Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Türkiye'nin kurtuluş reçetesi Mustafa Kemal'in hayat hikâyesidir."
Böyle demiş arkadaş.
Evet, tastamam böyle demiş.
Reçete verecek sandık, meğer herkes gibi o da bir Atatürk kitabı yazmış da onu satıyormuş...
Ballandırıyor da, kaç bin sayfa okumuş, kaç yıl kafa patlatmış...
Bize "yazdığın kitabın reklamını köşende yapmak ayıptır" diye öğretmişlerdi meslek büyükleri... Dokuz kitap yayınladım, bir kere lafını etmedim.
Ama sonra baktık, "bugün şu saatte şurada imza günüm var, annem de börek yaptı, ay vallahi beklerim şekerim" diyenler türedi...
Tevazu prim yapmıyor.
İyi. Güzel. Yazsın da satsın da. Nasıl olsa emekli memurlar alırlar.
"Farklı" ne söyleyecek, onu merak ettim.
Hadi Lord Kinross'u, Şevket Süreyya'yı falan boşver de (onlar "kadük" oldular), Atatürk'ü niçin 'dan ya da İpek Çalışlar'dan okumak yerine bunu tercih edeyim?
Yoksa "zamanlamayı" mı tutturamadılar? Çalışlar erken davrandı.
Bakacağız. Önce bir karıştıracağız, "fotoroman" düzeyini aşıyor mu?
Daha doğrusu, "bu saatten sonra" Atatürk'ün nesini bilmiyorum da okuyup öğreneceğim?
Ama "hedef kitle" biz değiliz herhalde. Sabah akşam Tayyip Erdoğan'a küfür eden, sürekli gaz verdikleri kendi müşterileri.
Alsınlar, kuponla aldıkları diğer Atatürk kitaplarının yanına koysunlar.
Çocuğa ya da toruna derslerinde yardımcı olur!

***
Bir de şu "reçete" konusunu merak ettim.
Atatürk'ün hayat hikâyesi nasıl Türkiye'nin kurtuluşu için reçete olur?
Kurtuluştan kasıt, bu saatten sonra herhalde "ekonomik" kurtuluş falan olsa gerek...
Yoksa Yunan ordusu İzmir'e çıkmış değil...
"Otarşi politikasını" yani kendi kendine yetmeyi savunuyorsa bu arkadaş, bunun Atatürk'ün hayatında son birkaç yıllık yeri var.
Günümüzde o politikayla bir yere varmak da mümkün değil. Üstelik İnönü politikasıdır.
Yok o değilse, ne?
Peki şimdi biz ne yapalım, evden kaçıp askeri okula mı yazılalım?
'ye saldıran kimse yok, Troya'yı gezen İngiliz turistlerini mi sopalayalım?
Türk Hava Yolları'ndan bilet alıp Samsun'a mı gidelim?
Tavuklu börek ve İtalyan soslu makarna mı yiyelim?
Birtakım devrimler yapalım... Örneğin Latin alfabesini bırakıp Göktürk alfabesini alalım...
Şapkayı çıkaralım (zaten giymiyoruz), kafamızda "börk"...
Kımız içelim. Ama o zaman rakıyı bırakmamız gerekecek, hiç uymayacak.
Bizim hanımı da boşamak gerekecek ama hiç niyetim yok, eşimle mutluyum.
Benim kafam karıştı, şu reçeteyi yazıp verin de bir de eczacı baksın. SGK sigortası geçer mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN