durun, tehdit bölümü geliyor: "Tüm bunlar olup biterken, ülkemiz isyan ateşi ve aşkıyla yanıp tutuşurken hâlâ evinde oturanlara, geleceğin Türkiyesi'nde parklar da, çarşılar da, sokaklar da, gönüller de kapalıdır!"
Yalnızca gönüllerinden çıkarmakla kalmıyorlar, sokağa çıkmamızı da yasaklayacaklar, çarşıya da sokmayacaklar! Evde aç oturacağız.
Vallahi bendeniz, hani Can Ataklı belediye reisi olursa suyumu keser, çöpümü almaz falan diye korkuyordum ama bu kadarını tahmin etmemiştim...
"Bankalardaki döviz hesaplarına el koyacaklarını" belirtmişlerdi ama şimdi Türk lirasıyla alışveriş etmemizi de yasaklıyorlar...
Taksim'in "saf ve temiz çocuklarına" iki çift sözüm var. Hani Taksim isyancılarının o "Silivri'ye saldırmayı reddetmiş" olan kesimine. Birkaç gün önce de yazmıştım, gene yazıyorum: Kendinizi faşistlerden açık seçik ve net biçimde ayırmayı düşünüyor musunuz?
Bu tür manyak filmler ve sapık kitaplarla alışverişiniz olmadığını açık seçik belirtecek misiniz? Bir lideriniz olsa ona sorardım. Ortaya soruyorum. Ne yani, Koç'a mı sorayım Boyner'e mi?
Hani deniyor ya "bitaraf olan bertaraf olur" diye... Taraftar görünen de aynı kaba konup perişan olmasın sonra...
Entel gazetesine, Silivri konusunda olduğu gibi bir demeç verin, adamsa, pardon, kadınsa yayınlar bacım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN