Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Soluna soğan as

'nin, CHP seçmenini, hadi onu bırakın çoğu CHP üyesini bile ilgilendirmeyen tüzük kurultayı, emekli memur gazetelerinin emekli memur ruhlu kadrolarında heyecan kasırgası estiriyor...
Elde başka malzeme yok ki satacak!
Görevdir diye oturduk inceledik, tüzükte neyin gideceğini neyin kalacağını, neyin değişeceğini anlayamadık. Her zamanki gibi, laf kalabalığı... Parlak ve içi boş...
İlginç olan belki bir tek, parti içi muhalif hizibin çaresiz ve nafile "Kılıçdaroğlu'nu devirme" çabası...
Yani ortada hiç öyle, işsiz kalmış CHP amigosu gazetecileri iskemle üstüne çıkarıp göbek attıracak bir hava esmiyor.
Siz bugüne kadar herhangi bir partinin tüzüğünün bu kadar tartışma konusu edildiğini, ona bu kadar önem verildiğini duymuş muydunuz hiç?

***
Bir tek şey dikkatimizi çekti: Mevcut tüzükte partinin tanımı "çağdaş demokratik sol bir siyasal partidir" şeklinde yapılıyormuş...
Bunu "sosyal demokrat bir partidir" şeklinde değiştirmek istemişler.
Neden?
"Demokratik sol" lafından mı rahatsız oldular?
Ecevit'in hayaletinden mi korktular?
Yoksa "çağdaş" tanımının abes olduğunu, CHP'nin çağdaş olmadığını, bir "anakronizm" olarak çoktan devrini tamamlamış, siyasi ömrünü bitirmiş bir parti sayıldığını mı anladılar?
Yoksa yoksa, ittifak aradıkları Saadet Partisi'ni "ürkütmemeyi" mi tercih ettiler?
İkinci bir çanağını tutmaya mı hazırlanacaklar?
Neyse, sonunda tüzüğe "sol siyasal parti" sözünü yeniden eklemeyi tercih etmişler.
***
CHP hiçbir zaman "sol" bir parti olmadı.
İnsanlara şapka giydirmek solculuk değildir. "Çalışan insanın", emekçinin hakkını gözetmek solculuktur.
CHP iktidarında işçinin ne sendikası vardı ne de grev hakkı.
Sol basını susturan, sol partilerin kapısına kilit vuran da CHP iktidarıdır, hem de iki kere, önce 1925'te sonra 1946'da.
1968'de Demirel'le anlaşıp seçim kanunundan "milli bakiye" (ulusal artık) sistemini kaldıran, yani Türkiye İşçi Partisi'nin bir daha meclise girebilmesini önleyen de olmuştur.
"Ortanın solu" adını verdikleri saçmalık da TİP'in önünü seçim sandığında kesme, oylarını çalma çabasından başka bir şey değildi.
Ecevit'in sözde solculuğu da "mum ışığında romantik şiirler yazan bir lise öğrencisinin hayalleri" olmaktan öteye gidememiştir.
Amigo CHP basınında kendini solcu sanan birtakım ahmakların dikkatlerine tekrar arz ederiz.
Kurultay salonuna girerken sağ omuzlarına sarmısak, sol omuzlarına soğan assınlar, yollarını daha iyi bulurlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN