Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Oyumu satıyorum

Hocaefendi'nin askerleri, yeni müttefikleri CHP'ye "hiçbir şey yapamıyorsan mağduru oyna" şeklinde akıl verdiler. Böylece belki saf vatandaşlardan üç beş oy toplarlardı... HDP'ye kaçacağı besbelli olan oyların bir kısmını geri almak gerekmiyor muydu?
Hocaefendi'nin Fuat Avni mahlasını kullanan kuçukuçuları vardı, sanal ortamlarda "CHP kapatılacak" kıtırını ortaya attılar.
Kılıçdaroğlu da bunun üstüne sazan gibi atladı.
27 Mayıs öncesi de bir "CHP kapatılacak" tantanası yapılmamış mıydı? Belki böylece yeni bir 27 Mayıs bekleyen bazı üniversite teresleri de mutlu olurlardı.
Ortada ne bir parti kapatma girişimi, ne böyle bir eğilim, ne böyle bir niyet, ne de düşünce kırıntısı vardı. AKP yöneticileri bu kadar çapsız, bu kadar beceriksiz, bu kadar zavallı bir muhalefeti nerede bulacaklardı?
Hem bu kapatılma yalanı, parti genel sekreterinin "gazetelere el koyacağız" rezaletini kamuoyuna unutturmakta da yardımcı olabilirdi... Mağduru oynamakta yarar vardı... Zeytinyağı her zaman üste çıkmaz mıydı?
Bu arada MHP de boş durmadı, zırva yarışında geri kalmamak için üfürüğün bir kısmını kendine yontarak "bizi de kapatacaklar" yaygarasını bastı, sonra da kendi fıtratında varolan "asarız keseriz" efelenmesine sığındı.
İktidar önce bütün bunlara ağzını bırakıp başka tarafıyla güldü. Sonra da müthiş bir karşı hamleyle cevap verdi: Gelin, hemen iki üç saat içinde kanunu değiştirelim, parti kapatmayı yasaklayalım, imkânsız hale getirelim!
Kapatılma tehdidi altında olan bir partinin bu teklife balıklama atlaması gerekirdi.
Kılıçdaroğlu yutkundu. Bunu hiç beklememişti.
MHP yöneticileri "PKK'yı meclise taşımak istiyorlar" mugalatasına sığınıp kaçtılar.
Kılıçdaroğlu da lafı çevirdi, konuyla ilgisi olmayan "seçim barajı" tartışmasına sığındı. Seçim barajı zaten "partilerin fiilen kapatılması anlamına" geliyormuş...
Şimdi, siyasi partilerin kapatılması tarihe karışacak. Artık hiçbir savcı da, İlhan Selçuk gibilerinden aldığı "ışık" üzerine gazete kupürlerine dayalı abuk kapatma davaları açamayacak ("gereğini yap yoksa biz ne yapacağımızı biliriz!")... Anayasa Mahkemesi ancak "partilere para yardımının azaltılması ya da kesilmesi" yönünde ceza verebilecek.
CHP elbette bu teklife "hayır" oyu verecek! Yani, "partiler kapatılabilsin" demiş olacak. Ki, bizi kapatacaklar diye ileride de ağlayabilsin!
Ben de bir açıklama bekliyorum. Yok, açılma kapatılma zırvasıyla ilgili değil.
İstanbul'da kapı kapı dolaşıp dağıtacakları hediye paketlerinin içinde neler olacağını açıklamadılar...
Kılıçdaroğlu'nun mektubu olacakmış, onu biliyoruz da, ayrıca kömür mü olacak makarna mı?
Yoksa daha "alafranga" hediyeler mi, Parmesan peyniri, yaban mersini, ananas, Jamie Oliver sos, dilimlenmiş fermante sucuk, paket karides, Kalecik Karası falan?
Belki çok etkilenip cahil halk gibi ben de oyumu satacağım yahu, malı bilelim de öyle karar verelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN