Biz yıllar önce Türk Folklor Kurumu'nda elemandık. Halk Oyunları Okulu dönemimizde nazariyat derslerine de girerdik. Şadi Yaver Ataman, Yücel Paşmakçı, İhsan Hınçer, Ömer Şan, Fikret Değerli gibi folklor üstatları hoca olarak girerdi o derslere. Bir gün Mustafa Hisarlı ustamız da gelmiş, konuk öğretmen olmuştu. Söz bozlaklardan ve aşıklardan açılınca şöyle anlatmıştı Muharrem Ertaş onun piri Bulduk Dayı'yı: Hele bak yanık sese "Muharrem Ertaş, daha sabiymiş. 7-8 yaşlarında ancak varmış. O devrin iyi müzisyenlerinden dayısı Bulduk Usta'dan bağlama dersleri almaya başlamış. Aşık Bulduk da efsane bir başka adam. Rivayet ederler ki; Bulduk Dayı köyün içinden türkü çığırmaya başladığında, diğer köylerde dinlerlermiş. Hatta seferberlikte asker kaçaklarını yakalamak için subaylar Bulduk Dayı'yı yanlarına alır, köy köy dolaşırlarmış. Dayı'ya türkü söylettirip kendileri de pusuya yatarlar ve dayının sesine dağlardan inen kaçakları yakalarlarmış...