Bütün dinler ve hikmet gelenekleri insana "ölmeden önce ölme"yi önermişti. Biz ne yaptık? Ölümü öldürmeye kalkıştık. Olmadı tabii. Olmuyor. Olmayacak.

***
"Aramızda yaşayacak" diyorlar. İnsanın öteki yüzü: İnatla ve umutsuzca bir ölümsüzlük arayışı... Oysa kastedilen anılarımızdır. Gitgide eğrilen, büzülen anılar... Gün gelecek, belki de bize "Beni rahat bırakın, sahibime varayım" diye yalvaracak anılar...

***
Kültür binlerce yıl boyunca insanı ölüme hazırladı. Oysa şimdi ölümün birdenbire gelen bir şey, neredeyse bir "kaza" olduğuna bizi inandırmaya çalışan bir kültür içinde yaşıyoruz. Hani ölümlü değilmişiz de, bir talihsizlik sonucu ölüyormuşuz gibi... Komik bu elbette ama gülen tek bir kişi bile yok!

***
Başkalarının ölümü bizim gözümüzde bir jest, bir kılık, bir söz sanki... O yüzden kimine yakıştırıyor, kimine yakıştıramıyoruz. Kimi durumda uygun, kimi durumlarda pek uygunsuz buluyoruz. Başkalarının ölümü artık bir tür seyirlik, hatta bazen bir TV şovu...

***
Dinçliği ve diriliğiyle dikkatimizi çeken biri öldüğünde üzüldüğümüzden çok bozuluyoruz. Bunca yüksek doz "canlılık ilacı"nın yine de ölüme çare olmamasına bozuluyoruz.

***
Gelelim medyadaki ölüm algısına... Ölüm sanki yoksullar, itilenler, kıyıda kalanlar ve uzak halklar için kaçınılmaz kader. Hali vakti yerindeler, yakınlar, ünlüler ve pek önemli sayılanlar için bir arıza ya da ihmal!

***
Ölümün bize yakışıp yakışmadığını dert edeceğimize, şu yaşadığımız hayatın bize yakışıp yakışmadığını sorgulasak ya...

***
Bugün sağlık dediğimiz şey, binlerce yıllık anlamını kaybetti. Sağlık hiç çaktırmadan "ölümsüzlük"le yer değiştirdi. O yüzden hekimlerin onca uğraşmasına, tıp biliminin çabalamalarına karşın hep erişilemeyen bir şey! Sonucu Zygmunt Bauman iyi anlatıyor: "Sağlığın yerine ölümsüzlüğün koyulmasının bedeli ölümün gölgesinde yaşamaktır. Bütün bir hayat ölümü erteleme kavgasına adanır."

***
Son günlerde hiç ara vermeden Didem Madak şiirleri okuyorum. İşte ondan bir dize: "En iyi hikâyeleri ölüler anlatır/ Ölülerin anlattığı hikâyeler/İnşirah suresi gibi insanı ayartır."

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN